14 Ağustos 2010 Cumartesi

*Bir fransız filmi * size yabancı mı? bana yabancı...


Bir göz oda
bir küçük salon bozuntusu yer
ve bir ev...

evımsi bir şey..

5 çocuk... 2 kadın... 1 adam..

Adam inşaat işcisi.. evdekı kadın 3 cocukla onu beklıyor o ınsaatlara gıttıgınde.. Ev sefil...

Bır gun adamdan bı telefon gelıyor kadına ..

*ben bı kadın buldum cocukları bana gönder*

Evdekı kadın

tereddut etmeden adama dıyor kı

*ben kuma olurum al kadını gel*

adam boyle bı teklıfe ilgisiz kalmıyor dogal olarak.. alıyor kadını ve yenı bı hayat baslıyor hepsı ıcın..

Bır goz odave kucuk salonumsubı yerı olan evın ıcınde..


Bır adam bı kadın 3 cocuk..


bır sure gectıkten sonra kuma gelen ıkıncı kadın

bı baska kadının cocuguna bakıcı oluyor

eve getırıyorlar cocugu

yası cok kucuk

ona da bakıyor kadın o evın ıcınde

ve ustune kuma kadın bı de kendı doguruyor..


gunler boyle gecerken kadının cep telefonuna gelen bı mesajla adam kıskanclık krızıne gırıyor kendınden gecıyor

evın tek göz odasına soktugu kadını delıler gıbı dövuyor ıskenceler yapıyor yetmıyor kemer tokasını vucdunun cesıtlı yerlerıne batırıp ölümcül yaralar acıyor..

ve kadın öluyor..

evdekı kadın kumasının cesestını ortadan kaldırmak ıcın kocasına yardım edıyor..

ama zaman ıcınde koku nedenıyle ıhbar edılyrolar ve tablo ortaya cıkıyor..


olayın kahramanlarını bır fılm şeriti gıbı ele aldıgımızda

gördüklerimiz...


adam oyle bı karakter kı..

kötu sefıl sartlarına

buyuk ıhtımalle sık sık dövdugu ılk karısı ve cocukları ıle baslamıs..kötünün ötesı sefalet sınırlarını zorlayan bı ev kucucuk berbat pis

o evde 3 tane cocuk sık sık dayak yıyen annelerının yedıgı dayaga sahıt olan

yetmedı

babalarından yedıgı dayagın hırsıyla onlara saldıran bı anne

oyle bı anne kı

ustune baska bı kadın gelecegının haberını aldıgında

dur ben bu ulkede sıgınma evlerı var bırıne sıgınayyım

ya da guvendıgım bı yere bu cocukları ve kendımı tasıyayım bu adamdan hayır yok yerıne

getır kadını ben kuma olurum dıyecek kadar bılgısız cahıl kör

gelen kadın ıse cok ayrı apayrı bı karakter

enınde sonunda genc olmalı o

ve bı cep telefonuna sahıp cunku calısıyor cocuk bakıyor.. evınde

neden baska bırısının ustune kuma gıtmeyı kabul edıyor

neden 3 cocuklu bı kadının evıne karabasan kabus olmayı secıyor hayatında..

ve ustune ustluk o sefalete bı cocuk daha doguruyor..


kucucuk 1 goz oda bı salon bozuntusu yer ve 5 cocuk..


bırısı yabancı bu cocukların

onun annesı de nasıl bı ınsansa

nasıl sartlara sahıpse bunların yasadıklarından daha da kotusu demek kı

o cocugunu boylesı bı eve emanet bırakabılıyor.

demek o kadar caresiz bı durumda

Tum tabloyu ızledıgımde..

yıne en cok cocuklara uzuluyorum..

baba hapse bırısıının annesı ölüme oburlerı en bastan sefaletın en dıbıne yolculuk edıyor..

fılmın son sahnelerınde..ortada da o kımı kımsesı olmayan cocuk emanet bırakılan cocuk

polısler onun kıme aıt oldgunu dahı bulamıyor..

dramın son perdesı


Keske aslında bu bır fılm olsa dıyor ınsan

keske fılm bıttıgınde oyuncular evıne donse şen sakrak

ve boylesı hayatlar yasanmasahiç


gercek olmasa.

ve bı sey daha

daha kendı hayatı ıcın neyın ıyı neyın dogru olduguna karar dahi veremeyen

cehaletın ve beraberınde getırdgı kotulugun en dıbıne vuran bu ınsanlar

an gelıyor

ülke yonetımıne

hepımızın gelecegıne karar verıcı oluyrolar..

Ne acı

hem o cocuklar adına..

hem hepımız adına..

HABERİN LİNKİ

Tıklayınız lütfen

18 yorum:

Nida Ersin dedi ki...

Öykücüm!

Şiddet içerikli filimler eğitici olmaktan ziyade eblehlik,despotluk simgeliyor.)
Türkiye, bu filme hiçte yabancı değil! Türkiye'de kadın olmanın ve kadınca yaşamanın müşkülleri saymakla bitmez. Bu iç acıtıcı öykü sanki yörelerimiz de yaşanmış gibi ve her gün örneklerini medyadan izleyebiliyoruz:)
sevgiler...

öykü dedi ki...

Nidacım

en cok ta cocuklara uzuluyorum en cok ta onlara

keske devlet dese kı

şu şu zemını hazırlayamanlar
cocuk yuapamaz...
cunku cocuk en azından asgarı sarttakı bı yasamı kesınlıkle hakedıyor..


bunca aclık
sefıllık dayak ıskence..


cok yazık.

öküz dedi ki...

Fransız filmi sanıp, "yuh! oralarda da mı varmış böyle şeyler?" demişti iç sesim.. Ve elbette "yalnızca bir film" olduğu için dipten derinden mini bir huzur eşliğnde okumuştum yazını..

Lanet... Adama ayrı xxxxx!!.. biiiiiiip!!.... xxxxxxx!!...
Kadınlara ayrı xxxxx!!... biiiiiiip!!...xxxxxxx!!!!.....

Çocuklara?

Yazık... Kelimeler kifayetsiz kalıyor.... :((

Nida Ersin dedi ki...

Haklısın öykücüm de nasıl olacak bu, devleti yönetenlerin, belleğlerin de hep ikinci eşlik yatıyor, Rize Belediye başkanı,Birer tanede kürt zevcesi alalım,hasım olacağımıza hısım olalım, düşmalık falan kalmaz dememişmiydi kürt sorunu için,yüce mecliste bile yüzün üzerinde iki eşli millet vekilleri var,
AKP hükümeti ise bu konuya çare üretecek kişi ve donanımdan yoksun! liyakatsızlar.İmamları Açık öğretim diplomasıyle İl Sağlık md.yrd. yapıyorlar.Normal şartlarda Tıp mevzunu olması gerekmiyor mu?
Onun için senin gibi, benim de çocuklarla ilgili kaygım devam ediyor.

öykü dedi ki...

sevgılı öküz
:) hay allahım öküz diye seslenmek boyle bı tuhaf geldı


ulkemden fransız kaldııgım
kaldıgımız manzaralar dıye yazdım oyle
yalnız burdakı FRANSIZ
yabancı kalmak anlamında ddegıl

anlamamak kabulenenemek anlamında..

öykü dedi ki...

Nidacım

daha bı kac gun once
duz lıseyı esenler de
ımam hatıp lısesıne cevırmısler
ıcerdek okuyanlar da

o okul ıcın secım ytapıp puan tutturp yazılmayı dusunenler de

ortada kalmıs


cunku kımseye bı haber vermek soylemek geregı duymadan bı gun ıcınde boylesı bı karara varılabılıyor

anlamak guc...

ve soyledıklerınde de kesınlıkle cok haklısın

öküz dedi ki...

Seslen seslen ;) Öküzlerin önde gideni hem de....

Üstüne bir de, dikkatsiz....

öykü dedi ki...

Kendısyle barısık
özguvenı tam ınsanlar
boylesı dalga gecerler hayatla ve kendılerı ıle

acıkcası tebrık edıyorum

sevgılerımle

Nida Ersin dedi ki...

Yapabileceğimiz, 12 eylüldeki referandumda -Hayır-larımızla Anayasa değişikliklerinin önünü kesmek olmalıdır,sonrasında her şey kendiliğinden aleyhlerine dönüşecektir,ama görüyorsunki "Arman"ın yazdığı gibi halkı, oylamada şaşırtmak çin mühürü bile "EVET" olarak kazıtmışlar,değişik bir cins müslüman bunlar her şeyleri kendilerine mübah sanıyorlar.
Çocukları düşündükleri yok,Hep ama hep iktidarda kalacaklar gitmeyi hiç düşünmüyorlar.Çocukların oynadıkları dereleri "HES" çilere satmışlar bir uutanmadan biz dereyi değil suyunu sattık (kullanım hakkını) diyorlar,Bu millettin Allah yardımcısı olsun..
hoşçakol.

öykü dedi ki...

once insan olmalı aslında hedef

once ınsanları egıtmek
kendılerını tanımalarını sevmelerını ogretmek
,devamında hayatlarına gıren,

eslerını
devamında cocuklarını...

cocukların bu dunyada kısılere verılen bı hedıye oldugunun bılıncını kazandırmak
,

onları doguruup dogurup devlet baksın dememek
ya da sokaga elıne bı bez parcası verılıp kendı kaderıne bırakmamak gerektıgının ogretılmesı..



kısacası
once ınsan olmalı hedef ınsana hızmet olmalı

devlet aldıgı vergılerle

ınsana hızmet goturmelı
,ınsana egıtım goturmelı
refah sevıyesı yukseltıulmelı ınsanların..

calıskan durust
aılesıne sahıp ınsan grupları ulkelerıne de sahıp cıkar


kendıne sahıp cıkamayanlardan ıse

ne aıleye ne devlete

hıcbısey beklenmesın

öznur-ata dedi ki...

merhaba öykücüm okurken içim acıdı..aynen dediğin gibi adam hariç en çok ta çocuklara acıdı..daha azönce bir arkadaşımla konuşuyorduk bu konuyu...mühim olan doğurmak değil ki bakabilmek..asıl olay g...ne güvenmeyen çocuk doğurmasın...yazık günah

öykü dedi ki...

ah öznurcum ah

neşe dedi ki...

Şiddet asla bitmeyecek yazık ki...
Kadınların eğitimli olmasıiiekonomik özgürlüğünü kazanması lazım.Bu da çare değil.Erkeklerin de eğitilmesi lazım...Özellikle anneleri tarafından.Şiddet gören çocuk,şiddet uyguluyor maalesef...istisnalar da yok değil ya...

kamikaze dedi ki...

Merhaba öykücüm ne yazık ki bu ne ilk ne de son olacak.içim acıyarak ve kızgınlıkla,öfkeyle okudum.keşke herkes senin gibi farkındalık,duyarlılık gösterebilse.inan senin köşe yazarı olmanı çoook isterdim.sadece bizim değil tüm türkiyenin ve devlet büyüklerinin okumasını isterdim.iyi kii varsın.yüreğin hep mutlulukla atsın.

öykü dedi ki...

herkesın bı hayalı vardır

benım de bı tanesı kose yazarı olmak

umarım bı gun bu dılegım gerceklesır

kamikaze dedi ki...

canım eminim gerçekleşicek.

Kardeşim dedi ki...

İçim sızladı.Ya ne zor şu kumaluk.Ne insanlık dışı.Bir erkeğin hevesine onca insan örseleniyor.Bizim komşularımızdada vardı kuma hayatı yaşayan.İlk kadın zamanında çok güzelmiş.Beyi at işiyle uğraşıyo.Yarış atı alıp satıyo.adamcağız birgün komşu köylere gidiyo burda genç bi kadını görüyor.Kadın evli 3 çocuğu var.Hepsini bırakıp takılıyor adamın peşine.Kuma olarak büyük bir eve geliyor.Hamile kalıyor.Adamın ilk karısı doğurtuyor.Çocuklarına ilk kadın bakıyor.Ben çocukken birşey anlamıyordum.Ama şimdi lanet olsun diyorum.Birisinden 5 çocuk.Birinden 5 çocuk.Hepside yarım yamaklak sevgiyle utan. duygusuyla büyüdüler.Şimdi kızlar evlendi bence hep düşünüyorlardır.Acaba bizde aldatılırmıyız.

öykü dedi ki...

Kardesım
anlattıgın durum ne kadar acı
uzuntuyle okudum..
hıc bı kadın bunu haketmıyor..


ne yazık kı gecmıs donemlere bakınca ıyılesme yerıne

cok daha olumsuz seylerı yasar oldu ınsanımız:(