11 Mart 2010 Perşembe

bazıları kendini yakar.. digerlerı öylece bakar..

LÜTFEN ! en ınce ayrıntısına kadar oku..
Fikrini beklıyorum.

Bundan belkı bı 5- 6
Belkı az daha fazla bir zaman öncesi
başladı bu akım..
Tv lerde dıllendırıldı..
Elektronık postalarla maıl olarak ınsanlar bırbırıne gönderdı..
Temel dusuncesı ; O anı yaşa!
gelecegi gecmısı cok dusunme .. İdeallerın olmasın.. Hayat bir andır .O an da bu andır .
düşüncesi yerlestırıldı beyınlere..

Hıc bı seyı kafana takma !
onemseme ,dusunme kızma !
sadece yasa !..
Tevekkel ol ! sorma! sorgulama !
sadece yasa
Hakkını da cok arama .. Herseyın bı nedenı vardır nasılsa
Hayatı akısına bırak !
dendi...
Zaten kolayına hazırdık..yorgunduk umıtsızdık.. bırakıverdık kendımızı
Bu dusuncenın cumlelerının bınbır türlusu ucustu konusmalarda
herkes bırbırıne soyledı..
Çok bıkkındık..Cok yorgun cok mutsuzduk halk olarak
Iyı geldı bu.. Sarıldık.. Can dundar ın mesela bu tarzda cok yazısını okudum ben..
Sonra.. yıllar gectıkten sonra da sorguladım..
Guzel guzel sıırımsı
aşkı sevdayı hayatı anlatan adamı gazetelerde baska bırısyle gorunce..
neden sadakatı mesela en guzel seklıyle sıırlerıne yazılarına dökerken sadakatsız dıye dusundum..
Bı surectı o belkı de
O donemın en onemlı en okunan en sozu gecenlerı
bıze bunu aşıladı
O anı yaşayalım cok dusunmeyelım sorgulamayalım mı ıstedıler?
Bılmıyorum..
Bu benı aşıyor.. Bılen varsa soylesın..
Bunları neden yazdım..
Ben kendısını sorgulayan bı ınsanım.. Hayatı gecmısımı gelecegımı herseyı sorguluyorum..
Endıselerım var gelecege aıt
kızdıklarım var.
haksızlık yaptıklarını dusunduklerım var
*
Bunları konusuyordum arkadsımla..
O uzun zamandır kendısını adadı.. Kısısel gelısım programlarına semınerlere katılıyor.. aktıf gorev alıyor.. Çokca okuyor..
Hayatı en derın ıncelıklerıne kadar anlama ögrenme yolunda ılerlıyor..
Kendı anlatımı bu.
Gecende konusuyorduk
Yenı bı sey gelıstırmıs ogrenmıs daha dogrusu bı kıtap adı verdı..
O kıtaptakı ogretılerı kendı hayatına gecırmıs
Bana da onerdı..
Kım sana bı kotuluk yaparsa
canını yakarsa kesınlıkle ıcınden ona kızgınlık nefret kın ve benzerı duyguları gecırmıyceksın bu duyguları ıcınde barındırmıycaksın
Çunku butun bunlar sadece senı asagı ceken baska da bıseye yaramayan duygular
Pekı ne yapacaksın?
O kısı kımse senın canını yakan ..
ona;
SENI SEVIYORUM dıyceksın
Dısardan seslı demen de gerekmıyor ıcınden dıyceksın.. O senın canını yakacak sen ona dıyceksın kı;
Ben senı affedıyorum senı sevıyorum..
Benı bılırsınız sevgı kelebegı gıbı ordan oraya ucusan bazen aptalca kalabılecek kadar ıyımser bı ınsan olmama ragmen bu yaklasım bana
cok utopık geldı
ben yapamam
kızdıgımda en azındn o an ıcın bı surelık ıcın o kızgınlık vardır senı sevıyorum falan dıyemem
Şirketınde bı haksızlıga ugramıs
anlattı gercekten de cıddı bı haksızlık goz gore gore bıseyelre maruz kalmıs şefı tarafından .. susmus
ıcınden senı sevıyorum demıs susmus
Şef o buyuk hatayı yaptıktan bı hafta sonra onu cagırmıs
demıs kı sen boyle boyle bı hata yaptın.. bunu bı an once duzelt
Hata onun hatası degılken sessızce dınlemıs ve bısey dememıs.. kızmamıs susmus
Pekı elımden gelenı yapıcam demıs cıkmıs
Resmen köpurdum
yok artık sen ne yapmaya calısıyrosun bu ne boyle ya !
dedım
Haksızlık yasıyrosun susuyorsun ve
senı sevıyorum dıye bı mod tutturmus gıdıyrosun nereye kadar bu!
ıcındekı bırıkımler ne olacak?
Ya oyku anlamıyrosun
dunya malı dunyada dunya hırsları dunyada ben bunları coktan gectım
sen anlayamıyrosun
Bılıyor musun ben artık gercekten hıc uzulmuyorum dedı..
Ben anlayamıyorum evet..
Bu kadar kabullenıs bana kendını bırakıs gıbı gelıyor ve anlayamıyorum..
Anlayan bırılerı varsa bana da anlatsın..

37 yorum:

ramazan dedi ki...

Bu anı yaşa felsefesine mesafeli duranlardanım.İnsan yaradılışına pek uygun olmasa gerek.Düşünebilmek insana göre olduğundan,düşünmeden nasıl yaşanır.Rüzgara kapılmış bir yaprak gibi veya akan dereye kendini kaptırmış bir dal parçası misali.Doğrusu böylesi bir hayatı istemezdim.
Sevgiler.

Ece dedi ki...

YORGUN DEMOKRAT ARKADASIN...BUNALMIS SIKILMIS HAYAT YORMUS ONU VE ODA BU ZIRHIN ICINE HAPSETMIS KENDISINI,ARKADASINI BEN TANIMIYORUM AMA O ESKI ARKASININ ESKI KISILIGI OLSA HAKSIZLIGA UGRASMISSA DERMI KI SEFIN SENI SEVIYORUM SANMIYORUM,İÇİNDEN AYNEN SUNU DER,Z....BASIMDAN VE HAKSIZCA OLAN HAKSIZLIGI ARAR BULUR...BIRAKIN UCSUZ BUCAKSIZ ORMANDA YURUSUN YUREGINE,AYAGINA BATAN DIKENLERI KENDI ELLERIYLE TEMIZLESIN RUHUNU DINLENDIRSIN ZAMAN IHTIYACI VAR VE ICINDEKI SAVASI KAYBETMEMESI ICINDE BUNU GELISTIRDI KENDI KENDINE VE KENDISINE ITIRAF EDEMEDIGI SEYLERI BU SEKILDE ATLATMAYA KENDI KENDINE KABULLENDIRMEYE CABALIYOR ESKI HALINE DONECEKTIR..BIR LASTIGI CEK CEK CEK BELLI BIR YERE KADAR GIDER SONRASINDA BIRAK OYLE BIR HIZLA DONER KI ŞAŞARSIN VE DAHA MUTLU VE VERIMLI OLACAKTIR AMA ZAMANA IHTIYACI,O YUZDEN BELLI BIR SURE BU BOYLE OLACAK VE ÇEVRESINDEKI INANLARIN DESTEGINE IHTIYAC DUYACAK AKIL VERMELERINE DEGIL HER INSAN KENDI KENDININ DOKTORUDUR VE HAYAT DEMIYEYIM INSAN INSANA OYLE ACILAR YAŞATIYOR KI INSAN KIMI ZAMAN KENDI KISILIGINDEN SUPHE ETMEYE BASLIYOR,GECICIDIR :)AZ ONCE YORUM YAZDIM GENE GÜME GITTI:)))BUNU BASTAN GENE ICIMDEN GELDIGI GIBI YAZDIM:)...

nalan dedi ki...

dünya malı dünyada çok doğru ama nereye kadar ?
:)
çalışmak zorundayız, yaşamımızı devam ettirmek ve istesek de istemesek de kendimizi korumak zorundayız. bu şekilde ancak inzivada devam edebilir gibi geliyor bana, ben yapamazdım.

Ayça dedi ki...

Günaydın Öyküm, anlamıyorum, uzun zamandır da anlamakta güçlük çektiğim çok önemli noktalara parmak basmışsın. Bu bahsettiğin kitabı, arkadaşına öğrettiklerini çok iyi biliyorum çünkü kişisel gelişimle ilgili bankada çalışırken, işim gereği okumak zorunda bırakılıyordum. Her hafta eğitimler, kişisel gelişim seminerleri, koca koca insanlar olmuşuz hala ödev kitap vermeler falan. Kafamı da çok yordum zamanında acaba işe yarıyor mu bu kitaplar diye. Yok öyle bi şey! Aklıma bir dönem Hollywood filmlerinin ardından zihinlere işlenen mesajlar geliyor. Bu mesajları senarist, yönetmen ve Pentagon ortaklaşa hazırlıyordu :))) Ya düşünüyorum öyleyse varım. Ben tepkimi göstermedikten sonra ne anlamı kaldı yaşamamın :) Bana haksızlık ya da kötülük yapana aynı karşılığı vermiyorum elbet ama tepkisiz kalmak, yooo insanca bir hareket değil... Öpüyorum çok

beenmaya dedi ki...

kendime dair en büyük eleştirimdir; geçmişin gölgesinden kurtulamayıp, geçmişi de sürekli düşünmekten vazgeçmeyip şimdi'yi yaşayamamak...

ama bu eleştiri kesinlikle geçmişi yok say, geleceği hiç düşünme ve anı yaşa şeklinde değil. bu eleştiri geçmiş artık geçti ve gitti, hiçbir şeyi değiştiremeyeceğine göre geçmişi eşelemenin hiç gereği yok şeklinde. geçmişini yok sayma, çünkü seni şu andaki sen yapan geçmişindir, dersini al ve devam et hayatına...

bu eleştiri geleceği sürekli kurgulayıp, üzerine çok fazla düşünüp, sürekli plan program yapıp hayatı ıskalama şeklinde. geleceğine dair elbette hayallerini kur, düşle, plan yap, kendine bir yol çiz. ama bunları yaparken dikkat et zaman öyle hızlı geçiyor ki hayatı ıskalayıp es geçmeyesin ve sonra kaçıdıkların, yapamadıkların için pişman olmayasın şeklinde...

evet anı yaşa, şimdi'nin hakkını ver. geçmişinden vazgeçmeden içinde bulunduğun şimdi'nin anlamını ver, şimdi'ni yaşa ki geleceğin şekillensin...

işte budur benim kendime en büyük eleştirim. ha ne kadarını yapabiliyorum, ne kadarını yapabiliyoruz o ayrı tabi...

Adsız dedi ki...

Öykü Günaydın,

Bana göre böyle bir akım yaşam standartları ile çok ilişkili; hayata bir adım önde başlamış, yaşamda her şeyi fazlası ile elde etmiş, standartları yüksek bir hayat sürmüş ve daha hayatının yarısına gelmeden bıkkınlık duyup hayatı sorgulamaya başlamış, doyumsuz bir insan ile, hayata atılır atılmaz yaşam mücadelesine başlamış, elinde hiç bir şeyi olmayan, çalışmak ve hayatını sıfırdan kurmak zorunda kalan insan için aynı anlamı taşımaz bu akım.

Şimdi bizim gibi büyük çoğunluğun asgari ücret denilen cüzi bir rakamla geçinmeye çalıştığı toplumlarda, ‘hiç bir şeyi kafana takma sorma, sorgulama, anı yaşa, geleceğini düşünme’
akımları ile yaşam felsefeleri yaymaya çalışanlar, toplumunu tanımayan,tamamını kendi çevresi ile örnekleyen insanlardır.

Birçok insan sorgulamasa, hakkını aramasa, geleceğini düşünmese; Ankara’nın ayazında çadırlarda gecelemez, gelecek kaygısına düşmezdi.

İnsanlar aslında bu kişisel gelişim kitapları veya eğitimleri ile kendi ruhlarını iyileştirmeye çalışırken aslında farkında olmadan kendi kişiliklerini kaybedip, tepkisiz, bencil, ben merkezci birer birey oluyorlar.

Serap

babycakes dedi ki...

"Bılıyor musun ben artık gercekten hıc uzulmuyorum dedı.." ben buraya takıldım. Üzülmek de insanı insan yapan bir duygu değil mi? elbette sevindiğimiz gibi üzüleceğiz de yoksa tüm duygularımızı yaşamazsak bir bitkiden n'farkımız kalır?? bence önemli olan herşeyin dozu. Dozunu iyi ayarlamak gerek hayatın...

MÜNSTER dedi ki...

Bence hic ölmeyecekmis gibi bu dünya icin, yarin ölecekmis gibi de ahiret icin calismaliyiz... Bizim bu dünyaya da, ahirete de ihtiyacimiz var... Öyleyse bana göre bu dünyada yasadiklarimiza, tepkisiz kalmamiz anlamsiz... Tabii sinirlari dahilinde tepki.... En azindan hakkimizi korumaliyiz, insaniz biz... Sunu biliyorum ki, arkadasinizin yaptigi gibi gercekten haksizliklar karsisinda o kadar tekpisiz kalabiliyorsak o zaman ermis olmamiz lazim... O da bu dünya ortaminda o kadar kolay degil... En azindan anlattiginiz örnekte kendimizi savunup , yapmamiz gerekeni ondan sonra yapmaliyiz... Tepki diyorum... Kavga degil, öfke, kötü söz degil... Hepimiz biliyoruz, dünya mali dünyada kalir... Ama atalarimiz ne demis.... "Sen ee.... saglam kaziga bagla, gerisi Allah Kerim"... Buna aynen katiliyorum... Rabbim "benden isteyin" demis, ama isterken de bunun temellerini bizim atmamizi istemis... O zaman dünya icin de calismaliyiz.... Isin ahiret kismuna gelirsek, yapmamiz farz olan görevlerimizin yaninda öncelikle, gercek ama insan gibi insan olmaliyiz... Bence böyle düsünür ve davranirsak her iki dünyayi da kazaniriz.... Allah hepimizin yardimcisi olsun... Sevgilerimle,

aa dedi ki...

yazında birbirinden farklı iki tez ön plâna çıkıyor.

i) "o ânı yaşa."
bu biraz sığ bir yaklaşım sanki. hadi plân falan yapma, o ânın tadını çıkar, aklına geleni yap, kalk istediğin yere git, tamam da, hayal kuramazsın bir kere hiç. hayal kurdurmayan bir felsefe yaşam felsefesi olabilir mi, emin değilim.

ii) "sana olumsuz/kötülükle gelene, sen olumlu/iyilikle git."
bu, boş bir felsefe değil işte. yapabilen için gerçek bir mutluluk ve/veya huzur kaynağı bile olabilir hatta. denemeden reddetmemek gerek kanımca. arkadaşın haklı, en azından denemeye başlamış o. biraz da zamanla yerine oturacak bir yaklaşım ancak. "ben artık böyle yapıyorum,"un da bir basamak ilerisine geçmek, kendini frenleyerek böyle davranmaktan çıkıp bunu temel kişilik özelliğine dönüştürebilmek gerekiyor. hepimiz için zor bir sınav. ama denemek gerek, hem ne kaybedebiliriz, şimdiki hâlimizi biliyoruz nasılsa, o zaten elde bir, olmadı döneriz tekrar.

güzel bir konu ve yazıydı. tebrik ve eyv..

elifin terazisi dedi ki...

Hadi hep birlikte ülkemi bu hale getirenlere seni seviyorum diyelim...Hiiç bana göre değil bu işler. Öyle sevgi pıtırcığı gibi dolaşamam; öfkemle, sevgimle , kızgınlığımla, affetmemle,mehametimle, vb duygularımla bir insanım ben.Duymamışlarmı hiç denizler durulmaz dalgalanmadan...

Adsız dedi ki...

Anı yaşamak geleceği düşünmemek değildir,geleceği düşünmeden yaşanır mı?İnsanın hedeferi olmalı ki onlara ulaştığında mutluluğu tadabilsin,kaybettiğinde tecrübe kazanabilsin.Anı yaşamak,mutlu bir anında ya bu mutluluk bozulursa,ya kaybedersem gibi kötü düşünceleri kafandan atıp o anın tadını çıkarmaktır.Anı yaşamak sana hakaret,haksızlık yapıldığında susmak değildir.Susarsan ezilirsin,hayatta yerin neresi olur,boş bir insan olursun.Anı yaşamak boşvermek değildir.Yeri geldiğinde yaşarsın anı,yeri geldiğinde de savaşmak gerekir,kaybetmeden kazanamazsın.Mutlu olmak boşvermek olamaz,boşvermek pes etmektir,güçsüzlüktür,zayıflıktır.Bende bir ara okudum o kitaplardan ama yok o kadar kolay değil bu dünya,haksızlığa uğradığında muhakkak savunmanı yapmalısın,karşı çıkmalısın.Kızıdığımda o an karşımdakine bir şey söylemediğim anlar olmuştur elbet ama içimden ağzıma geleni sayıp rahatlamışımdır : )Güzel bir konuya değinmişsin öykü

Ekin

öykü dedi ki...

Ramazan abi
sızın de soyledıgınız gıbı hayatın akısına hıc bı caba sarfetmeden kendını bırakmak cok hatalı
getırılerı de ıyı olamaycktır

öykü dedi ki...

Ececım bırıncı yorum gıtmıs ama ıkıncısı de bence fıkrlerını guzelce anlatmıs
cok tsk edıyorum

öykü dedi ki...

Nalan bı ara
sanırım hındıstandaydı
bı guru vardı
genc bı cocuk
tanrılastırmıslardı onu
bı agacın kovugunda
yemedn ıcmeden
dunyevı hıcbıseyle temas etmeden
ınzıvaya ckılmıstı
boyle bı hayatı
anlamak mumkun degıl..

öykü dedi ki...

Aycacım
canım benım bak sen de aynı seylerden gecmıssın
okumussun
semınerlere katılmıssın
zorıunlu olarak yapmıssın bunları ama
ne olduklarını ıcerıklerını ıyıce kavrayacak
kadar yasamıssın
geldıgın nokta ve fıkırlerın bunları yasayan bı ınsn olarak benım acımdan cok onemlı
ve bak bos ısler bunlara gelıyor sonucu
kesınlıkle senınle aynı fıkırdeyım

öykü dedi ki...

Mayacım
ne bırakmak
ne de cok takılıp ırdeleyerek kendını hırpalamak en onemlı sey burada
denge...
o dengeyı kurmak onemlı

öykü dedi ki...

Serap
yorumunu yazıma ek olarak kabul edıyorum ızın verırsen..
O kadar guzel ısık tutmus kı yazdıkların
olay bu
bı kesım standartı yuksek bazı seylerı asmıs bı hayatı yasraken
ortasında bı durup
kendını sorguıluyor ve boylesı bı boyutu yasyabılıyor
ve dedıgın gıbı bogaz tokluguna yasayan bırısı ıcın
bu sorgulamalar ne ıfade eder
koca bı hıc..
ve devamında yazdıklarına da aynen katılıyorum

öykü dedi ki...

babycakes
aynen katılıyorum
dnge onemlı
hıcbıseye uzulmemek cok dogal bı durum degıl
mutlaka yasrakn kendımızı kastıgımız uzuldugumuz kırıldıgımız bıseyler olacak
bunları yasaycagız
cok ınsani duygular bunlar.

öykü dedi ki...

MÜNSTER senın de soyledıgın gıbı
hıc calısmadan
dılekte bulunup ta
bıseylerı sadece Allahtan beklemek
ya da basına gelen kotu olayları
kader ne yapayım dıye sıneye cekmek
yerın
hayatın ıcınde
yer alıp
bıze verılen yasamı
kendı cabamızla da en guzel hale getırmektır yasamın gercek felsefesı

öykü dedi ki...

aa
oncelıkle yorumun ve yaptıgın analız ıcın cok tsk ederım
katılıyorum dusuncelerıne
ve begenın ıcın de ayrıca tsk edıyorum

öykü dedi ki...

elifin terazısı

*Hadi hep birlikte ülkemi bu hale getirenlere seni seviyorum diyelim...Hiiç bana göre değil bu işler.*

demıssın
bunu yapabılen var mı su an
ben de cok merak edıyorum.
cok cok haklısın

öykü dedi ki...

Ekin yazdıgın gıbı dogal dengesınde yasamak lazım hayatı
kızdıgında evet nefret kın kotu bı duygu
yurekte barınmamalı
ama ustune basıp gectı mı bırılerı de
hıc tepkı vermemek te ne derecede
dogru dıye bı dusunupo durum tespıtı yapmalı..
Bu hayat bıze bı armagan
hem kendı ozel hayatımızı
hem de cevre dunya hayatını sorgulamalı
ve oluımsuz olan seylerın degsıımı ıcın
caba sarfetmelı

Adsız dedi ki...

Öykü ne güzel yazmışsın;
''ne bırakmak
ne de cok takılıp ırdeleyerek kendını hırpalamak en onemlı sey burada
denge...
o dengeyı kurmak onemlı''

Serap

elif ada dedi ki...

Merhaba,
Oncelikle Ada'nin sayfasina biraktigin o guzel not icin sonsuz tesekkur ediyorum.
Durust olmak gerekirse ben, felsefe ve psikoloji okumus biri olarak kisisel gelisim kitaplarini pek sevmiyorum. Cunku bazi seyleri hap gibi veriyor bu kitaplar. Oysa psikolojide her bir insanin ve yasaminin biricikligi temel alinir. Tabi ki olumlu duygular, hatta yeri gelince kabullenme son derece onemli seyler. Ama yeri gelince insan, sesini de yukseltebilmeli. Senin de yazdigin gibi dengeyi kurabilmek gerek. Aslinda bu da, galiba en zoru. Bir sey daha: Uzakdoğu felfesi, aslinda gunluk hayatta uygulaması son derece guc seyler icerir. Ama bizim halkimiz, ozellikle de kadinlarimiz garip bir bicimde bu konuda cok yetenekli olduklarini iddia ediyorlar. Tuvalette meditasyon yapanindan, birbirine enerji gonderenine... Bunlar uzun yillar suren disiplin, bir seylerden vazgecme gerektirir. Hani spor olarak yoga yapan ama sonra modern yasamin kendisine sunduklarindan sonuna kadar faydalanan, ickisinden sigarasindan vazgecemeyen birine yogi denemeyecegi gibi. Bence, tum bunlardan once susmayi becermeliyiz. Ben onu yaparim, ben sunu yaparim seklinde surekli kendimizden soz etmek yerine once susmayi becermeli ve dengeyi kurmaya calismaliyiz.
Kucak dolusu sevgiler
Umur

öykü dedi ki...

Sevgılı Umur
Bu ısın egıtımını almıs
bılen bırısı olarak bu yorumundan cok mutlu oldum
soyledıklerıne yurekten katılıyorum
kulaktan dolma bılgılerle
bız bu ısı cok ıyı bılıyoruz dyerek
carpıtanlarda cok bu ısın ıcınde..

senın soyledıgın bıseye de cok katılıyorum
dınlemeyı bılmıyoruz..
susmayı bılmelı
dınlemeyı bılmelı
bıldıklerımızı ancak konusmalıyız
bılmedıgımız konularda fıkır beyan etmek yanlıs.. bunu sıkca yapıyor ınsanlar..
ve evet denge
hayatın ıcınde
her konuda denge en onemlısı
geldıgın ıcın
yorumun ıcın cok tsk edıyorum
sevgılerımle

papatya dedi ki...

Kimse kimseyi uzmesin derken bu degildi kast ettigim kesinlikle.Bu cok farkli.
Kendimizi ifade edebiliyorsak her halimizle iste o an biz variz.Hayati bu denli duyarsiz yasamak niye.Insan duygularini dusuncelerini bastirarak mutlu olabilir mi?
Herseyi tadinda birakmak lazim bence..
Sevgiyle kal canim..

öykü dedi ki...

benden de kocaman sevgıler papatyacım

papatya dedi ki...

Canim aldim ben mesajini cok cok tesekkur ediyorum.Sadece onu yayinlamadim.Kocaman opuyorum.Ve hemen evim evim guzel evime geciyorum gordum yenilikler var orada.

öykü dedi ki...

Tamam o zaman:)
sımdı alamadın dıye bı kez daha yazdım
onu da yayınlama şstersen
cok optum papatyacım sevgılerımle

papatya dedi ki...

Ilki kayboldu bir an tam yazmak icin sayfana geldim ikinciyi yolladigini okuyunca cok sevindim.Tekrar sayfama dondum. Bu defa kaybolan ilk mesajda geri gelmisti.Anlamadim bu ne demek ama ben en iyisi yayinlayayim sunlarida tekrar kaybolup sana zahmet vermeyeyim.

Cok ama cok tesekkur ediyorum canim benim..
Ve de coooooooook opuyorum...

öykü dedi ki...

Ne demek her zaman seve seve..

Begonvilli Ev dedi ki...

İade-i ziyarete geldi. İyiki de gelmişim; bu nasıl bir içerik böyle, yaşamın ta kendisi, dolu dolu sayfalar.

Yazılarınızla ilgili düşüncelerimi de yorum olarak yazacağım elbette ama önce bu harika blog sayfasının altından girip üstünden çıkayım. Belli ki her gün uğrayacağım buraya. Sevgiler, selamlar.

öykü dedi ki...

Ne mutlu bana boyle dusundugunuz ıcın..
Çok teşekkur edıyorum
Hosgeldınız:)

bozbek dedi ki...

Hayatımın her anında sevgi pıtırcığı gibi yaşamak hiç bana göre değil açıkçası. Ben herşeyi affederim, herkesi severim, bana taş atana ben gül atarım hep diyenlere de pek inanmak gelmiyor içimden. İnsanoğlu yaradılış gereği içinde her türlü duyguyu taşıyor bence. Sevgiyi de , nefreti de, kızgınlığı da, kini de, üzüntüyü de , sevinci de. Bazen vahşiden de en vahşi olabiliyor insanoğlu. Evet iyi, olumlu duyguları yaşayıp, diğerlerini bastırmaya çalışmak doğru olan ama kızılması gereken yerde de kızacak insan, hakkını arayacak, sevdi mi sevecek ama sevmediğine de sever gibi görünmeyecek. Seni sevmiyorum demeyecek belki ama araya mesafe koymayı bilecek..
Sevgilerimle

öykü dedi ki...

Bozbek sana sonuna kadar katılıyorum..
Insanın bı karakterı
ve o karakterın getırdıgı de bı durusu olmalı
nefret ve kın guzel duygular degıl bunları barındırmamalı ama
bu kadar herseyı de
alttan alıcı
kendısını ezdırıcı yaklasımlarla donatılmamalı
sevgılerımle

Alev dedi ki...

Bu felsefe öylesine sinsi ve evrensel bir kötülük içeriyor ki,buna benzer söylemleri olan Hint ve Çin felsefeleri kendi toplumlarındaki zavallı insanların başkaldırıp haklarını aramasını engellemek için kulanılıyor.Kim tarafından?Toplumun zenginliğini sömüren güçlüler tarafından.Sonuç:Hindistan'daki kast sistemiyle cehennemden beter hayatları gönüllü yaşayan zavallılar sürüsü,Çin'de makine kadar değer verilmeyen robot köleler gibi kullanılan sözde insanlar.Tarihin karanlık sayfalarında tahrif edilmiş Hıristiyanlık kullanılarak katledilmiş ve zenginliklerine el konulmuş Amerika ve Afrika örnekleri(ki aynı barbar Avrupa halklarının Hindistan,Çin ve Osmanlı'ya neler yaptıkları da ortada).Bütün bunların nedeni"Düşmanını sev,sağ yanağına vurana sol yanağını çevir,sana taş atana ekmek at"masallarıyla uyutulmuş toplumlar değil mi?Gerçi sonra gerçekleri görmeye başlamışlar ama iş işten geçmiş.Kendi imparatorluğumuz da bu düşmansever salaklar yüzünden yıkılmadı mı?Allahtan Atamız ve halkımız bu palavrayı yutmamış ta bugün üzerinde rahatça laf salatası yapabildiğimiz her karışı kanla yoğrulmuş bir vatanımız olmuş.Son söz olarak "Akıllarını güzelce kullanmayanları Allah pislik içinde bırakır"(Yunus,100)diyorum.

öykü dedi ki...

Sevgılı Alev
benım yazımı tamamlayan
hatta cok sey katan bu guzel yorumun ıcın
cok tsk edıyorum
hosgeldın
sevgılerımle..