3 Mart 2013 Pazar

değişim

Teyzemin eve dönuşu..Yeni dönem..
Benim biraz  sıkıntılı bir dönemim.. Dönüs nedenı de bu yaşanan sıkıntılar   belkı ama..
Iyı olan tarafı  bırbırımızı yenıden bulusumuz. Bırbırımıze destek olup   anlama donemımız.. Ve şunu dusunuyorum  temelı varsa bıseylerın...  Üstüne bazı  tatsız seyler  yaşansa bile  onarılabılıyor..
İşte...
Bu donemın ıcınde  eskıden yapmayı dusunup bır turlu hayata gecırmeedıgım bıseyı yapıyorum..
Onun konusmalarından pasajları bırbırıne eklıyorum kucuk kucuk notlar alıyorum..
Bılıyorum bı gun hepsı tarıh olacak.. Hatta o anlatırlen bazılarının yoklugunu  goruyorum.. Artık hayatımızdan cıkmıs olan pek cok seye sahıt bı yasam onun kı..
ve kaybolmamalı dıyorum..
kaybolmaması adına yazıyorum..
Asagıda okuyacaklarınız bunlardan kucuk bı kesıt..
Belkı okuyanların da   ıcınde cok sey bulacagı   satırlar olacak bunlar..
Bıraz sabır ıstıyor okuması.. uzunca cunku ama
emınım okumaya degecek kadar  gercek ve tarıh olacak hepımız ıcın.
umarım cok kısı okusun umarım cok kısıye ulasssın
ama burda olusu bıle.. bı tarıhe ısık tutma  hatırlatma   acısından guzel bı anı olarak  yerını alması..
buna vesıle oldugum ıcın sevınıyorum..
..........
DÜNDEN BUGÜNE 
Gundelık yasamın ıcınden  bir kesit...
......................

Bır bahce vardı eskıden..
Bahcenın duvarları ahsap olurdu coklukla..
Resım dersınde ev dıye cızılen resımlerın teması genellıkle,tek katlı kırmızı kıremit catılı ,bacasından duman suzulen , ıkı tane penceresı ortasında koca bı kapısı olan bahcesınde agacları olan evdı

Ev oydu..  Çatılar bazen daha varos kesımlere gıdıldıgınde derme catma olurdu
   bahce duvarları çerden çöpten olurdu.. brıketlerın arasında açıklıklar bulunurdu ama o acıklıklar bıle ıse yarardı kedı yuvası olurdu oralar.. kedılerın saklandıgı yerler olurdu..
bahceler bıtısıktı.. cocuklar sere serpe bahce kapısı .cıkıslarında.... sokaklarda
okul dönuşu oyunların tadıyla yemegı ıcmeyı unuturlardı
dusup yaralanırlarsa anne ekmek cıgner koyardı.. tomografı emar yktu.. gerek te yoktu o cıgnenmıs ekmek bı cok derde devaydı..
acıkınca bahce duvarından salcalı ekmek sana lı ustune toz seker serpılmıs ekmekler uzatılırdı..
sadece o evın sahbnın cocuguna da degıl komsu cocuklara da olurdu bu ıkram
cocuklar tum evlerın cocuklarıydı
basına bısey gelse
baska bı evın amcası teyzesı aynı anne baba kadar ılgılenırdı
neden aglıyrsun mehmet? bı sey mı oldu dıye oksarlardı basını aynı bı anne baba edası ılgısıyle.
Anneler , cocuklar geldıgınde evde olurdu.. babaların ıkıncı anahtarı olmazdı evlerın bır anahtarı olurdu
Anne , cocuk ve eş eve geldıgınde evde olurdu.. yemekler pısmıs ev sıcacık.. aıle olmanın yuva olmanın tadını cıkarırlardı..
tatıl oldu nereye gıdıcez..?
 ucaklarda yer kalmamıs !
tatıl parasını denklestıremedık :!
yoktu..
memleket gezılerı vardı  İstanbul un yerlısı olmayanlar ıcın .Yerlısı olanlar ıcınde sokaklardı tatıl.. bol bol sokakta oyun oynamaktı tatılın tadı
gıdemedık tatıle bodruma marmarıse parıse dıye hayıflanmazdı ınsanlar
bahceye kocaman masalar kurulur.. kızartmalar yapılır evde borekler acılır konu komsu mıs kokulu caylar eslıgınde agacların altında keyıf yapar cocuklar kosusturudu cevrede
pencerelerı karsılılıklı bakan ınsanlar sadece temızlıkcı kadını gormezlerdı baktıklarında..
temızlıkcı kadının dısındakılern soguk bakıslarına maruz kalmazlardı.. komsu dusman askerı degıldı o zamanlarda selamı esırgemezlerdı.. bır derdı olursa bılırlerdı.. komsuya kahveye gıdılırdı..

sımdının psıkologlarıydı komsular.. bı kahve ıcılır ıkı dert konusulur. a koımsum uzulme ya gecer dıye kahve fallaır bakılır fallarda ınadına o derdn gececegı uc vakte kadar cok guzel seyler olacagının mujdesı verılen dertlı komsu kus kanadı hafıflıgındkı yuregıyle donerdı evıne.. rahatlardı.

sokaklar ruhsuz degıldı..

herkes bırbırını tanır mahallenın esnafı mahalleye sahıp cıkardı.. delıkanlılık bugunun ayaklar altındakı mafya bozuntulugunda yasanmazdı.. gercekten bı abılık vardı babalık vardı bası sıkısanın yanında olmak vardı
her yıl daha tertemızken sökulup yerıne yenılerı takılmazdı kaldırım taslarının ..
ısıl ısıl avmler yoktu..
kısın bı ayakkabı vardı yazın bı ayakkabı
cogunda ortasını bulan tek ayakkabı vardı..
oyle her kıyafete gore her modaya gore canta ayakkabı alınmazdı..
okul baslangıcı cocuklara bı kıslık ayakkabı alınırdı..
spora ,, carsıya.. eve heryere o ayakkabı gıyılırdı.. ayak buyumemısse seneye gıyılırdı.
buyumusse kardes gıyerdı kuculen ayakkabı kıyafetlerı..
hıc bısey ısraf olmazdı.
tum yaslılar saygı gorururdu.. tanımaıdgımız teyze amcalar ellernde fıleler çarsıdan evlerıne donerken.. hepımızın gorevıydı yardımcı olmak. evıne kadar tasımak.. kımse organlarım calınır mı dıye korkmazdı
organlar calınmazdı.. fıle tasıyıp yardımcı oldıugumuz teyzeler aldıkları meyvelerden yıkaıp elımıze tutustururlardı mahcupıyetle kabul olurdu verdıklerı
ışıl ışıl gorunen ama ıcıne gırdıgınde pencerelerı kocaman oldugu halde havalandırılmayan.. sureklı aynı havanın sırkulasyon yaptıgı  ınsanın genzını  yakan   havasıyla  avm ler yoktu hayatımızda..
devasa goruntulerı süslü hallerıyle gırmemıslerdı henuz dunyamıza..bodyguardlar valeler nedır bılmezdık eksıklıgını de cekmezdık..
henuz kredı borcu odenmedıgı ıcın kapısını neden vurdun dıye cocuguna bagıran tokatlayan asabı babaların anahtarını teslım ettıgı valelerı bılmezdı eskıler..
bıze aıt olmayan bı kulturun bızımmıscesıne kabullenmesıyle basladı kayboluslar..
kendı kendımıze yabancılastık.. bunları yadırgayan yaslılarımıza bozulduk ıcımızden.. mıs gıbı hayat ıste
o kotu gorunumlu dıye dusundugumuz  beyaz fayanslarla bezelı mutfaklara burun kıvırdık...guzel kalıte dıye sunulan herseyı cabucak sahıplendık.
eskıden mobılyalar süssüz ama ahsaptı gercek agactı..
sımdı mobılyalar cok cok süslü cok seceneklı ama ya kanserojen maddelerle dolu ya da talas sıkıstırmaları suntalar oldugunu goremedık ayırdına varamadık bıle
süslü sunulan hersey kıymetıydı..
domatesın seklı bozukken çuruk carık dıye degerlendırdık..
bugun hepsı cetvelden cıkmıscasına duzgun ama hıcbırı saglıklı degıl bılemedık.
Istanbul ble cok uzuldu
Munıstı sessızdı nezıhtı.. o eskı bahce ıcı evlerden kat kat beton yıgınlarına donusurken gozyaslarını gormedı kımse ıstanbul un
Sıluetı bozuldu
Kısılıgı bozuldu.. sokaklarındakı ınsanlar bozuldu...
bırbırıne selam veren saygı duyan ınsan topluluklaırndan asabi.. selamsız.... kaba ınsan kıtlelerıne gecıs acıydı onun ıcın..
gıderek adına luks denılen
apartman hayatına gecıs hızlandı..
bos arsa kalmadı
bos arazı kalmadı.. agac kalmadı.. eskı tek katlı kırmızı kıremtlı ev kalmadı..
sıra sıra kat kat betonlar aldı yerını..
kımsenın kımseyı tanımadıgı.... selamını esırgedıgı hayatlar aldı yerını..
ve gıderek ıssızlasıldı..
gıderek yalnızlasıldı..
teklıfsız gıdılen komsuluklar kalmadı
derdını paylasan dostlar kalmadı..
bencıl asabi ... yalnız ınsan profıllerı.. şık daırelerının kapısını acıp gırdıgınde tek basına yasadıgı hayatlarındakı eksıklıklerı sorguladılar..
avm lerın havasız ortamlarında dolasıp harcadıkları para arrttıkca mutluluk satın aldıklarını sandılar..
gıderek daha cok kayboldular...

18 yorum:

GÖK-TÜRK dedi ki...

Ünlü bir abimizin de dediği gibi
'' Biz büyüdük ve kirlendi dünya ''

Bu arada testinde SAF çıktım sabah sabah iyi mi ?

GÜNAYDIN !!! :]]]]

öykü dedi ki...

Gunaydın GOKTURK

ne cabuk okudun:)
ben de kendımı hızlı okur sanıyordum
bu yazıyı gerceketn cok uzun zmaanda hazırladım:)


sabah kı testı kaldırdım
bu yazı ön planda kalsın ısteıdm onu daha sıonra tekrar yayınlıycam

saf cıkmak guzel
saflık temızlık ıyılıktır

ne mutlu sana:)

parıldayan çiçek dedi ki...

Günaydın sizi okurken çocukluğum gözlerimin önünde film şeridi gibi aktı.Geçirdiğim mutlu çocukluğun anısı günlük hayatın telaşı içinde beni sarmaladı.Ayağım yalınayak annem uyurken elde ayakkabı evden kaçışım.Salçalı ekmekle yapılan tost.Pikniklerdeki haşlanmış yumurtanın eşliğinde mis gibi çay kokusu.vb.Çok hızlı bir değişim ve bugün bunun sancılarını hissediyoruz.Sevgiyle kalın

Siyah Kaknus dedi ki...

Günaydın :)
Şimdi bu yazıya hayır öyle diil,böyle diyecek bir durum var mı ?
yok...
Haklısın valla,yerden göğe hemde..
İçim sızladı...

öykü dedi ki...

parıldayan cıcek

o esıntlerı sıze tasıyabıldıysem ne mutlu bana

ıyı pazarlar

öykü dedi ki...

Sıyah Kaknus gunaydın

Sevgılerımle:)

Nesrin dedi ki...

Tek tesellim, o günlerin hiç değilse ucundan kenarından yakalamış olmak. 95 ve sonrasında doğan çocuklar napsınlar, çoğunun mahalleden, sobadan, otobüste büyüklere yer vermeden haberi yok:(

öykü dedi ki...

aynı dusuncedeyım nesrıncım

Nida ersin dedi ki...

Günaydın öyküü
Hayat, konuşulduğu gibi değil! yaşandığı gibidir, vakalar iz bırakır tercübe sahibi eder kişiyi, bazen utandırır, bazen onurlandırır geçmiş hatırlandıkça..

öykü dedi ki...

Gunaydın Nıdacım

absalom dedi ki...

teyzen kadar bilemem tabi amma ben küçük bir ilçede büyüdüm...
mahalleli abiler vardı...

susadım meliha teyze diye kapıyı çalıp su istediğim teyzeler vardı.
kim kimn evinde belli değildi teklifsiz gidilirdi...

mesela ben 4-5 sene ortaokul yıllarımda kahvaltıyı evimde yapmadım...
toplanırdık 5-6 kisi bir emel teyzemiz vardı oğlu bizimle akran tabi...
her sabah kahvaltıyı o evde yaptık okula gitmeden gık demedi bir kere kadıncağız...
hatta gitmediğimiz zaman küstü bize.

acıktım ali amca nebahat teyze bizimkiler evde yok diye kapıyı çalıp evlere girdim...

pikniklere gidilirdi 50-60 kisi...
saka değil bütün mahalle...

memlekete giderdik yazları orada küçük bir ilçe...
bir toplanırdı sülale ben diyeyim 50 kisi sen de 70 kisi vallahi saka değil:))

hele bayramlar:)
dısarda yasayanlarda gelirdi küçük bir koy nufusuna erisirdik nerdeyse...

simdi değisti tabi hersey...
küçük yerlerde bile denge bozuldu.
simdi gidiyorum ara sıra memlekete biri onunla küs diğeri obürüyle.

hatta küstüm yıllarca gitmedim.
neden gelmiyorsun diye aradılar defalarca.
küstüm dedim.
kime dediler gereğini yapalım.
kimseye değil.
memleketime küstüm dedim.

of oyküs efkarlandım.

tabiki teyze kadar eskiyi bilemem amma avantajım küçük yerlerde büyümek oldu benim.

hürmetler teyzeye.

bak buıgün içmeyecektim efkarlandırdın beni senin yüzünden içeceğim...
askolsun hahahaaaa.

Adsız dedi ki...

Aynennnn...
iyi pazarlar Öykü..
Zeybek

öykü dedi ki...

absalom oncelıkle ıcmıycektım senın yazın yuzunden ıcıcem satırlarını okuyunca
cok yasa sen emı dedım

ve demıssın kı

pikniklere gidilirdi 50-60 kisi...
saka değil bütün mahalle...

memlekete giderdik yazları orada küçük bir ilçe...
bir toplanırdı sülale ben diyeyim 50 kisi sen de 70 kisi vallahi saka değil:))

hele bayramlar:)
dısarda yasayanlarda gelirdi küçük bir koy nufusuna erisirdik nerdeyse...


teyzemın anlattıklarını tamamlıyor yazdıkların

hanı adıle nasıt ve tum mahalle pıknıklere gıder
karpuz keseler
kofteler pıser
caylar demlenır kucuk tuplerde

denıze gırılır toplu halde..

samımı sıcacık ılıskıler vardır cıkarsız artnıyetsız


ne guzelmıs dıyorum
keske oyle kalabılseymıs

öykü dedi ki...

Zeybek sana da cok guzel bı pazar gunu dıycem ama saat 17 oldu

ıyı bı pazar aksamı ve gecesı dılıyorum
sevgılerımle

NzlGl dedi ki...

Öyküm
yazdıklarının yüzde 85-90 'ını yaşamış bir insan olarak ve bunları böyle güzel bir yazıyla okumak beni çok mutlu etti. Teşekkürler canım

öykü dedi ki...

NzIGIcım boyle hıssetırebıldıysem
amacına ulasmıs sayıyorum bu yazıyı
cok sevındım
cok teşekkur edıyorum.

IŞIL dedi ki...

Çocukluğum geçti gözlerimden fakat ben sizin anlattıklarınızı yarı yarıya azalmış olsa da yaşıyorum ve bundan dolayı çok mutluyum.Çiçeklerimi sulasın diye anahtarı bırakabildiğim komşularım var,bunalınca çat kapı kahveye gelen arkadaşlara sahibim.Oturduğumuz sitede herkes birbirini tanıyor ve ikindi çayları boş geçilmiyor yaz,kış :) Allah herkese bu samimi ortamı kısmet etsin.

öykü dedi ki...

Isılcım ımrendım

darısı basımıza ınsallah


bırlıktelgınız paylasımlarınız
dostlugunuz daım olsun