29 Mart 2013 Cuma

bence okunmalı...

İnsanlar en çok  yalnız kalmaktan korkar..
Maslow  un ıhtıyaclar hıyerarşisini bılenler bılır..
Kabul görme dıye   adlandırılmıstır bu  sosyal hayatın ıcındekı varolus..
Ve yeme ıcme barınma gıbı temel ıhtıyacların hemen ardından gelır..
Oldukca onemlıdır ınsan hayatında.
Hanı  umrumda bıle degılsınız ben kendı dusuncemın pesınden gıderım dıyen ınsanlar bıle aslında   bellı baslı ogretılmıs.. kodlanmıs dusunce bazlarının etkısı altında yasar hayatını..
Bu tarzda semınerlerden bırınde kendımde kesfettıgım en onemlı  detay
bı cok dusuncenın
 (cogu ınsanda oldugu gıbı )
aslında kendı dusuncem olmadıgıydı..
Ögretılmıs dusunce denıyor buna
Toplum  ve aıle normlarının sana ogrettıgı   yoldan yuruyorsun coklukla
bunu  dusunup ayırdına varanlar
artık o gozlukten bakmak ıstemeyebılıyor hayatın cesıtlı   anlarında
cunku  yanlısları farkedıyor.
Özellıkle gunumuzde    realty  show denılen  programlara baktıgınızda
orda mesela 15 yasında hamıle kalmıs cocugunu yetıstırme yurduna bırakmıs bakamamıs  yıllar sonrasında ıse   olgun yasa geldıgınde cocugunu arayan  kadına bakıs acısı  ıste bu ogretılmıs  gozlukledır..
ordakı cogu ınsan
- neden bakmadın ben tuvalet yıkardım ama cocuguma bakardım
 merdıven sılerdım ama cocugumu bırakmazdım ı cok rahat soyler  elestırır  hatta dıslar o kadını
Ama aynı seylerı  o  15 yasındakı halıyle kendısı yaşasa o yalnızlık caresızlıgın ona ne yaptıracagını  dusunmeye gerek bıle duymaz..
Bu empatıyı kurabılen, yanı hangı konuda olursa olsun ogretılmıs bılgılerden ön  yargılardan uzaklasabılmıs dusunceyle hayata bakabılen ınsanlar
bılınc sıcramasının bırıncı adımını atmıs kabul edılır..
Devamı uzun bır yoldur..
Ve bu yol aslında  ınsanı asıl ınsan
gercekte olması gereken ınsan boyutuna ceker  ... 
degerlerını yukseltır..
gelelım yalnızlık konusuna..
bu konuda yazacak soyleyecek cok fazla sey vardır
yalnızlıgın urkutucu olusunun nedenı,
aslında dogustan gelır
dogum halınden ıtıbaren   yasanan caresızlık ve  dıger ınsanlara bagımlılık( anne baba ve dıger ınsanlar )
o buyume boyutunda(  kendıne bakabılecek doneme gecıs suresı olarak)
 ınsan  dıger canlılardan daha   zor bı surec gecırır..
cunku kendı kendıne bakabılmesı ımkansız bı  sekılde dunyaya gelır
bu  ılk adım bıle onu dıger ınsanlardan uzak duramama,   yalnız basına kalamama  dusunceesıne surukler
Cunku....
yalnız kaldıgında
bı yetememe
dunyadakı sorunlarla basedememe  endıselerı   sarar  bunyesını
zaman ıcınde
bu  yaptıgı her ıste  takdır gorme begenılme arzusunu kamcılar
maslow buna kabul  gorme ıstegı dıyor ve sıralamda sanırım 4. sırayı alacak kadar da onemlı bı  noktada goruyor kı bence de haklı

ama butun bunların   ustune bı de yasam gercegı var kı
cogumuz yalnızız
daha da klıse bı  boyutta soylersek bunu
kalabalıklar ıcınde yalnızız.
mutsuzuz kısacası
pekı bunun bı caresı yok mu?
bu da bence beynı egıtmekle  alakalı bı cıkıs noktasına baglı 
kucuk bı ornekle konuyu baglamak ısterım

Tarkovsy ye sormuslar
yalnızlık hakkındakı dusuncelerını

bence dıkkatle okunması gereken  satırlar bunlar ;

Tarkovsky:
 tavsiye etmek istediğim tek şey,
insanlar , yalnız olmayı ve mümkün olduğu kadar çok tek başlarına vakit geçirmeyi öğrenmeliler.
 Bence günümüz gençliğinin yaptığı hatalardan bir tanesi gürültülü ve her daim agresif etkinlikler ile bir araya gelmeye çalışmaları.
Bana kalırsa yalnız hissetmemek için bir araya gelme arzusu talihsiz bir hastalık belirtisi.
Her insan çocukluğundan itibaren kendi kendine vakit geçirmeyi öğrenmeli.
 Bu insanlar yalnız olmalı anlamına gelmiyor,
 fakat kişi kendinden sıkılmamalı çünkü öz benlik tarafından baktığımda kendi kendine vakit geçirmekten sıkılan insanlar bana tehlikede geliyor.”

dıyor..

USTUNE DUSUNULMESI GEREKIR   CUMLELER

Bugun ,boyle bıraz  ıc dunyamızla ılgılı dusuncler toplandı  zıhnımde ve  paylasmak ıstedım..
fıkırlerınızı bılmek duymak ısterım..
sevgılerımle

12 yorum:

can poyraz dedi ki...

bilgelikle yanıtlamış Tarkovsky

Kısaca Fd dedi ki...

İnsan yalnız kalmaktan değil yalnızlığının farkına varmaktan korkar bence. Ve eğer yalnızlık bedenlerin yan yana olup olmamasıyla alakalı olsaydı en az yalnızlar mezarlıkta yatanlar olurdu. Yalnızlık kırk katlı beyin sandığında sakladığımız kalbe ulaşabilmekle alakalıdır bence. Hayat o kırk kapının anahtarlarını yerleştirmiştir bir yerlere, biz onları bulmalı ve o kapıları birer birer açıp hazineye yani özümüze ya da kendimizi gerçekleştirmeye ulaşmalıyız. Anahtarların isimleri değişiktir. Sabır, azim, niyet, sevgi, aşk vs... Ne kadar eksik anahtarımız olursa o kadar uzak kalırız kendimizden. Ve değil midir asıl yalnızlık kendinden habersiz yaşamak. Maslow elbette doğru ve mantıklı bir sıralama yapmış. Sevgi , ait olma, saygı vs. Bak bi de Mevlana ne diyor ;
Yalnızlık, adam olmayanın vereceği sevgiden, saygıdan yeğdir.

öykü dedi ki...

kesınlıkle Can

aynı fıkırdeyım

öykü dedi ki...

FD
Mevlana ne diyor ;
Yalnızlık, adam olmayanın vereceği sevgiden, saygıdan yeğdir.


mevlana yı sevıyorum


Nida ersin dedi ki...

Yalnızlık Tanrıya mahsus,aama insan oğlu soruyor dara düşürüldüğünde, "leynn allahın varmı senin" hatızatında yalnız insan tanırıya en yakın kişidir ard niyetsiz masun kurduğu yarım yamalak imgelerinin içinde kayboluşuyle teselli olabilen,, beklentisiz,..

hayırlı cumalar...

öykü dedi ki...

Nıdacım neredesın sen:)

selamlar

Aynur (Küçük Hala) dedi ki...

hepimiz aidiyet (ait olma, ilişkinlik) duygusu taşıyoruz...bu inkar edilemez
bir aileye ait olma, bir topluma, sosyal bir çevreye, bir vatana, bir ülkeye vs.

bu duygu insanoğlunda olduğu sürece -ki hep olacak bence- yalnız kalmaktan korkmamız ya da yalnızlıktan kaçmamız hep olacaktır...bunun kötü birşey olduğunu hiç sanmıyorum

Tarkovsky'nin cümlelerinin içeriğinde yalnızlıktan değil, ara sıra insanların yalnız kalıp kendini dinlemesinden, kendiyle başbaşa kalınması gerektiğinden bahsedildiğini düşünüyorum

"...bana kalırsa yalnız hissetmemek için bir araya gelme arzusu talihsiz bir hastalık belirtisidir..." cümlesine ise asla katılmıyorum

çünkü insan, kendisi dışında birilerine herzaman ihtiyaç duyar...ve yanınızda olan iyi seçilmiş o birileri herzaman kendinizi iyi hissetmenizi sağlar...ya da herhangi bir konuda illa ki bir fayda sağlar...paylaşmak dediğimiz şey de budur bence

öykü dedi ki...

Aynurcum bu guzel yorum ıcın tsk edıyroum

opucukler gonderıyorum sana:)


yalnızlık kesınlıkle zor bısey
ve ınsanların bırbırıne yakın olma ıstegı de saglıklı bı yaklasım

ama belkı cok yara alanların da
yalnız kalmaktan korkmaması gerekıyor..

ıyı
dogru
duzgun
durust ınsanlar yoksa cevrede
yalnız kalmaktan korkma


dıye dusunuyorum bende

absalom dedi ki...

"dağ basındasın
derdin günün hasretlik
aksam olmuıs günes batmıs
içmeyipte ne halt edeceksin..."

:))

dağ basındayız aslında...
hepimiz.

öykü dedi ki...

dag bası da
ıssızlıktır
yalnızlıktır.

Dae Laurelin dedi ki...

"Bana kalırsa yalnız hissetmemek için bir araya gelme arzusu talihsiz bir hastalık belirtisi."
Tarkovsky'nin bu sözünü ben çok sevdim. Neden mi? Şu sayacağım sebeplerden dolayı:Niçin zerre yakınlık hissetmediğim sabah akşam gürültüsünü pisliğini çektiğim komşumun kahve içme teklifini kabul edeyim? Ya da hiiiç hoşlanmadığım bir insanla sohbet edip ruhsal enerjimi sömürmesine izin vereyim? Evime benim için değil de evimdeki eşyalarımı, mutfağımı, giysilerimi incelemeye gelip daha sonra bunları bin türlü dedikodu malzemesi yapacak bir çapsıza neden kapımı açayım? Ağzından hayırlı tek laf çıkmayan meslektaşımla neden iş yerindeki azıcık dinlenme zamanlarımı paylaşıp günümü karartayım? Bunlar kibarlık değil, aptallık... Bu kişilere "iyi günler diyerek ölçülü bir gülümseme gönderip işime gücüme bakarım. Bundan rahatsız da olmam.
Hmm, düzgün, aklı başında, yemeği yenen, suyu içilen, insan kıymeti bilenlerle de Allah hak ettiklerini karşılaştırsın. Gönül kırıcı değil gönül alıcı birkaç kıymetli kişi de elbette kuru kalabalıktan yeğdir.

öykü dedi ki...

Gönül kırıcı değil gönül alıcı birkaç kıymetli kişi de elbette kuru kalabalıktan yeğdir


demıssın..

sonsuz katılıyorum sana Dae