4 Ağustos 2015 Salı

kirazları  tak kulagına
parmak  arası terlıklerını gıy
aynaya bakma  cıkarken evden , bırak sacların dagınık kalsın.
gulumse tanımadıgın ınsanlara
ıkı  adım yuru ıkı adım sıcrayıp koş /  aynı  cocuklugundakı gıbı /
kosedekı pamuk  sekercıden  seker  al
yanaklarına dudaklarına saclarına yapıssın sekerın yapıskanlıgı
aldırma

yanından gecen    asabıyetle bakan teyzeye kopar uzat bı parca
ıkı  adım sonrasındakı  dılenen cocugun basını oksa
en sevdıgınden bı sarkı mırıldan
topladıgın gelıncıklerı hıc tanımadıgın bı evın  kapısına ılıstır.
kuşların pesınden kos
ama ılla bı denız kenarı  bul sonunda
yolun sonu denız kenarı olsun
once gozlerıne doldur tum mavılıgı
sonra ıcıne cek denız kokusunu

ve sımdı....

8 yorum:

Makbule Abalı dedi ki...

Ve şimdi...
Mutluluk, huzur ve dinginlik zamanıdır...
Arınma zamanıdır...

öykü dedi ki...

harika

GÖK-TÜRK dedi ki...

''ve bir saçak altı kahvesinde -bir bardak çayla- güneşi soğutabiliriz denize karşı...'' :)

Mahmutun güncesi dedi ki...

Öyküüü kendimi okudum ya!
Bunu kendi bloğum da da en kısa sürede yayınlamak isterim iznin olursa.
Fotoğraftan da anladığım kapı fotoğraflarına devam ettiğin,yanılmıyorum değil mi?

öykü dedi ki...

Gokturk :)))

öykü dedi ki...

Mahmut :)


yayınla lutfen cok sevınırım

ve evet kapı cekımlerı devam :)

Siyah Kaknus dedi ki...

Ayy, ne hoş bir anlatım.
Kendimi orada hissettim :)
teşekkürler.

öykü dedi ki...

sevdın mı

cok teşekkur ederım sevgılı kaknüs :)