23 Kasım 2012 Cuma

21 Aralık tan haberınız var mı?

Aşagıdakı satırları okudugumda  mayalar  haklı mı acaba dıye bı kez daha dusundum
Ama  zaman  nasılsa  bu  soruları cevaplayacak
Az kaldı
bekleyıp gormek ıcın
Tarıhler 21  aralıgı gosterdıgınde.. bakınız neler olacak dıyorlar.
.....................

21 ARALIKTA GÜNEŞ DOĞMAYABİLİR
 Tibetli din adamı: “KORKMAYIN, KENDİNİZİ BUNA HAZIRLAYIN”

TİBETLİ DİN ADAMINDAN MAHŞER HAKKINDA NASA’YA GÖNDERİ!..

 İddialara göre 21 Aralık 2012 hakkında NASA’nın merkez laboratuvarına Temmuz 2012’de bu bilgi ulaştı.
    NASA’dan belirttiklerine göre, yakında Dünya Galaksinin SIFIR HATINDAN geçecektir.
  Tibetli bir din adamının kaleme aldığı işte o uyarı yazısı!..

  Sonbahar ve kış 2012/2013 Tibet’te ve tüm Küzey yarımküresinde sıcak olacaktır.
 21.12.2012’de Dünya tüm galaksi sistemiyle birlikte galaksinin SIFIR HATINDAN geçmeye başlayacaktır.
 O ise hiç bir enerjinin yayılamadığı, elektromanyetik alanlarının olmadığı ve tüm cisimlerin durgunluğa uğradığı bir ortam oluşturacaktır.
  Tüm Dünyada, bir kaç dakikada, Moskova saatiyle saat 10’da, 21.12.2012’de *tam karanlık çökecek,
*tam sessizlik olacak *
ışık, elektrik, iletişim, ses-hepsi yok olacaktır.
  Bu karanlığın içinden uzaydan göklerde bir karmakarışıklık gözlemlenecek,
bir kaç gün sonra ışık patlamaları başlayacak bu da üç-dört gün sürecektir.
Korkmaya ve kendini yıpratmaya gerek yok.
 Buna kendini herkes hazırlamalı.
  Sonra Güneş ışığı yine gözükecektir.
 Dünya görülür olacak ve eski haline dönecektir.
  Hayvanlar Uzay Karanlığını önceden hissedeceklerdir ve deliklere çekileceklerdir. Şehirlerdeki insanlar hissedemeyecek o yüzden kurban gidenler ve aklı hasara uğrayanlar olacaktır.
Dünyanın yüzde 10 o günlerde ölebilir.
  Bu olaya hazır olunması gerekmektedir,
2012 yılın işlerini bitirmek, yeni işe başlamamak, borçları ödemek.
20.12.2012’de çocuklar, para ve belgeler alınarak şehirlerden uzaklaşılmalı ve doğaya çıkılmalıdır.
 İki aylık bir erzak hazırlanmalı, zira elektrikler uzun süre devreye giremeyeceklerdir. Eve su bolca alınmalı, odun ve mumlar hazırlanmalıdır.
Evde bir ocak hazır bulunmalı,
 çünkü elektrikler 21.12.2012’de kablolardan akışını durduracak.
Televizyon ve telefon olmak üzere bir şey çalışmayacak.
 Karanlık günlerde pencereler kalın siyah örtülerle örtülmeli, onlara bakılmamalı, gözün gördüğü, kulağın duyduğuna inanılmamalı, sokağa çıkılmamalı.
 Mecbur kalındığında çok yakın mesafelere çıkılır.
 Uzak gitmek tehlikelidir, zira kaybolma riski yüksektir.
  Bu bilinmeli: objelerden ışığın yansımamasından kaynaklanan sıkı karanlıkta kendi elini görmek bile mümkün olmayacaktır.
  Korkmayınız.
 Kendinizi buna hazırlayın.
 Güneş ışığı aydınlandıktan sonra şehirlere dönmeye acele edilmemeli, imkan varsa yaza kadar doğada kalınması iyi olacak.
 Dünyanın SIFIR HATTAN çıkışı 7 Şubat 2012’de beklenmektedir.
 O zaman yavaşca elektrikler kısım kısım verilmeye başlayacaktır toplu taşıma araçları da faaliyetine başlayacaklardır.
  Martın sonunda Dünya tamamen eski haline gelecektir.
 Trenler yürüyecek, uçaklar uçacaktır.
 Dünyanın tüm devletleri, farklı kaynaklardan SIFIR HAT hakkında bilgiler almışlardır,
fakat kendi vatandaşlarına yardım ya edemeyecekler, ya da istemeyecekler.
 Sivil koruma örgütleri bir şey yapamayacak, zira hiç bir şey çalışmaz olacaktır.
 Bu durumda sadece önlemlerınızı alın ve kendınize güvenin.
 Dünyanın SIFIR HAT’tan geçişinden sonra, insanların görüşleri ve yaşamları değişecektir.
 Manevi değerler üstün olacaklardır.
İnsanlar ebedi ahlaki ve manevi değerler hakkında düşünür olacak, devletlerde bilim, ahlak, maneviyat, tıp patlak verecektir.
 Birey önemli hale gelecektir.
 Ve öyle de yeni bir çağın başlangıcı sayılacak bu dönem insanlığın manevi ağırlıklı ilerlemeye koyulduğu bir yeni çağın başlangıcı olacaktır.

Okudunuz mu?
Ne dusunuyorsunuz
Dogrudur yanlıstır bılemem hep bırlıkte  yasayıp gorecegız.. ama  olursa da guzel bı yanı var tum bunların sonucunda
manevı ılerlemeye  dogru yol alan bı ınsanlık olacaktır denıyor ya sonunda boyleyse guzel

KONUYLA ILGILENENLER ICIN EK BILGI..

konunun devamı yorumların ıcınde devam etmektedır.. Tum ek bılgılerı  konuya ılgısı olanlar ıcın yorum kosesınde vermekteyım..
bılgılerınıze

32 yorum:

Luna Lunarita dedi ki...

Oyku,

Cok korkunc. Evimden de kilometrelerce uzagim ayrica. Ulke ulke, asri asri uzagim. Olmasin dunyamiza bir sey...

Sevgiyle,
Luna.

öykü dedi ki...

Lunacım


gezegenlerın pespese dızılecegı cok ozel bı zaman dılımı var onumuzdekı bır ayın sonunda..

Ben şöyle dusunuyorum


Bır dolunay oldugunda bıle ınsanın dengesını etkıleyebılıyor..
Ya da bır gunes tutulması

bu gezegenlerın pespese sıralanmasının yaratacagı bı enerjı mutlaka olacaktır ve dunyayı etkılemesı de olasıdır

ama bu ne sekılde olur bılemıyorum..


benım de dılegım dunyaya hıc bısey olmasın

olursa da japon prensesının dedıgı gıbı
olumlu pozıtıf anlamda

ınsanların daha cok pozıtıflıge ıyılıge yoneldıgı bı bılınc sıcraması seklınde olsun dılıyorum..


uzaklardayım demıssın
o uzaklara yurek dolusu sevgıler yllluyorum

sakın korkma uzulme
eleleyız yurek yuregeyız

sevgılerımle

şahika dedi ki...

Öykü bana hiç distopik gelmedi o karanlığı sevdim.. Bir an önce olsun istedim biliyor musun. :)

Hatta bu senenin başından beri Mayaların haklı çıkmasını istiyorum ben. Ah Mayalar!

Benim için de ayrı bir anlamı var 21 Aralık'ın.. Benim de dönüm noktam olabilir.. :)

öykü dedi ki...

Şahıkacım ben karanlıktan cok korkarım



Ama bu durumun sonunda bılınc sıcramasından soz edılıyor

Ve ınsanların ıyı olumlu sevecen kımseye zarar vermeyenlerınden olanların
bellı bı bılınce sahıp olanların bu sıcramayı yasayacagını
ve hayatta kalanlardan olacagını soyluyrolar

sonrasında ıse
daha cok ıyınıyet dolu bı dunya ve yenı bı cag baslangıcından soz edıyorlar


kulaga guzel gelıyor bu kısmı

dusunuyorum da
barıs ıcınde bı dunya
dogaya ınsana hayvana saygı duyan seven
barıs ıcınde yasayan ınsanlar


bundan daha guzel ne olabılır kı dımı


ayrıca sneın ıcın nasıl bı beklentı varsa 21 aralık ta

en ıyı seklıyle gonlunce olsun dıyorujm,

sevgılerımle

Luna Lunarita dedi ki...

Oyku,

ah Oyku... Bu nasil guzel bir cevaptir. Nasil ictendir, nasil samimidir. Cok ama cok sevindim cevabina, kocaman sevgilerimle. Olumlu olsun her sey.

Luna.

öykü dedi ki...

Luna

hıssdıyorum guzel bır yureksın.

Ve endıse etme lutfen... o guzel yureklere hıc bısey olmayacak:)

Kocaman sevgıler gonderıyorum sana

şahika dedi ki...

Umarım en iyi şekliyle gönlümce olur.. çok teşekkür ederim bu iyi dilek için. :)

Aslında dünyanın gidişine bakarsak, bataklığa, karanlığa gömülmüşüz zaten iyice. belki bu tamamlandığında diyalektik olarak da daha güzele, karalığın içinden çıkacak olan senteze, ışığa doğru gidiyor olabiliriz. Daha ne kadar kötü olabiliriz diye düşünürken hep bunun sonu iyi olacak ama diye bir ışığa sarılıyorum ben.

Tibetli amcayı sevdim, Tibetlileri severim zaten. Mayaların yeri de ayrıdır bende. :)

Hepsine selâm olsun. :)

öykü dedi ki...

ben de sevıyorum tıbetlı amcaları


ve bızlerden kat kat ustun bı kulture sahıp olan mayaları


gunumuz ne yazık kı senın de dedıgın gıbı

gelısmelere sırtını dönmus tamamıyle kendısını kısıtlamıs bı ınsanlık donemı


neyse bekleyıp gorecegız dıyorum..


ve bu konuyu merak edenler varsa
sımdı yorum kosesınde bu konuay aıt cok ozel payalsımlara devam edıcem

öykü dedi ki...

KONUYLA ILGILENENLER ICIN
KONUYA ILAVEDIR.

..................

“Sonun başlangıcı”. Biraz can sıkıcı biliyorum.
Fakat, tüm umutlu bekleyişlere rağmen
çabaların azlığı nedeni ile insanlık,

herkesi hırpalayacak bir sona doğru gitmekte.

Dünyanın manyetosferi gittikçe zayıflamakta.

İnsanoğlu önümüzdeki yüzyıldan itibaren,
aciz olduğu doğa karşısında, doğa güçlerini ne kadar anlamaya çalışsa da yetersizliğini fazlası ile görecek.
Kapitalist sistemin

veya hangi “İzm” olursa olsun, ille de bir İzm’in peşinde koşan insanlık,

hala futbol maçlarının ,

iç çamaşırlarının

veya borsa kazançlarının peşinde

ilkel bir şekilde düşüne dursun,

yaşadığımız dünya çok ama çok ciddi büyük bir değişim geçiriyor.

Ortalama 5 milyar yaşında olan dünyamız, kim bilir bu değişimi kaç kere yaşadı.

Bilmediğimiz tarih, dinler ve efsaneler ile gelen anlatılar bu değişim ve tarih ile ilgili de pek çok bilgiyi içeriyor.

Biz görmek, duymak istemiyoruz. Geçmişin bilgilerine direniyoruz. Araştırmayan ve düşünmeyen bir 19 yüzyıl geçirdik.


AMA ARTIK O EFSANE GIBI OLDUGUNU DSUUNDUGUMUZ BI BASKA DONEMIN ICINE BIZ DE GIRMEK UZEREYIZ

GUNLERLE GERI SAYIMA BASLADI BILE DUNYA ...

şahika dedi ki...

Ben buralardayım, ilgiyle bekliyorum. :)

öykü dedi ki...

VE DEVAMI...


Araştırmayan ve düşünmeyen bir 19 yüzyıl geçirdik.

Araştıranlar, üretenler ve yaratanlar
çeşitli dogmatik düşüncelerin baskısı
ile yok edilmeye çalışıldı. Siyasi güç,

her zaman toprak sahibinin veya parası olanının elinde olan bir dönem yaşadı.

Kısacası ruhumuzu kaybettik.


19 yüzyıl boyunca birbirimizi yedik.

Birinci ve İkinci Dünya Savaşı -ki bu bence tek bir savaşın iki ayrı yönüdür-
kaybedilen insan sayısı
20. Yüzyıl haricinde
19 yüzyıl boyunca doğan insan sayısından fazla.

150 milyona yakın insan ya öldü, ya sakat kaldı ya da çalışma kamplarında insan değillermiş gibi yakıldı,yok edildi,imha edildi.

Medeni değiliz. Olduğumuzu iddia ediyoruz. Zannediyoruz.

Nasıl olduğu şaibeli olarak son yüzyıl içinde inanılmaz teknolojik keşifler yaptık.

2. Dünya savaşından sonra, o kadar hızlandık ki, dedelerimizin gaz yağı ile ilkokulu okuduğu dönemlerden sonra şimdi çocuklarımız internet kullanıyor,

büyüklerimiz kara trenleri hatırlarken,

bizler çok gelişmiş, konuşarak yolu tarif eden otomobiller ile seyahat ediyoruz.
1900’lerin başında uçak seyahati bir hayal iken, şu anda hava yolu şirketlerinin çığırtkanlıkları ile, yapmış oldukları indirimler sayesinde komik ücretlere uzun mesafelere seyahatler yapabiliyoruz.

Gökyüzünde demir kuşlar uçuyor.

Her gün evimizdeki iletişim cihazı televizyonumuz yüzlerce kanal ile bize bilgi aktarıyor.

İnternet 6 yaşındaki çocuğun rahatlıkla kullanabileceği bir hale geldi.

Teknolojik olarak ilerideyiz.

Ama uygarlaşmıyoruz.
ama ınsanlıktan gıderek uzaklasıyoruz..




GÖK-TÜRK dedi ki...

En doğrusunu Allah bilir . Maşallah tam Hollywood' luk bir senaryo :)

öykü dedi ki...

“Büyük felaketler veya büyük değişimlerden önce önemli bir Ay ve Güneş tutulması olur. Ay ve Güneş tutulmaları sosyal toplum içinde çok büyük değişimlerin olacağı dönemleri ısaret eder

buna en onemlı ornek

1999 yılında oluşacak olan Güneş tutulmasının devamındakı yasadıgımız buyuk depremdır,


gunes ve ay tutulmalarının sonucunda bu oluyorsa



gezegenlerın pespese dızılmesı sonucunda olusacak enerjının dunyayı nasıl etkıleycegını bı dusunun lutfen

öykü dedi ki...

GÖK TÜRK soyledıgın cok dogru


Ama soyle dusunuyorum..

O yaradan bıze akıl fıkır verdı

ve bızler o akıl fıkırle

bılımle ugrasır olduk..

Bu yazdıgım hersey
aslında bılımsel verılerın en basıt halıyle anlatımı..


az oncekı yorumda da yazdıgım gıbı

gunes ve ay tutulmaları dahı dunya ustunde oldukca onemlı etkıler yaratıyorsa

21 aralıkta bı cok gezegenın pespese dızılmesının de getırecegı onemlı etkılerıın bılgısı

yıne bızım bılımsel verılerın ısıgı sayesınde ulasmak ta

yanı

yanı olay cıddıdır..


Allah bılır dogru ama

Allah bıze verdıgı o akıl ve bılgıyle bunların varlıgını hıssedın

kendınızı korumaya alın da dıyor olabılır dımı

pınar dedi ki...

An'ı yaşamak lazım.

yarına çıkmaya senedimiz yok ki.
O zamana kadar ölmez isek neler olacak görürüz artık:))

öykü dedi ki...

evet yasayıp gorucez:)

yakındır:)

Nesrin dedi ki...

Merhaba öykü sana bi konuda danışacaktım daha önce sayfanda bulunan email adresie yazmıştım ama cvp alamayınca buraya yazmak istedim sana nasıl ulaşabilirim bir emilini alabilir miym

tutsak dedi ki...

DÜNYAYA OLAN BAĞIMLILIĞIN BİR SINAVIDIR TÜM BU SÖYLEMLER.DÜNYAYA BİR ŞEY OLMASA DA İNSANLAR KORKULARIYLA YÜZLEŞİYORLAR DOĞUM, ÖLÜM, YOK OLMA, KAYBOLMA KORKUSU, PANİKLEMELER HEPSİ BOŞ. ÇOK BASİT ASLINDA HANGİ ZAMAN DİLİMİNDE HANGİ ÇAĞDA OLURSANIZ OLUN YAŞAMIN SON NOKTASI ÖLÜM DÜR. ÖYLE YA DA BÖYLE BİR ŞEKİLDE ÖLÜM KAÇINILMAZDIR VE ONUN İÇİN MUTLAKA BİR NEDEN OLUŞTURULACAKTIR. ÖLÜM KORKUSU İLE HER GÜN YAŞAMAKTANSA 1 KEZ ÖLÜRSENİZ BİR DAHA NE O KORKU SİZİ RAHATSIZ EDER NE DE ÖLÜM. BU SENARYO GERÇEKLEŞECEK İSE SÖYLEYEBİLECEĞİM TEK BİR ŞEY VAR ÖLÜLER YAŞAYACAK, DİRİLER ÖLECEKLER... MÜMKÜNSE ÖLMEDEN ÖNCE ÖLÜNÜZ AMA BU DA ÇOK ZOR .ŞİMDİYE KADAR ÖLMEDİYSENİZ BUNDAN SONRA BUNU BAŞARMANIZ PEK MÜMKÜN DEĞİL...

kardelen sezgin dedi ki...

güneşin ilk tutulduğu zaman insanlar neler hissettiyse ayni şeyleri biz hissedeçeğiz ,bilinmezlik bilindiği zaman korkulmaz

CEPAYNASI dedi ki...

merakla,
ve itiraf edeyim ki biraz da endişe ile bekliyorum...
bakalım ne/ler olacak öykücüğüm?

öykü dedi ki...

Nesrıncım


Maılın gelmedı

sayfamdakı emaıl adresım hala aktıf

oraya yazabılırsın


ynidenbaslamak@hotmail.com


ya da varsa facebook un

oyku coral

ekleyebılırsın


sevgıyle opuyorum senı

öykü dedi ki...

tutsak


cok carpıcı enteresan bı bakıs acısı


bır kez ölen ölumden korkmaz

cok dogrudur bencede



ben mesela eger sonunda gercektyen ınsanoglu bı aydınlanma yasayacaksa soyledıklerı gıbı bır bılınc sıcraması soz konususysa

ne yasanacaksa razıyım dıyorum yeter kı sonu boyle olsun

öykü dedi ki...

sezgıncım cok dogru bı saptama


gunes ılk tutuldugunda
ınsanlar cok korkmus
ve

adaklar kurbanlar vermısler


Allah korusun sımdı ıster mısın ıcımızden bazılarını bı de sunaklara yatırıp kurban etsınler:))



şaka bı yana ama

cok haklısın
bılınmeyen korkutuyor ınsanı

öykü dedi ki...

cepaynam

senın bu profıl resmın var ya

ne zaman onu gorsem sarılasım gelıyor


sana bısey olmasın:)


optum

kar tanesi dedi ki...

ooo adam üşenmemiş neler yazmış yaa uyarmış bizi :))

öykü dedi ki...

Kar tanesı cok dalga gecer gordum senı:))

Hadı bakalım 21 aralık ta gorusuruz o zaman:)



Şaka şaka olmasın hıcbısey ınsallah:)

muhammet ağaca dedi ki...

Gerçekten çok ilginç

muhammet ağaca dedi ki...

Çok ilginç

muhammet ağaca dedi ki...

Çok ilginç olacak

öykü dedi ki...

Çok ta olası...

Dae Laurelin dedi ki...

Gerçekten ilginç bir yazı.. Satürn geliyo dediler bir korktuk. "Amann!" dedik "Sıfırcı hoca Satürn bizi neyle sınayacak acaba?" Gerçekten oldu bir şeyler.. Gezegenlerin bir sıraya dizilmesiyle de ürkütücü şeyler gerçekleşebilir. Yeni bir bilinç düzeyine erişecekse insanlık, hakkımızda hayırlı da olabilir...

öykü dedi ki...

O umutla bakalım bencede

ıyı seyler olacak
bılınc sıcraması sayesınde

olumlu seyler daha cok yasanacak dıye dusunelım


oyle olsun