18 Nisan 2012 Çarşamba

Bılıyordum..
Sabah ben ne dedım.. evden cıkarken bugun kahverengı bı gun ve bu dunya benı yutacak dedım..
Bılıyormusum..

Kapıdan cıktım bı kac adım sonrası caddenın karsına gecmeden fren bıle yapmadı yaratık!
ıncecıkten bı miyav sesı cıglıga döndu.. ve
ve allahım..
gozlerım artık aglamaktan şiş burnum kıpkırmızı
Tam da gozumun onunde oldu:(
neden ...???


yanı ne olurdu kı orda olmasaydım..gormseydım sahıt olmasaydım keske..

o mınıcık masum yerde ...pestılı cıkmıs
ama hala kıpırdıyor..
kan revan her yer..
Ne yapacagımı bıle bılemedım..
O hayvanı kaldırsam yerden
gozlerı bıle cıkmıs:(
Allahım ya..
ne olursun neden ben ordaydım kı
kıtlendım hareket edemeden orda duruyorum..
ve nerden cıktıgı bellı olmayan bı kedı geldı onun basında durdu.. araclar gelıyor kedı kacmıyor.. duruyor orda.. ve tepelerınde kargalar
bıraktım kendımı aglıyorum nasıl
ya nasıl doluymus ıcım aglamaktan heba oldu derler ya hebanın otesıne gectım ben..
sıstı gozlerım onumu bıle goremez oldum.
yaklastım bısey yapmak ıcın
bırısı dedı kızım o artık kurtulamaz..
bacakları hala atıyordu ust kısmı yok:(
gecmez bu bı sure benden bılıyorum...
ve..
ona vuran şu anda kendı alemındedır
durmadı bıle cunku..

Bense hala o andayım.. gıtmez gozumden
gıtmez ve yer bıtırır.
(ıptal edemezdım.. cocuklara da gıttım yuzum gozum sıs.. konustum hıkaye okudum.. uzucu manzaralara sahıt oldum.. cıkarken bırısı bacaklarıma sarıldı boyu bacaklarımın yarısı agladı.. gıtme !
gıtme noılur azıcık daha kal gıtme !
o agladı...
ben agladım )

12 yorum:

GÖK-TÜRK dedi ki...

Yav bu tür şeyler de hep gelip gelip seni buluyor.Ağır bir imtihan gibi.Allah yardımcın olsun :/

şahika dedi ki...

:(

Lô - Lâ dedi ki...

Seninde icin savad meydanina donustu.

Ayca Karaoglan dedi ki...

:(

zühra dedi ki...

Öykü cüm ya gerçekten seninki de şans. Bu konudaki hassasiyetin sanırım daha çabuk çekiyor hadiseleri. Umarım kısa sürede atlatırsın bu travmayı.

öykü dedi ki...

B-Ask_-End

Hep üzücü seyler seni buluyor.

Ablacımmm. Üzülme.

Adsız dedi ki...

Kısaca FD

Of öykü of. Benim acizliğimi de anlatıyorsun aslında

Adsız dedi ki...

Kendini bu kadar üzmen doğru değil. Demiyorum ki hayat güzelliklerle dolu; ama hayat yalnızca acılardan, haksızlıklardan ve insanın kötülüğünden ibaret değil. Hayatta güzel şeyler de var; sen varsın mesela, bugün ziyaret ettiğin çocuklar var; birilerinin sevginin bacağına sarılıyor olması, bir umut kaynağıdır.

Bu hayatta, sıradan acılar çekmemiş olabilirsin; ama hayat acılara tutunarak yaşanmaz, kimse bu kadar güçlü değil; hayat acıyla mutluluğa, Yürek'ini birlikte açarak yaşanır.

Hata ediyorsun! Çevrendekileri bırak, kendini çok üzüyorsun.

Bizim köyde Samet vardı, Babaannem dere kenarında çırpı toplarken, boğuluverdi Karanlık Gölde. Göle düşünce belli ki kenardaki büyük otlara tutunmuş; otların başları kopukmuş küçük bedenini bulduklarında. Samet'in ceseti gözümden hiç çıkmaz,Barbie Bebek gibi, zannedersin ki bir oyuncak; o kadar pürüzsüz, taze, parlak bir beden. Cenazede, babamla doya doya ağladık; çünkü ağlamak için gerçekten iyi bir nedendi. Çok düşünmüşümdür; acaba babaannem nasıl acılar çekmiştir, nasıl kendisini sorumlu, suçlu bulmuştur diye; o da pankreas kanserinden öldü rahmetli.

Demiyorum ki, yeri geldiğinde doya doya ağlamayalım; demiyorum ki bugün yaşadıkların seni mutluluktan sarhoş etmeli; ama acılara direnecek güçtesin, bu gücünü kullan!

Bizler, başımıza geleceklerden bir kısmını, kendimiz seçeriz. İnsan hayatta daima kendisiyle karşılaşır. Gülümseyerek dolaşırsak sokaklarda, bize bakanlardan bir kaç tanesi de bize gülümser.

Bugün yolda yürürken, karşıdan bir zenci öğrenci bana çam kozalağı gönderdi, beni fark etmedi, canı sıkkındı belki, yolda gördüğün teneke kutuya bir tekme savurursun ya, öyle bir tekme attı kozalağa, ben de topuk pasıyle kozalağı ağaçların arasına gönderdim; kocaman bir gülümsemeyle zenci çocuğun gözlerine baktım; biraz çekindi ilk önce, sonra dayanamadı, gülümsedi bana.

Sokakta, en öfkeli bakışlarla dolaşırsan, en öfkeli bakışlar çeker seni, algın oraya yönelir; sana gülümseyecek olan da yüzündeki olumsuzluğu görünce, çeker kendisini.

Demiyorum ki başımıza gelecekleri biz seçeriz. Ama mücadele etmeyi biz seçeriz. Biz mücadele ettikçe, karşımıza, bizi üzecek daha az üzücü olay çıkacaktır.

Hayatını, acılardan ibaret yapmaktan vazgeç! Kendini öldürürcesine üzüntü'nün kendisine bağlamaktan vazgeç.

Bugün bir kediyi bir arabanın ezdiğini görseydim, üzülürdüm. Hayat üzerine düşünürdüm, eski düşündüklerimi toparlardım, bir sonuç çıkartırdım, belki birikimim olurdu içinde ve ağlardım. Belki birikimim olurdu içimde ve gözümden tek damla yaş gelmezdi, ; ama tüm günümü kedinin ölüm anı üzerine kurmazdım; biliyorum ki bu kadar lüks değil yaşam; bu kadar güçlü değilim.

Lütfen, hayatın sana gönderdiği kara bulutlara, gözlerindeki sevginin ışığını çak. Çak ki rahat bıraksınlar seni.

Yoksa kendini bağlamışsın kara bulutlara, gittiğin yere beni de götürün diyorsun, gönüllüsün.

Gönül bunun için değil.
Sevginin gücü bunun için değil.

O gücü, olumlu yönde kullan; hayatla güç savaşına girme, kaybedersin.

Sevgi ve Saygılarımla,

Adlı

öykü dedi ki...

Kendini bu kadar üzmen doğru değil. Demiyorum ki hayat güzelliklerle dolu; ama hayat yalnızca acılardan, haksızlıklardan ve insanın kötülüğünden ibaret değil. Hayatta güzel şeyler de var; sen varsın mesela, bugün ziyaret ettiğin çocuklar var; birilerinin sevginin bacağına sarılıyor olması, bir umut kaynağıdır.

Bu hayatta, sıradan acılar çekmemiş olabilirsin; ama hayat acılara tutunarak yaşanmaz, kimse bu kadar güçlü değil; hayat acıyla mutluluğa, Yürek'ini birlikte açarak yaşanır.

Hata ediyorsun! Çevrendekileri bırak, kendini çok üzüyorsun.

Bizim köyde Samet vardı, Babaannem dere kenarında çırpı toplarken, boğuluverdi Karanlık Gölde. Göle düşünce belli ki kenardaki büyük otlara tutunmuş; otların başları kopukmuş küçük bedenini bulduklarında. Samet'in ceseti gözümden hiç çıkmaz,Barbie Bebek gibi, zannedersin ki bir oyuncak; o kadar pürüzsüz, taze, parlak bir beden. Cenazede, babamla doya doya ağladık; çünkü ağlamak için gerçekten iyi bir nedendi. Çok düşünmüşümdür; acaba babaannem nasıl acılar çekmiştir, nasıl kendisini sorumlu, suçlu bulmuştur diye; o da pankreas kanserinden öldü rahmetli.

Demiyorum ki, yeri geldiğinde doya doya ağlamayalım; demiyorum ki bugün yaşadıkların seni mutluluktan sarhoş etmeli; ama acılara direnecek güçtesin, bu gücünü kullan!

Bizler, başımıza geleceklerden bir kısmını, kendimiz seçeriz. İnsan hayatta daima kendisiyle karşılaşır. Gülümseyerek dolaşırsak sokaklarda, bize bakanlardan bir kaç tanesi de bize gülümser.

Bugün yolda yürürken, karşıdan bir zenci öğrenci bana çam kozalağı gönderdi, beni fark etmedi, canı sıkkındı belki, yolda gördüğün teneke kutuya bir tekme savurursun ya, öyle bir tekme attı kozalağa, ben de topuk pasıyle kozalağı ağaçların arasına gönderdim; kocaman bir gülümsemeyle zenci çocuğun gözlerine baktım; biraz çekindi ilk önce, sonra dayanamadı, gülümsedi bana.

Sokakta, en öfkeli bakışlarla dolaşırsan, en öfkeli bakışlar çeker seni, algın oraya yönelir; sana gülümseyecek olan da yüzündeki olumsuzluğu görünce, çeker kendisini.

Demiyorum ki başımıza gelecekleri biz seçeriz. Ama mücadele etmeyi biz seçeriz. Biz mücadele ettikçe, karşımıza, bizi üzecek daha az üzücü olay çıkacaktır.

Hayatını, acılardan ibaret yapmaktan vazgeç! Kendini öldürürcesine üzüntü'nün kendisine bağlamaktan vazgeç.

Bugün bir kediyi bir arabanın ezdiğini görseydim, üzülürdüm. Hayat üzerine düşünürdüm, eski düşündüklerimi toparlardım, bir sonuç çıkartırdım, belki birikimim olurdu içinde ve ağlardım. Belki birikimim olurdu içimde ve gözümden tek damla yaş gelmezdi, ; ama tüm günümü kedinin ölüm anı üzerine kurmazdım; biliyorum ki bu kadar lüks değil yaşam; bu kadar güçlü değilim.

Lütfen, hayatın sana gönderdiği kara bulutlara, gözlerindeki sevginin ışığını çak. Çak ki rahat bıraksınlar seni.

Yoksa kendini bağlamışsın kara bulutlara, gittiğin yere beni de götürün diyorsun, gönüllüsün.

Gönül bunun için değil.
Sevginin gücü bunun için değil.

O gücü, olumlu yönde kullan; hayatla güç savaşına girme, kaybedersin.

Sevgi ve Saygılarımla,

Adlı

öykü dedi ki...

( blog yorumları yonlendırılemıyor bazılarını kendım bu sekılde yayınlamak durumunda kalıyorum)


herkese sonsuz tsklerım ve sevgılerımle

öykü dedi ki...

Of öykü of. Benim acizliğimi de anlatıyorsun aslında

KISACA FD

Nesrin dedi ki...

Hani o uzun yorum var ya aynısını ben yazacaktım sana. Evet bu olay niye seni buldu bilmiyorum, ama lüften artık kendini üzme.