30 Mayıs 2013 Perşembe

Kendini martılarla bir tutma, senin kanatların yok...

1970’ler…

20. yüzyılın en güzel yılları.
Henüz tam uygarlaşmamışız. Değirmenlerle savaşta yenilmemişiz daha. Yedi kat yalnızlığa gömülmemişiz.

İnanın bana, o zaman aşklar ömür boyu sürerdi.
Bir kız, camdan el salladı mı, havalara uçardık. Bir gülücük, mahcup, kaçamak bir bakış, bir merhaba… Yavru kuşlar gibi heyecanlanırdık. En büyük hazine kalbimizdeydi
. Nasıl utangaçtık; gönül verdiğimiz kişiyi incitmekten de, onun karşısında küçük düşmekten de ödümüz kopardı.
 Karşılıksız aşklar, ebediyen saklanan sırlara dönüşürdü.
 Uzaktan sevmek diye bir şey vardı.

Yoksulduk. Canımıza yapışan, kemiğimizi çürüten fukaralığın üstüne kat kat, gıcır gıcır gurur kostümleri giyerdik
. Fakir, ama onurluyduk. Çünkü tarihimiz bize kudretten, zenginlikten bahsediyordu.
Edebiyat, bütün hücrelerimize azim aşılıyordu.
 Şarkılarda daima taptaze bir umut çınlıyordu.
Felekle kapışıyor, çaresizliğe meydan okuyor, yer sofralarında yürekten şükrediyorduk.

....

Bugun  bu yazıyla karşılaştım..
Kime aıt ?...kımındır??... bılmıyorum ama  resmen  yuregımden vurdu benı..

Hep sadelik ıstedım hayatımda..
hep doğallıktan yana oldum..
Hep sevgıyı yucelttım..  manevıyat benım ıcın herseyın ustunde oldu..
Bırının derdını  dınlerken yuzeysellesemedım ıcsellestırdım uzdum kendımı
sevdıgımdeyse en derınlıklerde  hıssettım   sevgının acısını mutlulgunu..

Ve bu satırlarda
o dogallıgı buldum.. o sadelıgı  masumluğu buldum..
Geldıgımız   doneme bakınca...
katılıyorum yazıya..


gerçekten degırmenlerle  savaşta  çoktan yenılmısız bız.

21 yorum:

Nesrin dedi ki...

gerçekten de çok derinden bir yazı olmuş ..
gerçekten önceden herşey bambaşkaydı yada ben mi küçüktümde görmüyordum bilmyorum...

öykü dedi ki...

su anlatılanlara bakınca eksık hıssettırıyor ınsna

Adsız dedi ki...

http://m.youtube.com/#/watch?v=92pkp2gX7hc&desktop_uri=%2Fwatch%3Fv%3D92pkp2gX7hc. Yazıyı okuyunca içimden bu geçti. Alakasız oldu belki ama ne bileyim bir önceki yazındayım sanırım ben :) amaan neyse ne işte :) ister dinle ister dinleme Öykü'm. Sevdiğim bir şarkı işte :)) Ekin :)

öykü dedi ki...

Ekıncım cok merak ettım ama

böyle çıkmadı sarkı adını versen ben denesem dinlesem?

Adsız dedi ki...

:)) beceremdim yani :) Ezginin günlüğü- eksik birşey mi var :)

öykü dedi ki...

Ah ! bayılırım ona


sımdı hemen dınlıyorum:))

cok tsk ederım ekıncım

Adsız dedi ki...

Ay yanlış anlama ben beceremedim yani :)

öykü dedi ki...

deme oyle seyler:)

su anda dınlıyorum bıle:))

Adsız dedi ki...

Bir deniz kıyısında otur ,gemiler sensiz gitsin bırak.


Özlüyorum ben ve bu özlemin çaresi yok biliyorum.

öykü dedi ki...

adsız kimsin?

Bahar dedi ki...

Gittikçe görmeyen,duymayan,umursamayan bir hale dönüşüyoruz.
insan,hep farklı arayışlara giriyor sürekli.günümüzün popüler kültürü çabuk usanan,tüketen ve mutlu olmayan bir profil çizdiriyor insana.
üzülüyorum

Bahar dedi ki...

Gittikçe görmeyen,duymayan,umursamayan bir hale dönüşüyoruz.
insan,hep farklı arayışlara giriyor sürekli.günümüzün popüler kültürü çabuk usanan,tüketen ve mutlu olmayan bir profil çizdiriyor insana.
üzülüyorum

öykü dedi ki...

ben korkuyorum artık bahar


herseyden korkuyorum..

VuslaT dedi ki...

Benide vurdu Öyküm..Benide..:(

öykü dedi ki...

Ah Vuslatım...

absalom dedi ki...

kim yazdıysa bu yazıyı bulalım o abinin ellerine sarılalım bize de oğret diye yalvaralım...

"hiç kimsenin
kafesine koyamacağı bir kus...
kaçmasını uçmasını boylesine unutmus...
gelmis
bir insan sesine konmus."

nerden aklıma geldi?
baslıktan galiba:))

kim yazmıs?
hatırlamıyorum.

muhtemelen eksik yanlıs yazdım...
bi kusurumuz varsa affola.

öykü dedi ki...

"hiç kimsenin
kafesine koyamacağı bir kus...
kaçmasını uçmasını boylesine unutmus...
gelmis
bir insan sesine konmus."



Luna Lunarita dedi ki...

cok icli ve incelikli bi yazi olmus oyku,

cok begendim.

sevgi ile,
luna.

öykü dedi ki...

Luna cok tsk ederım

Çok mutlu oldum

Siyah Kaknus dedi ki...

Yazıyı okuyunca ilk önce aklıma gelen kişi Can Dündar.
Bu yazı onun tarzına benziyor..
Malesef bu tip yazılar nette çok ama nedense yazarını sonuna eklemeye eriniyorlar.Ne yazıkki yazarı bilinemiyor..

GÖK-TÜRK dedi ki...

Benim aklıma da bu şiir geldi :

''...Benim çocukluğumda soframıza kuşlar konar
rüyalarımıza melekler uğrardı.
Kapımızdan yoğurtçu
bahçemizden ishakkuşu
kalbimizden yeni çıkan şarkılar geçerdi.

Kışın bir sobamız olurdu
sobanın yanında kedimiz
kedinin önünde yün yumağı
bir Hayat Bilgisi fotoğrafı gibiydik...''