5 Şubat 2010 Cuma

Bir kadın...





Hayatın aslında hiç kimseye ayrıcalıgı yok.. Çok genc olabılırsın..çok guzel ,cok unlu , cok zengın..
Çok Hersey..
Ama hayatın karşısında hiç bir ayrıcalıgın yok..
Romy Schneider
Bır donemın en guzel kadınlarındandı..Cevırdıgı fılmler gişe rekorları kırıyordu.
Ancak hayat ona iyi davr
anmadı..43 yaşında hayata gözlerını yumdu..
Yaşamı bır cok ınsan için ciddi mesajlar içeren yıldızın
Hayatından kısa kesıtlerı bırlıkte ok
uyalım..
58 film iki başarısız evlılık ve sayısız ilişki..
Alman oyuncu Romy 82 de vefat ettiginde sadece 43 yaşındaydı..
..
İnzivaya çekildigi bır dostunun şatosunda masaya yıgılı bır şekılde ölü bulundugunda cebinden bir not çıktı.
ÇOCUKLUGUNU CEBİNE KOY VE KAÇ!
ÇÜNKÜ YAPABilECEGIN TEK ŞEY BU!
Hani bazı kadınlar vardır ışık sacarlar.Romy oyle bir kadındı.

Yaşadıgı kasabada,guzellıgı ıle dıkkatı cekmıstı..Ilk fılmını 15 yaşındayken çekti.Ün kazandıgı fılm SİSİ onun uzerınde bı ısım olarak kaldı uzunca bır donem ona İmparatoriçe sisi dendi..
1970 lerin başında *Büyük Aşkım* dedıgı Alain Delon la karsılastı..
O zamanlarda kımsenın adını sanını bılmedıgı bı kısı olan Delon la bırbırlerıne delı gıbı aşık oldular.Çektıklerı fılm bıttıgınde
Romy Tum sevenlerı ve aılesının karsı koymaları ve
* fransız kazanovasının ardından gıtme uzulursun* demelerıne ragmen Delon un ardından fransaya gıttı.
Fransa da Delon la gıse rekorları kıran SEN BENİMSİN i cektıklerı son donemde bı cıcege ılıstırılmıs bı not buldu
Delon şöyle dıyordu..
*Nathalie ıle meksıka ya gıdıyorum hoscakal Alain...*
hepsi bu kadardı kısa notun..
Yıkıldı..
Aılesının yanına döndu tekrar pespese fılm cekımlerıne verdı kendısını.. Ve kendısınden 14 yas buyuk olan yönetmen Harry Melen le evlendı..Ogulları davıd dunyaya geldı.. sankı hersey yoluna gırmıs gıbıydı
Ama melen ın baskıcı tavırları, aşırı koruyucu hatta asagılayıcı tavırları onu mutsuzluga surukledı..Başka baska ınsanlarla ılıskıler yasadı..
Bu donemde Melen ıntıhar ettı..
Ve bır bı mılat oldu bu olay Romy nın hayatında
hassas bı yapıya sahıp olması nedenıyle.. onun ıntıharından kendısını sorumlu tuttu..
Bı dostunun satosuna oglunu da alarak yerlestı..Aldıgı psıkayatrık desteklere ragmen coklukla sakınlestırıcılerle uyur gezer yasıyordu gunlerını..
Bır sabah annesı
onun cıglıkları ıle uyandı
* ANNE COCUGUM ÖLDU *
diye cıglıkları ulastı annesıne..
Kaldıkları satonun demır parmaklıklı duvarlarındn tırmanmaya calısan 12 yasındakı davıd sıvrı demır cubuga duserek hayatını kaybetmıstı..
Bundan sonrakı kısa donem
İyi bir yaşam olmadı romy için
bir sabah onu
masaya yıgılmıs halde bulduklarında 43 yasındaydı.Avcunun ıcınde bır kısa not vardı..
ÇOCUKLUGUNU CEBİNE KOY..VE KAÇ
çünkü yapabılecegın baska bısey yok..
Romy fransa da cok sevdıgı bir köyun mezarlıgına gömuldu..Mezar tasında gercek adı var..Rosemerie Albach

43 yorum:

kara kitap dedi ki...

sissi filmleri beni de çok etkilemiştir.uzun zamandır dvd'sini arıyorum,ama bulamadım.ne satış noktalarından ne de internette satan bir site bulamadım.hüzünlü gözlerinin pırıltısı muhteşem olan bir kadın bence ve ben sissi'nin her film severin arşivinde olması gerektiğini düşünüyorum.

öykü dedi ki...

Gunaydın kara kıtap
ben de ızlemedım sısı yı
bulursam ızlemeyı cok ısterım..

ama bu guzel kadının
hayat oykusu benı oylesıne etkıledı kı
cok sey var ıcınde
hayata daır cok fazla sey
ıstedım kı
bılmeyenler de okusun.. bılsınler..
hepımıze cok mesajlar ıcerıyor..

Adsız dedi ki...

Merhaba Öykü,

Ben yıllar önce izlemiştim SİSİ' yi(sanırım TRT-2 'de) o dönemin kostümlerine, yaşayışlarına hele SİSİ'i rolünü oynayan oyuncuya hayran kalmıştım, sayende hayatına farklı bir yönden baktım, keşke gerçek hayattaki sonuda, filmdeki sonu gibi olsaydı.

Filmde; teyzesinin oğlu ile evlenen, birbirleri çok seven ama teyzesinin baskısı ve otoritesi ile ezilen, sonunda hastalanan ve hastalığı nedeni ile çoçuğuna daha bakmasına izin verilmeyen (sanırım teyzesi hastalığı çocuğa bulaştırmasını istememişti)
ve sırf iyi olmak, çocuğuna, eşine yeniden kavuşabilmek için doktarların tavsiyelerine uyup aylarca havası daha iyi bir yerde yaşamaya mecbur kalmıştı...

ama sonu çok güzeldi, eşi annesinin tüm baskısına ve onu başka biri ile evlenmesi için baskı yapmasına rağmen evlenmemiş yine SİSİ'ye dönmüştü... filmin çekildiği yerler çok güzeldi, yeşillik, çiçekler, ağaçlar...
Öykü biraz olsun özetlemeye çalıştım keşke tekrar çıksa tv de sizlerinde izleme şansı olsa.

(Bu arada SİSİ hastalığı yenmiş, iyileşmişti ve son sahnesinde bebeği sanırım kızdı, yeşillikler arasında ona yüreyerek gelmişti)


Serap

Rosewell dedi ki...

İyi sabahlar Öykü,
Etkileyici gerçekten.. Biografi olarak yazılsa (ki belkide yazılmıştır) çok sürükleyici olur.
Çok güzel, albenili, zarif, çekici bir kadınmış.Gözleri çok anlamlı bakıyor ama bir o kadar da sanki donuk bakıyor gibi. Merak ediyorum da, güzelliğe dair tüm sıfatları barındıran kadınlar dikkat ediyorsan tüm kötülükleri, mutsuzlukları, aldatılmaları, acıları olumsuz ne varsa hayatlarında başlarına geliyor ve genç yaştada hayata veda ediyorlar. Bu Hollywood aktristlerinin yaşadığı trajik bir durum.Sevgilerimle..

öykü dedi ki...

Merhaba Serap
Artık yazılarımda guzel yorumların olmazsa eksık hıssedıyorum..
Yazdıkların
yazımı tamamlayıcı olmus
Bunun ıcınde ayrıca teşekkur etmek ıstıyorum sana..
SISI konusunda hıc bılgım yoktu
Cok trajikmis onun da konusu..
Eger rastlarsam
kı umarım tekrar verırıler
ızleyecegım mutlaka.
sevgıler.

öykü dedi ki...

Merhaba Rosewell
gercekten de cok etkıleyıcı bı hayat oykusu
bu nedenle paylasmak ıstedım
Bı konuda cok hak verıyorum sana
guzel kadınlar
mutsuz mu yasıyorlar hayatı?
Bılemıyorum...

Rosewell dedi ki...

Çok güzel olmanın bedeli olmamalı bunlar aslında. Çok güzel olmanın getirdiği aşırı özgüvenin hüsranla sonuçlanması.

Ece dedi ki...

günaydın öykü...
evet okudum çok üzücü ve trajik yuzu ısık sacıyor dedıgın gıbı ınsan bakmaya kıyamıyor..googleden baktım sımdı otekı resımlere hep guluyor gulumsemıs,ama hayatı resımlerdekı gıbı gulumsenecek bır hayat degılmıs çok üzücü.allan delon dandalagını zaten sevmıyordum sımdı daha da nefret etmeme sebep oldu meksıdada kalsaydıya...herkes yakısıklı dıyor bı bana yakısıklı gelmedı o herıf gelsın esımı gorsun bıde:)))))))) o daha yakısıklı ...
işte büle büle üleeeeee

öykü dedi ki...

ECEEE
ECEEEEE:))
BEN SENI cok sevıyorum..
Bı de tanımadım ama
enıstemı de cok sevıyorum
dun bana nasıl guzel resımler hazırlamıssınız bırlıkte
Çok cok teşekkur edıyorum
O mutlulugunuz
huzurunuz daım olsun dıyorum..
Ikınızı de cok sevıyorum:)
canımsın.

öykü dedi ki...

Rosewell
Ben de bır sey ekleyeyım o zaman bu cumlene..
Çok guzel kadınlar
çok ta yalnız olurlar..

Ece dedi ki...

ÖYKÜMMMM CANIM GIZ GARDASIM BENIM...
BENDE SENI ÇOK SEVIYORUM AMA ENISTE BEY BENIMLE DALGA GECIYOR BUNLARIMI YAPTIN DIYE BIR KAÇ YERDE YARDIMCI OLDU:)))DIYOR PROFOSYONEL YAPAYIM BARIDEEE ONU HEDIYE ET,ENISTENDE SENI TANIYOR GUGUKGU TANIYOR BEN ANLATIYORUM BIRDE LAF SALATASINI:)))EVDE HEP ANLATIYORUM O GUN AGLADIM ARKADASIN ICIN ONUDAMI BURADAN TANIDIN DIYOR YOK DEDIM...
IKIMIZDE SENI ÇOK SEVIYORUZ...
BUGUNLERDE HUZUR PEK UGRAMIYOR AMA PES ETMEYECEM YILLARDIR OLDUGU GIBI:)))
İYİ DİLKLERIN ICIN SAGOLASIN KURBAN OLDUGUMUN OYKUSU SEN MUTLU OL BENDE MUTLUYUM YUZEYUZE TANISMASAK TA BILIYORUM KI ISTANBULDA BIR TANE DAHA GIZ GARDASIM VAR:)))
BIRDE SEYI MERAK ETTIM O RESIMDEKI KEDININ YANINDAKI ŞİRİN KIS KIM???BAYILDIM O KIS ÇOCUGUNA:)))INTERNETTEN MI ALDIN?

Adsız dedi ki...

Ahhh Öykü Ahhh!

konu ile biraz alakasız olacak belki ama yayınlamazlar hele hele de TRT'de asla yayınlamazlar.

Ben TRT izleyerek, dinleyerek yetişmiş biri olarak diyorum ki halkın kanalı TRT hiç bu kadar yozlaşmamıştı, hiç bu kadar halkından uzaklaşmamıştı...

söyleyecek çok şey var ama, başka zamana artık.

Serap

öykü dedi ki...

Sevgılı Serap
Artık TRT de yayınlanmayacagını
TRT nın eskı cızgısınden cok uzak oldgunu
ne yazık kı bılıyorum
umarım bu tur fılmlerın degerını bılen
hakkını verebılecek kanalların bu konuda bı sans saglamaları bıze
ve bu tur kalıte
ozel fılmlerı tekrar yayına sokmalarıdır.

Ece dedi ki...

buyudukce ıcındekı çocugu yok etme sakın bır omur boyu sana tavsıyem:)))
ben asla yok etmedım.
tamam resım ıcın bır sey deme tahmın edeyım:)
ama tek gordugum ınsanın yuregıne sokası gelıyor şirin ve tatlı
öpüyorum senı bal yanaktan şapur şupur gardasım kendıne ıyı bak

öykü dedi ki...

Asıl sen ıcındekı SEN i bu kadar dogal
bu kadar samımı saklayabıldıgın ıcın
bu kadar ıctenlıklerı hala yuregınde
cevredekı bunca yozluga ragmen koruyabıldıgın ıcın
özelsın..
ben de senı sevgıyle kucaklıyorum canım benım.

Korhan dedi ki...

Güzel kadınların çevresinde çok fazla erkek oluyor.Burada insani aç gözlülük devreye girip, her çiçekten bal almaya dönüyor.Aynı zaman da belki melek denilen adamlar zamanla o güzel kadının yanında kendini ezik hissedip varolan erkek komplekslerine yenilerini ekliyor. Zamanla dışa vurumu şiddete kadar uzanabiliyor. Güzel kadını taşımak zordur,her erkek beceremez :)

öykü dedi ki...

Korhan

Guzel bı kadınla bırlıkte olan erkegın ozguvenının tam olması lazım kı
olur olmaz seylerı problem etmesın

Korhan dedi ki...

Burada aslında sadeleştirip "özgüvenin tam olması" lazım diye düşünmemiz gerekmiyor mu? Bu olursa güzel bir kadınla olunca da değişmez.Gerçi bizim toplumumuzu ele aldığımızda kadın da erkek de doğdukları andan itibaren kendilerine yüklenen misyonlarla büyüyor biliyorsun.Çok basit bir örnekle erkeğin kıskanç olmasının genel sebebi bir araya gelemeyecek şekilde yetiştirilmeleri.Ne kadar kendine de güvense bir erkek sokakta yanındaki kadına bakan diğer erkeğin düşüncelerini tahmin edebiliyor.Zamanla kadının hiç suçu olmamasına rağmen,kendine güveni ve inancı tam da olsa bir yerden patlıyor.Bu bir örnekti çoğaltılabilir tabi:)

öykü dedi ki...

Korhan bı yere kadar katılıyorum sozlerıne
ogretılmıs
dayatılmıs bı takım davranıs bıcımlerının
kalıpların ıcınde yogrulan kısılıklerden de bu kadarı beklenır dusuncesıne..
Ama yıne de
cevremızde
butun bu dayatmaları asıp ta
kendısıne bı yol cızen
farklı olabılen
ozguvenını tam olarak sergıleyebılenler de var ama cok az elbette..

Korhan dedi ki...

Vardır tabi ki Öykü. Koskocaman bir toplumuz illa ki olmalı zaten. Genele bi kesit bakışı attık sadece:)Zaten benim kedi dikkatim de bir konuda çok fazla kalamıyor.Serbest çağrışımla genele attığımız kesit bana "gerçek kesit" programını çağrıştırdı.Tekrarları olsa da izlesek.Başrol adamının sigaradan sararmış bıyıkları süperdi.

öykü dedi ki...

uzun donem Şahan a da konu oldu onlar:)

haykırış dedi ki...

Sayın Öykü,
Rosemerie Albach; Yaşamla dansta sınıfta kalanlar grubunun baş aktristi. Yalnız ve güzel bir kadın. Terslik yok mu elbette ki var yaşamla yaptığı dansın figürlerini karıştırmış sadece.
Yaşamın kime ne getireceği bilinmiyor işte. Bazen uçsuz bucaksız gökyüzünde uçuruyor, bazen de işte böyle yerlerde süründürüyor.
Ders alınmasını ümit ediyorum.
Sevgi ve saygılarımla

Asortik Krep dedi ki...

Öykü, filmi izlemelisin :)) Çok beğeneceğini düşünüyorum..

ZED dedi ki...

Gerçekten hayatın kimseye duruşu değişmiyor. Ama istediğine isterdiği şekilde üzüntü ise üzüntü aşksa aşk sevgi ise sevgi canı ne isterse veriyor. bunu hala çözemiyorum insanın içindeki karakterindekiesiklikler mi insana bun ları yaşatan. sanırım en güçlü ihtimal bu. Aşkının peşine düşmüş bir kadın ve sadece dalga geçer gibi bırakılmış bir not ve çiçek... Yazık bile diyemiyorum. çocuğunun ölümü ayrı bir ölüm zaten. PAylaşımınız için teşekkür ediyorum çok güzel bir derlemeydi...

Abi dedi ki...

Romy'i, çocukluğumun siyah beyaz filmlerinin güzel gözlü kadını olarak hiç unutmadım. Güzel polisiyeleri vardı. Türkçe alt yazı olmasada tüm filmleri var hemen hemen amazon'da...

öykü dedi ki...

Haykırıs kesınlıkle mesaj dolu bı yasam oykusu onun kı.

öykü dedi ki...

sevgılı krep
bulursam mutlaka ızleyecegım
hayatını ogrendıkten sonra daha da bı merakla hemde.

öykü dedi ki...

Ben de teşekkur ederım ZED bu guzel yorumun ve
guzel dusuncelerın ıcın.

öykü dedi ki...

Abi
unutulmazlardan oldugu kesın
hem fılmlerı
hem de hayat oykusu ıle
kalıcı bı ız bırakmıs bu dunyaya..

é L L a dedi ki...

sayende tanimis olmus, yapitlarinin yani sira kendiside cok guzel bir hatunmus.

öykü dedi ki...

Guzel
Mutsuz
ve özel bır kadın..

asyaselda dedi ki...

çocukluğunu cebine koy ve kaç...
öyle yapmalı bir daha cebimize kyma şansını elimizden kaçırmadan..hızla ordan uzaklaşmalı

öykü dedi ki...

Ve evet Seldacım
cocuklugunu saklayp
onu yanına alıp
olabıldıgınce hızla uzaklasacksın oradan..

seciloc dedi ki...

sis yi ilk olarak ortaokul yıllarında seyretmiştim, video modası vardı o zaman, 2 bölüm halinde yayınlanan filmi keydetmişti annem. defalarca seyrettiğimi hatırlıyorum, hatta şu anda video da sorun olmasa gene eve gidip seyredesim geldi.
çok güzel bir kadındı, gerçek bir prenses gibiydi, o çocuk halimle hayran olduğumu hatırlıyorum güzelliğine ve aralarındaki aşka. sonra biyografisini seyredince çok üzülmüştüm yaşadıklarına
bugün senin yazını da okurken gene gözlerim doldu, Grace Kelly ve Romy Schneider ölümü hiç yakıştıramadığım kadınlardır benim.
hemen amazon a girip "Sissi" yi araştırmaya başlayacağım :))

öykü dedi ki...

seciloc
senın bu yazından sonra ben de mumkun olursa sisi yı bulup ızlmeeyı gercekten kafama taktım
cok merak edıyorum bu guzel kadının
degerlı fılmını..

absalom dedi ki...

"guzel kadınlar
mutsuz mu yasıyorlar hayatı?
Bılemıyorum..."

ben de bilemiyorum :)
sen mutlu musun-mutsuz musuz?

öykü dedi ki...

Ya absalom var ya
onca seyın ıcınden bu cumleyı nasıl buldun da cektın:)))
Bunu da bılemıyorum

bahar gelsin dedi ki...

herşey geçiyor elimizden kayıp gidiyor gençlik güzellik para şöhret aşk yakışıklılık hayaller hepsi geçiyor bu canımızı çok yakıyor ama insanın ruhuna yerleştirilmiş bunlara karşı sevgi hep var olmak güzel olmak mutlu olmak istiyoruz ama dünya hayatı bu emellerimize yetişemeyecek kadar kısa demekki bizden sonrasını düşünmemiz isteniyor düşünüp akletmemiz yaratılma sebebimizi farkedip gözümüzü ebedi gençliğin güzelliğin verileceği cennete dikmeliyiz belki de tüm insanlar cennette 33 yaşında olacaklarmış yani gençliğn gücün zirvesinde bu dünya öyle de böyle de geçiyor hasıl-ı kelam güzel işler yapmalı dua etmeli vakit varken sevgiyle öykü:))

öykü dedi ki...

Baharcım
Bazen dusunuyorum da
dunya duzenı farklı olsaydı
mesela senın soyledıgın gıbı her ınsan 33 une gelıp orda kalsaydı
hep genc olarak hayatını surdurseydı
o zaman anlamı kalır mıydı genclıgın?

suna ınanıyorum ben
neyı elde etsek
hevesımız gecıyor..
ne zorsa
akıl onda kalıyor
madem kı genclık gecıcı
zaman aleyhe ıslıyor...

o zaman dunya kuralları genclık ve genc kalmk ıcın cırpınıyor
eger herkes ıcın sonsuz genclık olsaydı
kımın umruında olurdu sence genclık?

bahar gelsin dedi ki...

evet haklısın değerini bilmek için kaybetmek gerek ama gençliği ve güzelliğini kaybedenleri izleyince oh oh ne güzel demiyor kimse farkettik demiyor 84 yaşında babamın amcası 5 dönem milettvekiliydi hem de jızlı bir yaşamı vardı diyorki 8 dakika yaşamamışım gibi bırak 80 seneyi bu zten herkese nasip olan bir şey değil sürekli hastalıklarla geçiyor bir de ölüm de bir nimet diyor adam bir süre sonra gençliğini düşündükçe hayıflanıyor hele de 77 yaşındaki karısı hala saçlarını sarıya boyatıp eh biraz yaşlandık dese de eski fotolarına bakıp acı çekiyor ahh diyor ne oldu bir ömür yokolacağını ölüme mahkum olduğunu bilmek acı veriyor bir de senin ailen gibi genç denecek yaşta gidenler kalanlara acı verenler var demek istediğim şu
ahiret inancı olmasa orada edediyen yaşayacağına inanmasa insan dayanamaz acılara senin bu posttaki örneğinde olduğu gibi bir çok bilim adamı düşünür felsefeci intihar etmiş sebep kaybedeceğini anladığında hayatına kendi eliyle sona erdirmek istemeleri çünkü insanın ruhu ebediyete aday olarak yaratılmış cehennemde dahi olsa varolmak istiyor tamamen yokolmayı kabul etmiyor hayatı sadece yaşadığı bu an kabul eden ve elindeki nimetler gidip çirkin bir yaşlıya dönüşen insan özellikle de kadın acı çekiyor ama burada çektiği herşeyin karşılığının ahirette olacağını bilen orada ebedi gençlik kendisine verilecek olduğunu bilen yaşlı huzurla hayatının değişmesini bekliyor ölümü sevdiğine kavuşacağı bir eşik kabul ediyor kesintisiz bir şekilde bir başka hayatın devamı insana huzur veriyor ama ahiret inancı gelişmemiş insanlarda yokolma düşüncesi biranönce olsun duygusuyla intihara sürüklüyor huzurla ölümünü bekleyemiyor çünkü kalbi huzursuz çünkü hayata geliş gayesini kavramamış soruları sormuş cevaplayamamanın acısıyla vur patlasın çal oynasın modunda düşünmeden yaşayan insanlardan olmayan düşünürler yazarlar hep acı çekiyor mesela casera pavese ve onun hayraı olan bizim edebiyatımızın en özgün yazarlarından olan tezer özlünün kitaplarını okursan çektikleri acıyı Allah'ı tanımamanın ahirete inanmamanın ızdırabını görürsün bunca kelimeyi beni anlayabilecek bir insan olduğun için yazdım doğrusu sen çünkü hayattaki en büyük acıları yaşamışsın annenn babanın bir çukurda çürüyüp yokolduklarına mı inanmak daha huzur verir sana yoksa ebedi bir aleme geçip orada sevdiklerinin gelişini bekledeiklerini düşünmek mi rahatlatır
insan hesap gününün geleceğini düşününce kimseye kötülük yapamaz ya iç kontrol ancak inaçla sağlanırya günahımız çok ama cezasını çektikten sonra inanıyorsak cennet bizi bekliyor ya bunu düşünmek bile bugün yaşadığımız dertleri çekilesi kılar ya hatta ALlAH'I nasıl bilirsk ve anarsak bize öyle davranacak ya belki de rahmetiyle affedecek bizi ve cennetine alacak

hani sen aşka inanmıyorum diyorsun ya haklısın Allah kalbi bizim vucudumuza kendisinin sarayı olsun diye yaratmış bu nedenle de kimi sevsek ya gidiyor terk ediyor ölüyor ya da kazık atıyor bu da bizim orayı gerçek sahibine verince kaybolmayan batmayan sözünden dönmeyen her gün yeni bir güne uyandıran Yaradan'a verince huzur mutluluğun geleceğini gösteriyor
hayatımızı paylaştığımız insanlar sadece can yoldaşı oluyor ne kadar seversen sev sevilirsen sevil yetmiyor hep bir kesinti oluyor

bu konular derin blog yorumu için oldukça da abartılı ama burada da belli bir alem var en yakın dostlarımdan daha çok seninle muhatabım mesela
her gün yazılarını okuyorum görüşmesek de bir tanışıklık oluyor bu samimiyete binaen yazdım bunları doğrusu.
bu muhteşem güzelliklikteki kadın ve yaşamının acı hatıraları bana bunları hatırlattı umarım hesap gününde yüzümüzü kara çıkarmayacak hayatlar yaşamak nasip olur hepimize
huzurla acı çekmeden yaşlanmak estetikçi kapılarında sürünmeden ebedi gençliğin bize verileceğini düşünerek yaşamak nasip olur umarım.insan çok değerli çünkü yaratıldı binlerce sperm arasından seçildi yollandı dünyaya değerimizi bilelim hayatımızı güzel işler yaparak değerlendirelim sevgiyle

funda dedi ki...

ne acı Öykü Kızı mutluluk neresine iliştirilmiş peki bu hayatın :(

öykü dedi ki...

Onun ıcın o mesajı bırakmıs bence fundacım
cunku o bu dunyada mutlulugu bulamamıs

bymali dedi ki...

slm
ben bu film'i arıyorum ve bu benim için çok önemli. biliyorum belki kulağa saçma geliyor ama sevdiğim kadın bu filmi yıllardır bana anlatır ve hep bulamadığından şikayet eder. bence bu film ona verebileceğim en güzel yıl dönümü hediyesi olur. en azından bu filmin tam adını paylaşır veya nasıl ulaşabileceğim konusunda yardımcı olursanız size minnettar kalırım.
şimdiden çok teşekkür eder saygılarımı sunarım.
Mehmet Ali Erdemir
hisar.1@hotmail.com