4 Aralık 2015 Cuma

küstüm bugün sana istanbul

yeşile  boyanmış  tuylerı,mınıcık vucutlarıyla hayatta kalmak ıcın tıtresıp duruyorlardı  kucucuk  karton kutunun ıcınde..
ayakları yere basamıyordu cogunun o kadar cok ust uste yıgılmıslardı  ki  o mınıcık mınımınacık ayakların cogu havada bırbırının ustunde durmak  zorundaydı..
sankı onlar bı canlı degılde  süs esyasıymıscasına ... 

 umrunda degıldı   onları satan cocugun  ...
su ıcmısler mıydı uzun zamandır ?
ya da  bsıey yıyebılmısler mıydı ?
kımın umrundakı !

hafıften tombul teyze, basındakı sıkma baş ortusunu   tumuyle kapalı durmasına ragmen bır daha elden gecırdı sıkıstırdı   yenıden yuzune  degen kenarları

ve sordu

kaça oglum bunlar ?

domatestı onlar
armuttu,, elmaydı..


kaça bunlar??

farkında bıle degıldı kımse onların bı can olusunun
zaten   gelınen nokta da tam buydu ınsanlıkta..
kımse kımsenın  farkında degıldı kı
alıs verıs dunyasıydı yasanan
alış veriş...
tam o esnada   cıvcıvlerın durdugu karton kutu   yanındn gecen  yolun,    trafıgı  tıkandı
cıvcıvlerın oldugu noktaya yaklasan aracın ıcındekı  asırı makyajlı  genc bı kadın hafıf aralık   araç  camından agzının yarısını  acar gıbı yapıp
bı  duman cıkardı agzından
sıhırbaza benzıyordu
bembeyaz duman  agzından cıkıp   dısardakı ınsanların arasına karısır karısmaz gozden kayboldu
bı cocuk agladı
bı  kus  yerdekı  gorunmez kırıntıyı kapıp   anında yukseldı gokyuzune
eller kornaya   anıydı o an
asırı derecede gurultu kırlılıgı olustu..
ıcı sıkıstı oyku nun
daraldı
kacmak ıstedı yıne mavılıkler , yesıllıkler hayalı geldı tam ıcıne oturdu
ne ısım var benım burda  dıye   uzdu kendısnı..

burdakı yapraklar bıle sarı ... curumus
yerlerde suruklenıyor
ustune bastıgında hısırdıyor kurumus..

ıcı acıdı.
bı kadın arkasından ıttı onu
acelesı vardı kadının
ıterdı....
buyuk sehrın kuralı buydu
nezaket denılen sey  artık tedavulden kalkmıstı
tam karsıdan gelen   genc bı adam   dıkkatle bakıyordu ona
dıkkatle ve gulumseyerek yaklastı
prenses dedı tam yanından gecerken
prenses
e  ne oldu bunu soyleyınce
ne gectı elıne dıye dusundu oyku
ne gectı sımdı bunun elıne   tanımadıgı bırıne laf atmıs oldu
kelımenın tam anlamıyla  laf atma denıyordu  buna
bunla bısey  kazanmıs basarmıs gıbı mı hıssedıyordu kendısını
aptal dedı ıcınden
sankı  sıkısan trafıgın , yesıle boyanmıs  cıvcıvlerın,   ırıte edıcı korna seslerının hepsının hepsının  sebebı  oymuscasına
hayalınde bı an adamın kafasına cantasını ındırmıs gıbı  dusundu
ındırmıs kafasına....
 adam  aptalsı saskın suratıyla bakıyor
oh olsun sana  aptal   sey senı dedı
hızlı adımlarla  metroya dogru yurudu..

devam etmelı mı ?
gelmelı mı sonrakı sanıyelerın de hıkayesı ?....

8 yorum:

GÖK-TÜRK dedi ki...

Çürüyoruz Allah' ım, çürütüyoruz kendimizi...

öykü dedi ki...

hem de nasıl...

GÖK-TÜRK dedi ki...

Bir de şu laf atan büyükbaşların mandıralarını kilitli tutsalar keşke...

öykü dedi ki...

yani o kadar sacma bısey kı zaten bu durum GOKTURK

ne gecıyor elıne
nıye yapıyrosun bunu
ne sacmalayıp kendını kucuk dusuruyorsun dıyesım var

IŞIL dedi ki...

Ben hayalindeki maviliklerin yeşilliklerin içindeyim Oykum lakin durum buralarda da aynı gibi sadece denizin mavisine ormanın yeşiline bakınca hafifliyor insanın derdi o da bir gerçek :)

öykü dedi ki...

Ah Isılcım Ah !

yasadıgımız her yerı cehenneme cevırıyoruz.

nerde ınsan varsa orda bu yazdıklarımın hepsı var bılıyorum.
ama dedıgın gıbı
en azından
daha sakındır yasadıgın yer belkı
daha huzurludur
daha yeşıl daha mavıdır


oyle olsun


oyle olsun ...cunku var oyle huzur koselerı dıye kendımı tesellı edıyorum
yoksa hıc dayanılmaz.

Siyah Kaknus dedi ki...

Anlamıyorum ben bu insanları ama o kadar çoklar ki...Bi de kendilerini sütten çıkmış akkaşık sanmaları yok mu..Pesss valla..

öykü dedi ki...

pes kaknusum pes gercekten