26 Aralık 2011 Pazartesi

Que Sera Sera... Whatever will be, will be” ( Her şey olacagına varır)






Ev altüst
Ofıs altüst
YOK!!!
Yok ıste
ıkı tane usb bellek ortalıktan sırra kadem bastı.. Cantamda duruyordu yaklasık bı hfta oncesı kullandım ama ofıste mı evde mı?
artık sankı belegımden sılınmıs
nereye koydum ofıstekı cekmecede mı?? dusmus mudur yere acaba?? ya duvar dıplerı... cop kutuları??
sorguya cekılen temızlık ıscılerı?
yok
ev
odam yatagımın altı calısma masası cekmeceler cekmecelerın tumu dısarı cekılıp acaba arkaya dustu mu dıye dıp bucak !
tanrı askına nerdesın
nasıl bır sınır olaydır bu ?? nasıl gerıldım dun aksamustunden bu yana
ara ... ara ... ara ... YOK!
Yok ıste!
ıcınde neler var ... dosyalar bana aıt fotograf karelerı aıle ıs arkadas cevresınden bı kac kare ...
cıddı anlamda cok ama cok uzgunum..
Yoruldum.. boyle kanım cekıldı resmen mutsuz oldum..
nerden yardım alabılırım kıme sorabılırım.. nasıl bulabılırım derken
profösör solomon gırdı devreye
ve sunları soyledı

1.Aramayın.
2.Kaybolan eşya değil, sizsiniz.
3.RSK kuralını hatırlayın
4.Kaybettiğiniz şey aslında zaten olması gereken yerde
5.Gezintiye çıkan eşyalar
6.Bakar-kör sendromu
7.Kamuflaj etkisi
8.Geriye sar ve düşün
9.Bir kere bak, iyi bak
10.Eureka bölgesi
11.Olay yeri tatbikatı
12.Sizin yüzünüzden değil


Bu temel prensipler, metodun çekirdeğini oluşturuyorlar.
1. Aramayın…

Bir şey kaybolduğunda, genellikle ilk akla gelen, “temel içgüdü”nüzle onu paldır küldür aramaya başlamak olur. Rastgele karıştırarak panik halinde evin altını üstüne getirmeye başlarsınız. Bu davranış şekli, arama çalışmanız için hatalı bir başlangıçtır ve bütün çabanızı boşa çıkarabilir.

Hemen başlamayın, önce bir durup düşünün. Nerelere bakabileceğinizi aklınızdan geçirin. Aklınıza bir fikir gelinceye kadar bekleyin ve prensipleri izleyin:
2. Kaybolan o değil, sizsiniz…

Hiç düşündünüz mü, belki eşyayı değil de kendinizi kaybetmişsinizdir. Çünkü ana prensip şudur: Kayıp eşya diye birşey yoktur, sistemsiz arayıcılar vardır. (Belki de çok dağınıksınız)

Öncelikle bunu kendinize telkin edin ve durumu kabullenin.

3. RSK kuralını hatırlayın
Kayıp bir eşyayı bulmak için zihninizde bir çerçeve oluşturun ve RSK (rahatla, sakinleş, kendine güven) kuralına dikkatinizi yoğunlaştırın.

Rahatla
Öncelikle rahat bir koltuğa oturun, ya da divana uzanın.
Artık bir fincan çay mı olur, pipo mu içersiniz, üzerinize rahat bir şeyler mi giyersiniz, orası size kalmış ama kendinizi rahat hissettirecek bir şeyler yapın.

Sakinleş
Şimdi zihninizi boşaltın ve gereksiz düşüncelerden kurtlun. Sanki deniz kıyısına oturmuşsunuz da, ufacık dalgalar ayakucunuza çarpıp çarpıp geri dönüyor. Ya da deniz tutuyorsa, bir çiçek bahçesinde olduğunuzu hayal edin.

Kendine güven
Sonunda kendinize bu kayıp eşyayı eninde sonunda bulacağınızı söyleyin. Size yardımcı olacağına inanıyorsanız zihninizi toparlayacak bir düşünme külahı yapın.

Şimdi sistematik arama-tarama çalışmaları yapmak için hazırsınız. 4. maddeye geçelim:

4. Kaybettiğiniz şey aslında zaten olması gereken yerde
İster inanın ister inanmayın, kayıp nesneler genelde olması gereken yerdedirler.
Kayıp eşyanızı her zaman koyduğunuz bir yer var mı? Çekmece olabilir, özel bir kutu, kitap rafı? Öncelikle oraya bakın. Ceketinizi geçen gece portmantoya asmıştınız, arabanın anahtarları da büyük ihtimal oradadır. Ya da aradığınız kitabı kütüphaneye geri koymuşsunuzdur.

Belki siz koymadınız da, ev arkadaşınız size haber vermeden eşyayı ait olduğu yere bıraktı, bu da mümkün.
Bir bakın bakalım orada mı?

Hayır mı? Devam edelim o zaman…

5. Gezintiye çıkan eşyalar…

Bazı eşyalar, dolaşmaya çıkmış olabilir, ait oldukları yerde değil de son kullanıldıkları yerde bulunabilirler.

Şimdi hatırlamaya çalışın, dolmakaleminizi en son nerede kullanmıştınız? Tel zımbayla hangi belgeleri zımbalamıştınız? Kısaca, detektiflerin dediği gibi:
“Onu en son nerede görmüştünüz?”
Sevgili kayıp eşyanız onu en son bıraktığınız yerde sizi bekliyor olabilir.

Buldunuz mu?
Hayır mı? Devam…
6. Bakar-Kör sendromu

Tamam, olması gereken yerlere baktınız, son kullandığınız yerde de yok, bulamadınız… Acaba? Çok kereler tam da aradığınız eşyaya baktığınız ama onu göremediğiniz olmuştur. Bu büyük ihtimalle aklınızın karışık ve panik halde olmanızla ilgilidir. (ya da gözlüğünüzü takmayı unutmuşsunuzdur, ama bunun da konumuzla alakası yok)
Bazen, neyi aradığımızı unutarak bakınırız. bu yüzden, aradığınız eşyanın adını sürekli mırıldanın:
(“anahtaaar,anahtar! nerdesin sevgili anahtarım, gel bak seninle dolaşmaya çıkacağız, anahtaar” şeklinde)

Herşeyden önce panik olmayın. RSK kuralını hatırlayın. Ne yapıyorduk?:Sakinleşiyorduk!
Orda mıymış? Bir de 7. maddeye bakalım…

7. Kamuflaj etkisi

Durun, bulamıyorum diye hemen sinirlenmeyin, aradığınız eşya belki de bir şeylerin altına saklanmıştır. Eşyanızı örtebileceğini düşündüğünüz her şeyin altına bakın.Üstüne de bakın. Mesela bir gazetenin renkli resimleri arasına saklanmış olabilir. Belki de derginin arasına bıraktınız aradığınız kalemi?

Bulamadıysanız hiç üzülmeyin, sekizinci madde sizi bekliyor.

8. Geriye sar ve düşün!

Eşyanın yer değiştirme anında siz de oradaydınız. Şimdi hafızanızı geriye sarın ve düşünmeye başlayın, kalemi elime aldım, bulmaca çözüyordum, tam o sırada telefon çaldı..Tabi ya! Telefonun orada olmasın??
Geriye sarma hafızanızı canlandırabilir ve size eşyayı koyduğunuz yeri hatırlatabilir. Bu da mı işe yaramadı? Seçeneklerimiz giderek azalıyor ama hâla umut var:

9. Bir kere bak, iyi bak!

Eşyayı ararken dairesel olarak hareket etmeyin. Alanı bölgesel olarak tarayın. Bir köşeyi kontrol ettiğinizde aynı yere geri dönüp karıştırmayın.İlk seferinde orada değilse büyük ihtimalle ikinci baktığınızda da orada olmayacaktır. Tabii doğru bir şekilde baktıysanız. Doğru şekilde, yani önceki maddelerde tavsiye edilen şekilde. Hem aynı yeri defalarca aramak size vakit te kaybettirir.
Doğru şekilde bakmadıysanız, başa dönün ve aramayı usulüne uygun biçimde gerçekleştirin.

10. “Eureka” Bölgesi

Kayıp objelerin büyük çoğunluğu olduğunu tahmin ettiğiniz yerdedir. Ya da bu yerin yakınlarında. Bazen bulunması gereken yerden biraz uzaklaşmıştır belki. Bu da sizin gözünüzden kaçmasına sebep olabilir. Mesela kaleminiz klavenin arkasına yuvarlanmıştır. Yatakta gazete okurken, gazetenin ilavesi yatağın altına düşmüştür, aradığınız kitap diğerlerinin arkasına kaymıştır…

Evet, eşyalar da hareket ederler, ama araştırmalarımdan elde ettiğim sonuçlara göre bu hareket alanı orijinal konumlarından en fazla 45,7 cm yarı çapındaki bir daire alanıyla sınırlı.

Buna “Euraka Bölgesi” adını verdim ve bir cetvel yardımıyla (ya da bu bir çubuk da olabilir) bu alanı işaretledim. Kayıp eşyanız büyük ihtimalle en fazla 1 metre kare genişliğinde olan bu alanın içindedir. İyi bakın!

11. Olay yeri tatbikatı

Eğer hâla kayıp eşyanızı bulamadıysanız, olay yeri tatbikatı yaparak suç mahallini yeniden canlandırmaktan başka bir seçenek kalmıyor:

Düşünme külahınızı çıkartıp, Sherlock Holmes şapkasını giymenin zamanı gelmiş demektir.

Tipik bir senaryoyla başlayalım:

İşten eve geldiniz. Posta kutusunda sevgilinizden bir mektup var. Mektubu nazikçe aldınız. Kapıyı açtınız… Mektubu okumak için güzel bir ortam hazırladınız… Ee? Mektup nerede!
Yok! Daha demin elimdeydi yahu, ne oldu bu mektuba?
Sakin olun.
Şimdi kapıya gidin ve demin içeri girdiğiniz gibi girin, aynı adımları takip edin, ilk nereye gittiniz? Tuvalet. Bi bakın, sonra üstünüze rahat bişeyler giymek için odaya..Oraya da gidin..İyice bakının..Odada da mı yok, belki de çay demlerken mutfaktaki tezgaha bıraktınız? Mutfağa gidin..
Bu sırayı takip edin.
Evde bıraktığınız izleri tekip ederek, giriş anınızı ve sonrasında yaptıklarınızı aynen Canlandırın…
“İşte!”
Ben demiştim mutfak tezgâhının oradadır diye!

İyi iş çıkardın Sherlock!

12. Sizin yüzünüzden değil

Herşeyi yaptınız ve yine yok değil mi? Yer yarıldı da yerin içine girdi sanki…
Suç sizde olmayabilir. Belki de biri size sormadan eşyanızı aldı, belki temizlik yapılırken bir yere kaldırıldı… Bunun için, son zamanlarda eve girip çıkanları şöyle bi aklınızdan geçirin ve onlara sorun.

Bütün bunları da yaptınız ve sonuç alamadınız mı?
Bu çok nadir rastlanan bir durum. Yani 12 maddeyi de hakkını vererek uyguladınız ve yine sonuç alamadıysanız…

13. Qué Será Será (Herşey olacağına varır)

O kadar çabaladınız ve bulamadınız… Öyle mi?

Bir de şöyle düşünün:

Eşyaların da insanlar gibi bir ömrü var ve kader sizi ondan ayırmış olabilir. Kim bilir, gün gelir, yine kavuşursunuz… Siz de o zamana kadar bu durumdan kendinize bir ders çıkarın: Sabırla beklemek, alçakgönüllülüğün erdemi ya da eşyaya olan düşkünlükten kurtulma çabası..Bütün bunlar sizi daha da olgunlaştıracaktır.

Üzmeyin kendinizi, her şeyin bir ömrü var ve siz elinizden gelen her şeyi yaptınız..

Ne diyordu şarkıda:
“Qué Será Será
Whatever wil be, wil be”
(Ne olacaksa o olur)

Son olarak:
Umarım bu metod işinize yaramıştır. Kaybettiğiniz eşyayı ararken bu yöntemler aklınızda olursa daha kısa sürede bulabilirsiniz.

Bir de bu arama işini bir mücadele, bir hırs meselesi değil de, saklambaç gibi bir oyun şeklinde ele alırsanız, hem eğlenmiş hem de kendinizi daha az streste hissetmiş olursunuz..

Olamayan için çok zor, biliyorum, ama annemin de hep dediği gibi: “Tertipli düzenli olmak gibisi yok evladım” ...

...

Bana faydası oldu mu pekı?

hayır... gıden gıttı...,.

belkı sız kaybetmeyenler sızler elınızdeklere daha bı sahıp cıkarsınız bana olan oldu cunku

cıdden cok uzgunum

24 yorum:

nini dedi ki...

inşallah bir anda bir yerden çıkar ve sevinirsin öykümm...

methodlara da ayrı bayıldım, ilk okudum böyle bir şeyi, çok sevdim. teşekkürler

öykü dedi ki...

ya ınsallah nını

o kadar moralım bozuldu kı:((

umarım bı yerden cıkversın



methodlar ıyı ama:(
bana yaramadı ıste

Kitap Kurduyum Ben dedi ki...

Ah Öykücüm inşallah bir mucize olur da bulursun usb'leri.
Bu arada Solomon'u hiç duymamıştım daha önce.Hemen araştıracağım:)

öykü dedi ki...

ya ınsallah kıtap kurdum
hem heryer altust edıldı
hnem acaıp yoruldum
hem de gercketn cok uzgunum:(

özii dedi ki...

Öykücüm yöntemler inanılmaz eğlenceli ve güzel.

usb için üzüldüm ama son olarak kullandığın çantaların içinde acaba ufacık da olsa astar söküğü gibi bir aralık varsa çantanın içine kaçmış olabilir. Çünkü benim başıma gelmişti. Baksana tekrar ;)

öykü dedi ki...

maalesef ozıcım maalesef

olabılcek heryere baktım:((


yok:(

HobiCoffee dedi ki...

Ne kadar üzüldüğünü tahmin edebiliyorum çünkü ben de sık sık evin içinde bir şeyler kaybederim. Bazen bulurum, bazen de asla bulamam. Bu sene ev taşıyacağım bakalım kaybettiklerim nerelerden çıkacak. Umarım usb'lerin saklandıkları yerden bir an evvel çıkarlar :)

öykü dedi ki...

Ya ınsallah

Insallah



o kadar yoruldum kı aramaktan:(

absalom dedi ki...

kendini kaybedince de işe yarar mı ki bu yöntem :)))

hayır ara da oluyo da bana.
ehehehee

öykü dedi ki...

Valla acık soyleyeyım
ben de araya araya
kendımı kaybettım


hukumsuzdur

GÖK-TÜRK dedi ki...

Abovvv Öykü n'ettin sen ? Bu seferki yazı resmen yazsam roman olur cinsinden bir yazı olmuş üstelik yazmışsın da...Okurken kendimi kaybediyordum ve neredeyse şıkları tek tek kendim için uygulayacaktım... :D:D:D

Neyse gelelim konuya...:) Bir şey kaybetmişsem tek bir şey bilirim : O meret kesin gözümün önündedir ve ben göremiyorumdur...

öykü dedi ki...

GÖK TÜRKKKKKKKKKK
sen ddun aksamdan berı halımı bır gorseydın
az bıle yazmıssın oyku derdın


valla ınan bak
cıddıı
cıddddddddddııııı
cok uzuluyırum
cok

GÖK-TÜRK dedi ki...

Eğer hiçbir şekilde bulamıyorsan gitmiştir artık diyebiliriz sanırım ama oralarda bir yerdeyse bir şekilde karşına çıkar herhalde...İnşallah...

öykü dedi ki...

benım de umıdım ıo


bı anda hıc beklemedıgım sekılde
karsıma cıksın


ay o zaman dıleyın benden ne dılersnız:)

Boncukçu dedi ki...

Kesin çıkar bir yerlerden.Yöntemler harika, RSKyi kulağıma küpe ettim, sevgiler

öykü dedi ki...

Sevgıler Boncukcu

faili mechul yazar dedi ki...

O flaş bellek var ya..

Eline geçen kişi çok şanslı bence. Valla ben dün akşamdan beri aradım ve buldum.

Hiçbir flaş içine koyulan belgeler kadar güzel bir şey taşıyamazdı. :)

senmisin öyle güzellikleri ufacık bir usb ye koy sonrada kayıp edince anla değerini..

ben buldum flaş belleğini ve potosopla sana bir çakmasını yollicam bilesin.

on beş günlük bir umut al kendine ve bu kadar üzme. Bekle on beş gün diyorum.

öykü dedi ki...

sende mı???
ınanmıyrum

hemen hemen gonder bana o zaman onu:))
onbes gun bekleyemem kesınlıkle
hemen gonder

GÖK-TÜRK dedi ki...

NOT : Sen roman yazarsın da ben yazamaz mıyım ? :D

Miminiz hazır :)))

öykü dedi ki...

Gelıyorummmmmm:)))

Ama GOk Turk

ben gelmeden sen su yenı ekledıgım parcaya bı bak:))

mutlaka dınle olur mu

B-aşk-End dedi ki...

Solomon çok düşünmüş mü? bu konu hakkında. Senin için düşünmüş bence.

En ummadık şeyler güneşten çıkar. O almış olabilir. Sorguya çekilmeli :)) Suçunu itiraf ettiği ender görülür.

Adsız dedi ki...

Bulamadım,12 adım sonunda da cevap hayır. 13. Adımı da istemiyorum, what ever will be değil, forever be mine bence :( Allahım baştan yarat beni

öykü dedi ki...

adsız ben de bulamadım

cok uzuyor ya
mumkun oldugunca dusunmemeye calısyorum
bı sure sonra yenıden
delı gıbı arayıs

Adsız dedi ki...

Bu şarkı flashlara gitsin, " Nevermind I will find someone like you " :))