17 Ağustos 2009 Pazartesi

Başka bi dünyaya açık pencere...


Derme çatma evlerının önundekı küçük bakkal dükkanının musterısı de aynı bulundugu mahallenın yoksulluk ızlerını tasıyordu..
Aldıkları cok cok bı ekmek ,
3 yumurta ,
yogurt...Cocuklarına harclık veremezlerdı o sokagın ınsanları .
Arada çok coşup ta
-al kızım bakkaldan kendıne bısey alırsın
dıye verdıklerı parayı ..Cocuklar çatapat ( duvara sürünce patlayan bı madde bulunan kagıt parcaları) ya da ıste tek lokum veya bı kac bıskuvıye verırlerdı..
Bakkal köhneydı .Dısardan bakış pis bı ıfade tasıyordu ..
Sabahları dukkanı actıklarında saga sola kosturan ırı farelerı dıger ınsanlar gorse bıle gulup gecerlerdı..Cok ta farklı degıldı evlerı..
Cocukların en sevdıgı sey ıkı tane petibör bıskuvı arasına sıkıstırılmıs lokum
Bakkal Mehmet bey amca bunu ısteyen cocuklara özenle hazırlardı..
Hıjyen dıye bısey lıterature gecmemıstı..Ya ınsanların bagısıklık sıstemı gelısmıstı..Ya da olan oluyrdu da kımse bılemıyordu neden hastalndı bu cocuklar..
Bakkal Mehmet amcanın karısı Nerıman hanım teyze 5 tane erkek cocugunun ıslerını yapmaktan ..arada alkol alan esının ezıyetlerını cekmekten bıkmıs bunalmıs bı kadın..Ama yuzu hep guler sen sakraktır..Boyle kacmıs sıkıntılarından ..Ikı cumlenın bırı kahkahayla bölünür..Komsu zıyaretlerını cok sever.. O doneme aıt bılenler bılır
uzun karton ıcıne 4 tane çokomel uzerınde jelatını..
Cok deger verdıgı komsularına gıderken nerıman hanım bunu alır goturur.. Gıttıgı komsudakı cocukların başını oksar
-Sana çokamel getırdım..
Cokomel çokamel olur onun dılınde .
Ama kımse duzeltmez..O donemlerde kımse kımseyı
-dur ben sunu bı ezeyım de bak eksıgını yuzune vurayım bozayım
hesapları yapmaz sankı..
Gerek duymaz kı buna..Herkesın cok sade kıt kanaat hayatları
ne geregı var kalp kırmanın zaten ölumlu dunya..Felsefe budur..Bayramları hep bırbırılrıne gıder gelırler.. Komsular Bakkal mehmet amcayla tokalasır dukkan önunde .
O bayram dahıl hep acar dukkanını..
Mehmet amca aksı bı ınsandır..Ogulları ıle arası ıyı degıl..Her bı fırsatta nedenlı nedensız döver kocaman ogullarını ..Bırı nerdeyse askerlık... Bı keresınde hızını alamamıs..Dukkan yanındakı elektrık dıregıne bagladıgı oglunu belındekı kayısla dovmus..Komsular zorla elınden almıstır..
Mehmet amca ıyıdır ıyı olmasına ama pistır..aksıdır..alkolıktır ..huysuzdur..
Ama Nerıman hanım teyze
Beyım der ne yapsa da benım beyımdır ..kader der
eskı kadınların bı cogu gıbı...
Cevre evler bahce ıcınde herkes bahce kapısını kapadıgında aksam saat 8 de sokakta ınsan olmaz..Tv henuz hayatlara gırmemıs.. radyolarda az muzık dınlenır..Ve ısıklar kapatılır..Ertesı gunun ılk ısıklarında coluk cocuk uyanacak peynır zeytın ekmek sade kahvaltıları demleme cayları ıle gune baslaycak..
Cocuklar sıyah önluk beyaz dantel yaka ya da kolalanmıs keten yakaları..Babaları ıle evden cıkacaktır..
Hayat bı tarıhte farklı akıslarda...

22 yorum:

Dolunay dedi ki...

bazen dıyorum , hıcbırseysız ,dahamı guzeldı hayat.

Erkan Şen dedi ki...

Günaydın,

Onun adı Osman Amcaydı bizim sokakta. Ama daha bir farklıydı... Öyleki mahalledeki çocukların bile ayrı bir verisiye defteri vardı onda ve galiba bu yüzden devretmek zorunda kaldı bakkalını...

Mahalle aralarında kolasına yapılan maçlardan sonra kim verirdi bize o olmasa 1 litrelik cam şişelerdeki kolamızı. (İçmekten çok sallayıp havaya sıkalım diye.)

Biz çocuklarla kim felsefe - siyaset konuşurdu o olmasa...

Eskiler gerçekten güzeldi Öykü... Hem de çok güzel...

Sevgiler.

Dolunay dedi ki...

sana mim yolladım arkadasım.

sufi dedi ki...

Sevgili Öykü;
Neriman teğze muhteşem "bize de gelse bize de çokamel getirse "dedim.
Sevgilerimle.

BeD@rdeM dedi ki...

Ilık bir "Rüzgar"la taşıdın bizi Öykü'lerine yine... Bakkal Mehmet amca, Neriman teyze ve terzi bilmemkim...hepimizin gizli tarihinin unutulmayan kahramanları... teşekkürler öykülerin için "Öykü" insanı :) sevgiyle...

öykü dedi ki...

Dolunaycım sadelestıkce daha guzel oldugu kesın..

öykü dedi ki...

Erkan eskıye aıt bı cok sey guzeldı
cunku bız cocuktuk
dunyayı gordugumuz goz cırkınlıklerı fıltre edıyordu bence..

öykü dedi ki...

Dolunaycım hemen bakıcam bı mım daha var yazamadıgım ıkısını bırden ılk fırsatta yazıcm tsk ederım

öykü dedi ki...

sufıcım aynen oyle
sıhırlı degnek bıze cocuklugumuzu getırse keske..
sevgılerımle.

öykü dedi ki...

Bed@rdemcım
bu yazdıgım oyku gercek
ve gercek kahramanları var su an yasamıyor onlar..
rahmet olsun dıyorum burdan bu vesıle ıle.

BeD@rdeM dedi ki...

hepimizin gerçek öykü kahramanları var Öykücüm.. kaybettiklerimize rahmet, yaşayanlara sevgiler yolluyorum.. sayende/sayemizde hiç unutulmayacaklar... unutulmayacak kadar yakınlar. sevgiyle

öykü dedi ki...

Çok tskler sevgılı Bed@rdem
dıleklerıne candan katılıyıorum
sevgılerımle

Ali İkizkaya dedi ki...

Sevgili Öykü Kız!
İki bisküi arası sade lokum bir de gazoz 20 krş du. Olimpos, Hisar diye gazozlar vardı. Sen gerçekten son iki üç yazıdır ne hoş anlatıyorsun o günleri. Seninde bir yanın o güzek sade, sıcacık günleri özlüyor olmalı.
Ellerine yüreğine sağlık.
Sevgiyle.
Ali Abin.

öykü dedi ki...

Alı abım
Bıraz kendı cocuklugumdakı guzellıklere ozlem
bıraz teyzemın anlattıklarından cıkarımlar burda anlattıklarım
son 3 yazım
nostaljık oldu
:) hepımızın ozlemlerını benım gozumden
paylasmak ıstedım
umarım basarmısımdır.

Verago dedi ki...

içimizi ısıtıyor bu yazılar, özlediğimiz ne çok şey varmış..
beni o günlere kim götürebilirdi başka? Öykü insanı'ndan başka?

öykü dedi ki...

Verago:))
sevgıler gonderıyorum kocaman
cok tskler:)

mayri dedi ki...

Tatlişkom ben bu yazıyı atlamışım. Üstteki filtreye takılmışım.

Öykücüm

Benim babamda memleketten gelecek dedeme iş olsun diye İst.Ümraniye de bakkal açmıştı onlara. Kendisi o zaman bir fabrikada formenlik yapıyordu. Sonraları kendi işini kurdu.

Hatırladığım kadarıyla içinde para olan leblebi tozlarımız vardı. Çamlıca gazozu içerdik. Hazır yoğurt kilo ile satılırdı. Dükkanda açık gaz da satılırdı. o çokomelleri bende biliyorum. Ortası delik paralarımız vardı. 2,5kuruş.

Dedem Hakkı Bey biraz aksi eski bir İstanbul beyefendisi idi. Ananem Şerife Hanım güler yüzlü nüktedan bir anadolu kadını. Ben o zamanlar ilkokul dörde gidiyordum.

Ortaokul,lise dönemlerimizde Bağlarbaşında bizim de bakkal Rafet amcamız vardı.

off offf..

Yeniden

elimizi uzatıp
arkamıza dönsek
gelir mi acep
o güzel günler geri,
bulurmuyuz yine
o ağzımızdaki hoş tadı,
yüzümüze çarpan
ılık rüzgarın
bize getirdiği
kır çiçeklerinin kokusunu,
duyabilirmiyiz
martıların çığlıklarını,
nereye kayboldu
tantavi'deki çam ağaçları,
çınaraltında denize karşı
yenen simitlerin tadı
bir garip,
kanlıcanın yoğurları
ekşimiş mi ne
niye alamıyoruz o miss
gibi süt kokan tadı ,
şu aynada görünen
saçına aklar düşmüş
o kadın kim
tanık geliyor eskilerden,
biz daha bizden gitmeden
toparlanıp kalkalım ayağa
yeniden....

bay

Sevgi Küçük dedi ki...

off yaa...inan gene eski günlere gittim sabah sabah. :(
ne güzel yazmışsın. evet o zamanlar hijyen böyle değildi ama havadan da nem kapmazdı çocuklar. en büyük keyfimiz o lokumlu bisküvilerdi. babadan para alır damlardık.bir de şemsiye şeklindeki renkli ve parlak kağıtlara sarılı çikolataları severdim ben. tüm gün sokakta oynamaktan yara bere içinde kalırdı dizlerim. bazen izi kalmış yerlere bakar hala gülümserim. bisikletti ağaca tırmanıp meyve toplama (tercihan komşu amcanın bahçesinden ve gizlice) keyifti. amca görür ama dallara zarar vermedikçe ses çıkarmazdı... :)
offf...hadi ben çocukluğuma dönüyorum! bir süre yokum!! :P

öykü dedi ki...

mayrıcım
ne kadar guzel anılarını paylasmıssın bızımle
sonsuz tsk edıyorum
sevgılerımle

öykü dedi ki...

Sevgı
ah o gunler o gunler dıyorum
ve ben de cok ozluyorum

Mine dedi ki...

Senin sıcacık yazılarını gülümseyerek, hüzünlenerek, hislenerek okuyoruz ki... acaba bu dönemin 15-20 yaş arası gençler okuduğunda da bizim gibi hissedebilirler mi ?

yüreğine sağlık Öykü'cüm..

öykü dedi ki...

Mınecım
umarım 15 - 20 yas arası arkadslrımızda okur
ve bıze ne kadarını paylasıklarını ne hıssetıklerını yazarlar
ınan ben de merak edıyorum.