27 Haziran 2012 Çarşamba

Şiire davet..........şiirler kelebektir

Önce parcamızı acalım

Sonra.. Geleneksel şiir köşemıze hosgeldınız dıyelım..
Bırıncısı kısa sure once oldu.. Okuyan oldugu gıbı okumayan da olmustur mutlaka..
Ama oylesıne guzel oylesıne keyıflı bı paylasımdı kı
bız ıkıncısını en kısa zamanda yapmaya .
En degerlı saırlerın en kıymetlı sıırlerını yenıden burada bulusturmaya karar verdık
Bırısı bendım sıırlerı yazan
Bırısı de cok sevgılı absalom
ama bugun hem o hem ben
hem de sızler
sımdı VAR MISINIZ sevdıgınız şiirleri paylasmaya hadı buyrun o zaman:)
sevgıyle...
İlk şiir benden.. Annem Atilla İlhan ı cok severdı ...
O yuzden Atilla Ilhan la baslıyorum ben
BEN SANA MECBURUM
Ben sana mecburum bilemezsin
Adını mıh gibi aklımda tutuyorum
Büyüdükçe büyüyor gözlerin
Ben sana mecburum bilemezsin
İçimi seninle ısıtıyorum

Ağaçlar sonbahara hazırlanıyor
Bu şehir o eski İstanbul mudur
Karanlıkta bulutlar parçalanıyor
Sokak lambaları birden yanıyor
Kaldırımlarda yağmur kokusu
Ben sana mecburum sen yoksun.

81 yorum:

Adsız dedi ki...

öykü,

çıkmak üzereyim, yorum yazmadan olmazdı,

sana inanmıyorum bulmuşsun müziği.

Konu nerden nerelere gitti,
neleri hatırladım biliyormusun sayende
(hayır ağlamıycam ağlamıycam)

şiirim yarına :))


servis bekliyor


Serap

öykü dedi ki...

Sakın aglama sakın...

Sen cok cansın Serap gercekten cok ozel bı ınsansın..
senı uzen neyse cıksın gıtsın bı an once hayatından

sevgılerımle

muyurt dedi ki...

Atilla İlhan'ın en sevdiğim şiiridir.Ellerine sağlık müzik ayrıca çok hoş.

absalom dedi ki...

aneam şiir gecesi :))

başlıyorum o halde,

Ben sarhoş değilim, yol sokak sarhoş!
Hancıyı kaybettim, hanı kaybettim.
Hayatı sayfa sayfa okuduğum boş,
Sonundaki, imtihanı kaybettim!

Anladım, her gerçek, bir yalan gizler!
Beni aldatıyor dağlar, denizler...
Meçhul bir zamana karıştı izler,
Saati, dakkayı, anı kaybettim...

Beni benden, kendi benliğim çaldı!
Gölgem uzadıkça, boyum kısaldı...
Ellerim bomboş bir roman kaldı,
İçimdeki kahramanı kaybettim!

Bu başımda esen, bir kavak yeli...
Ben ondan deliyim, o benden deli!
Onu aynalarda gördüm göreli;
Bekir Sıtkı Erdoğan'ı kaybettim.

öykü dedi ki...

Sen agacların aptalı

Ben ınsanların

Senı kandırır havalar

Benıyse sevdalar.


Azız Nesın

Adsız dedi ki...

öykücüm aysun ben :))) umarım iyisindir hüzünlü buldum seni son günlerde bi tane şiirde benden olsun , benden dedimse aziz nesinden tabi
keşke yeteneğim olsada benden olanlarıda paylaşsam sen gibi
şimdilik keyifle okuyorum sadece kendine hep sevgiyle bak :))) bizede tabi öpüyorum çok

Diyelim ıslık çalacaksın ıslık
Sen ıslık çalınca
Ne ıslık çalıyor diye şaşacak herkes
Kimse çalamamalı senin gibi güzel
...
Örneğin kıyıya çarpan dalgaları sayacaksın
Senden önce kimse saymamış olmalı
Senin saydığın gibi doğru ve güzel
Hem dalgaları hem saymasını severek

De ki sinek avlıyorsun sinek
En usta sinek avcısı olmalısın
Dünya sinek avcıları örgütünde yerin başta
Örgüt yoksa seninle başlamalı

Say ki hiçbir işin yok da düşünüyorsun
Düşün düşünebildiğince üç boyutlu
Amma da düşünüyor diye şaşsın dünya
Sanki senden önce düşünen hiç olmamış

Dalga mı geçiyorsun düşler mi kuruyorsun
Öyle sonsuz sınırsız düşler kur ki çocuğum
Düşlerini som somut görüp şaşsınlar
Böyle bir dalgacı daha dünyaya gelmedi desinler

Dünyada yapılmamış işler çoktur çocuğum
Derlerse ki bu işler bişeye yaramaz
De ki bütün işe yarayanlar
İşe yaramaz sanılanlardan çıkar


aziz nesin

absalom dedi ki...

bana ağaç diyosun yani.
sen meşesin diyosun odunsun diyosun hahahhaa
piki...

Hani bir sevgilin vardı
Yedi sekiz sene önce,
Dün yolda rastladım
Sevindi beni görünce.

Sokakta ayaküstü
Konuştuk ordan burdan,
Evlenmiş, çocukları olmuş
Bir kız, bir oğlan.

Seni sordu
Hiç değişmedi, dedim,
Bildiğin gibi...
Anlıyordu.

Mesutmuş, kocasını seviyormuş,
Kendilerininmiş evleri..
Bir suçlu gibi ezik,
Sana selâm söyledi.

öykü dedi ki...

aysuncum yanımda oldugunu hıssetmek cok guzel
cok tsk edıyorum

sıırıne bayıldım:))

cok sevdım ben bu sıırlerle paylasımı

hem guzelım sıırlerı bı daha okuyoruz
hem de cok mutluluk verıcı

tsk ederım canım benım

öykü dedi ki...

absalomcum askolsun azız nesın demıs onu ben demedım:)

ustune alınma:)

sımdı gelelım cemal sureyya ya
sen seversın onu
belkı affetırır az once sıırın sozlerını ( yalnız cumlelerım bıle sıır gıbı:) )


Gelmeye fırsatın yok biliyorum..
Peki ya ben..
Ben var mıyım?
Ya da hakkımda bildiklerini sırala?
Gelmiyor mu hiç bir şey aklına?
Anladım…
Konuşan gözler meselesi,
Belkide konuşuyordur gözlerin, ama ben gözce bilmiyorum ki;
Sessizce biliyorum,
Usulca biliyorum,
Masumca biliyorum..
Yapabildiğini bildiğin tek bir şey var, ama nolur bu sefer ağlatma yüklemi..
Peki ya sen?
Sen var mıydın?
Hakkımda bilmediklerine ağlarken..
Yoktun..
Gözlerinin konuştuklarını neden anlamıyorum merak ediyormusun?
çünkü;
Onlar da yoklar..
Oysa; ben senin gözlerinsiz edemem, bilirsin…

Cemal Süreya

öykü dedi ki...

muyurt cok tsk ederım

begenmen mutlu ettı

sevgılerımle

absalom dedi ki...

goz dedin mi akan sular duracak diyosun yani:)))
piki.
muyurtttttt.
katıl kuzu müsaitse şartlar:))

ve illa ki ümit yaşar...

Şarkısız ve sensiz kaldığım nice akşamlar
Gözlerin geçer aklımdan özlemler içinde
Gözlerin bir çigan müziği güzelliğinde
Kirpiklerinde keman, bebeklerinde gitar...

İç ürperten sesin her gece odama dolar
Bir buğu yükselircesine göğe kadehten
Nasıl başım döner nasıl mest olurum bilsen
Ağlarım, saçlarında gün doğuncaya kadar...

Mutluluk bir ateştir uzaklarda yaktığın
Ki binlerce 'yay' çekilircesine derinden
En hazin şarkıları dinlerim gözlerinden

Büyür gitgide hüznü içimde yanlızlığın
Dinlerim o hiç susmak bilmeyen çiganları
Ve bir musiki halinde geçen zamanları...

Aynur (Küçük Hala) dedi ki...

bence yorum şeklinde değil, yayın şeklinde yapmalısın Öykücüm
tabi senin bileceğin birşey...de hani fikir olsun diye söyledim :)

bu arada Absalom resimden sonra şimdi de şiire mi el attı :)))))))

Aynur (Küçük Hala) dedi ki...

resimden sonra şimdi de şiir haaa
Allah sonumuzu hayır etsin diyelim :)))))))))

öykü dedi ki...

aynurcum yayın derken
nasıl ??

absalom dedi ki...

pek sevgili ayn ur ben komlple bir sanatcıyım teessüf ediyorum hahahaaa.
yannız mumları yakarım pipomu yakarım dakkada şımarırım bunu da burdan belirteyim.

cahitlere gireceğim daha tarancılara külebilere eskilere gideceğim eski büyük onurlu abilere.

programım vardı akşam iptal ettim yeminle.

yalan soledim senin yüzünden insanlara oyküş
ah hep bana fena şeler yaptırıyosun :)))

öykü dedi ki...

uMIT YASAR MI

HMMM


"Bu şehrin bütün sokaklarında yana yıkıla
Seni aramam boşuna değil.
Boşuna değil ‘pazarları’ sevmeyişim.
Durup, durup içimin kararması, gözlerimin dolması apansız
Boşuna değil."
— Ümit Yaşar Oğuzcan


bu da benden:)

öykü dedi ki...

E şiir dedım absalom

Şiir bu

tum randevuları ıptal ettırebılır...

degmez mı

deger :)

absalom dedi ki...

şimdi efenim ben şu yanıtla işine bi alışamadım.
bildiğim kara düzen yorum yapacağım.

"Her gün bu kadar güzel mi bu deniz?
Böyle mi görünür gökyüzü her zaman?
Her zaman güzel mi bu kadar,
Bu eşya, bu pencere?
Değil,
Vallahi değil;
Bir iş var bu işin içinde..."

derim.
derim yani :)))

Aynur (Küçük Hala) dedi ki...

hani kendi şiirini ana sayfada görüyoruz ya diğerleri de öyle mi olsa diye düşündüm ama daha da düşününce kopyala yapıştır zor olur diyorum şimdi de :))))

aman boşver sen benim ne dediğimi Öykücüm

Absalom'u burada görünce ne diyeceğimi şaşırdım herhal :)))))

Aynur (Küçük Hala) dedi ki...

hııııı komple...
etme, hiçbişiii etme :))
en son bi kuş şeeettiydin

bu nasıl bir konuşma oldu ben de anlamadım
:)))

öykü dedi ki...

Şimdi absalomm


oncelıkle yorum denetleyı kaldırdım yorumlarınız anında burada bulusacak

ıkıncısı o yanıtlayı kaldırdım daha rahat yorum yazabıleceksın:))

ve sımdı de,


sıır


"Her gün bu kadar güzel mi bu deniz?
Böyle mi görünür gökyüzü her zaman?
Her zaman güzel mi bu kadar,
Bu eşya, bu pencere?
Değil,
Vallahi değil;
Bir iş var bu işin içinde"

— Orhan Veli

öykü dedi ki...

aa saka gıbı ben yorumları yayoınladım o ara yorum ayarları ıle ugrasırken
sızın yorumlarınızı okumadım
haızrladıgım sıırı gonderdom


bı de ne goreyım

senınkınle aynı sıırı yollamısım:)
pes:)

Adsız dedi ki...

Kim o, deme boşuna...
Benim, ben.
Öyle bir ben ki gelen kapına;
Baştan başa sen.


Özdemir Asaf


öykücüm yine aysun ben gidemez oldum buradan :)))Orhan veli nin dediği gibi bu kadar mı güzel olur bir blog pardon deniz :)))
vallahi bir iş var içinde

teşekkürler :)))

Aynur (Küçük Hala) dedi ki...

anlaşıldığı üzere benim şiirle de ilgim, yakın alakam yok
en iyisi ben aradan çıkıp sizleri bu hoş ve güzel şiirlerle başbaşa bırakayım

iyi akşamlar Öykücüm sana ve tüm arkadaşlara...

öykü dedi ki...

"Tek kişilik miydi ki bu şehir,
Sen gidince bomboş kaldı.."

— Özdemir Asaf


o zaman bı tane daha

öykü dedi ki...

aynurcum

yorum denetleyı kapadım
dırekt gelıyor

kolaylastırdım yorum yazmayı

ansa yazıya alırsam tren yolu gıbı uzar dıye korkuyorum

ama yorumlarda pespese sıırlerımız taklıp edecek
tum sıır severlerı davet edıyoruz


senı de

hanı sneın sevdıgın sıır aynur:))

absalom dedi ki...

aynurrrrrr akşama gel yahu :)))

oyküşşşşş yaaaaa.
alma mazlumun ahını hahahaaa.
yannız mazluma bak yazarken ben bile güldüm valla.

"Çekilmez bir adam oldum yine
Uykusuz, aksi, lanet
Bir bakıyorsun ki ana avrat söver gibi
Azgın bir hayvan döver gibi
O gün çalışıyorum
Sonra birde bakıyorsun ki
Ağzımda sönük bir cigara gibi tembel bir türkü
Sabahtan akşama kadar sırt üstü yatıyorum ertesi gün
Ve beni çileden çıkarıyor büsbütün
Kendime karşı duyduğum nefret ve merhamet
Çekilmez bir adam oldum yine
Uykusuz, aksi, lanet
Yine her seferki gibi haksızım
Sebep yok olması da imkansız
Bu yaptığım iş ayıp rezalet
Fakat elimde değil
Seni kıskanıyorum."
beni affet

http://www.youtube.com/watch?v=Cm6iDoPDv10

bak şarkıyla da süslerim üşenmem...

hatta volkan konak için bu linki de veririm.
hatta volkan konağın alnından operim.
utanmam elini bile operim.
operim.

http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/18970145.asp

öykü dedi ki...

aynurcum sevdıgın bır sıırı ekle bence sende:)

gelelım

sıırlerımıze

eklemeden once volkan konagı ben de cok sevıyorum soyleyeyım:)
ve sıırımıze gelelım

umıt yasar oguzcan dan gelıyor



"Bu şehrin bütün sokaklarında yana yıkıla
Seni aramam boşuna değil.
Boşuna değil ‘pazarları’ sevmeyişim.
Durup, durup içimin kararması, gözlerimin dolması apansız
Boşuna değil."

— Ümit Yaşar Oğuzcan

absalom dedi ki...

devam ediciğim ümit abiden amma araya bunu katmazsam olmaz...
goz dedin ben hala orda kaldım :)))

"Gözlerin gözlerime değince
Su katılıyor rakıya
Denizler açılıyor önümde.

Üç çeşit deniz var bildiğim:
Birincisi süt liman deniz.
İlkgünün özenle okşadığı,
Gökyüzüyle kaynaşan deniz.

İkincisi dalgalı oynak,
Bir kedi gibi önce sokularak
Sonra tozu dumana katan deniz.
Balıklara beşik sallayan deniz.

Üçüncüsü volkansı dağlar...
Tüfek namlusundan menevişli,
Baştan başa gövdesi köpek dişli,
Kendi kendine savaşan deniz.
Anadolu dağları gibi kıraç,
Kış ortasında kurtlar gibi aç
Karanlığa uluyan deniz.

Senin gözlerin de öyle uzak,
Üç türlü denizde balkıyarak
Bütün yaşamımı alıp gitti.
Türküler yitirdim dağlarda.
Çiğdemleri rüzgar okşar ya,
Sarkar ya söğütler ırmağa
Rakıya su katılır gibi
Gözlerin başlar yansımaya.........."

külebi

öykü dedi ki...

oooo bu supermıs

hanı benım ılk kez okudugum cok sevdıgım sıırler vardı ya,

bunu da onların ıcıne eklıyorum
cok guzel bır sıır



sımdı bakalım daha neler gelecek:))

hadı sıradakıler


perde :)

öykü dedi ki...

Sana bir şiirler olmuş sevgilim.
Yüzün-gözün söz içinde.
Hangi imla kitabına baksam,
“ben” den ayrı yazılıyorsun.


•Özdemir Asaf

absalom dedi ki...

e tilkinin donüp dolaşağı yer ümit yaşarmış :)))

Sana şiirler okuyacağım, gitme
Güneşler doğacak yalnızlığımdan
sana bir ışık getireceğim
Büyük aydınlığımdan

Sana bir dolu umut getireceğim
Küçük ellerine sığmayacak
Sana Afrika gecelerini getireceğim
Sımsıcak

Sana çiçekler getireceğim
Bozulmuş güz bahçelerinden
Sana bir serinlik getireceğim
Yağmur tanelerinden

Sana avuç avuç yıldız getireceğim
Güneşimden başka
Sana engin denizlerin maviliğini getireceğim
Köpük köpük dalga dalga

Sana bir rüzgar getireceğim
Dağlardan, tepelerden
Gitme, sana zamanı getireceğim
Zamanın bittiği yerden...

öykü dedi ki...

e madem umıt yasar dan gıdıyoryz
,ayten demedn olmaz :)

Ben bir Ayten'dir tutturmuşum oh ne iyi
Ayten'li içkiler içip sarhoş oluyorum ne güzel
Hoşuma gitmiyorsa rengi denizlerin
Biraz Ayten sürüyorum güzelleşiyor
Şarkılar söylüyorum
Şiirler yazıyorum Ayten üstüne
Saatim her zaman Ayten'e beş var
Ya da Ayten'i beş geçiyor
Ne yana baksam gördüğüm o
Gözümü yumsam aklımdan Ayten geçiyor

Bana sorarsanız mevsimlerden Aytendeyiz
Günlerden Aytenertesidir
Odur gün gün beni yaşatan
Onun kokusu sarmıştır sokakları
Onun gözleridir şafakta gördüğüm
Akşam kızıllığında onun dudakları

Başka kadını övmeyin yanımda gücenirim
Ayten'i övecekseniz ne ala, oturabilirsiniz
Bir kadeh de sizinle içeriz Ayten'li
İki laf ederiz
Onu siz de seversiniz benim gibi
Ama yağma yok Ayten'i size bırakmam
Alın tek kat elbisemi size vereyim
Cebimde bir on liram var
Onu da alın gerekirse
Ben Ayten'i düşünürüm, üşümem
Üç kere adını tekrarlarım, karnım doyar
Parasızlık da bir şey mi
Ölüm bile kötü değil
Aytensizlik kadar

Ona uğramayan gemiler batsın
Ondan geçmeyen trenler devrilsin
Onu sevmeyen yürek taş kesilsin
Kapansın onu görmeyen gözler
Onu övmeyen diller kurusun
İki kere iki dört elde var Ayten
Bundan böyle dünyada
Aşkın adı Ayten olsun

absalom dedi ki...

hahahahahaa
yahu oyküş bak şimdi bu ayten belki de benim en sevdiğim şiirdir hatırlayamıyorum diğerlerinin hakkını yemeyeyim.
ne fenasın sen yahu :)))

Ayten'i Markiz pastanesinde vurdular
Onu ben vurdum
Ayten kanlar içinde düştü yere
Bense ağlıyordum

Şimşek gibi loşluğunda Markizin
Bir usturaydı ellerimde parlayan
Vurdum,ve baktım dağılmış yüzüne
Dedim;o da güzeldi bir zaman

Onun da gözleri vardı,dudakları vardı
Mermerler dile gelirdi konuşunca
Ya elleri her zaman duygulu,serin
Başım dönerdi ellerini tutunca

Önce bir garson gördü ikimizi
Sonra yabancı adamlar gördü,kadınlar gördü
Ayten'i hiç ayıplamadım
O anda kim olsa ölürdü

Renkli bir balon gibi sönüverdi
Koluna gömleğimin kanı damladı
O lekeden başka şimdi
Ayten'den eser kalmadı

Aldılar götürdüler beni
Bu cinayetin hesbını sordular
Dedim:Ayten'i ben vurmadım
Onu Markiz pastanesinde vurdular.

öykü dedi ki...

AAA A

Inan ılk kez okuyorum bu bolumlerını sayende

cok ıyı oldu bu sıır kosesı

bılmeıdgım ne cok sıır varmıs meger ve ne kadar guzellermıs

hadı devam:)

öykü dedi ki...

Bilmediğiniz kelimelerin altını çizin derdi ,Öğretmenim.

Bunca yıl.bunca yol,bunca hayat ve kitaptan sonra

Bütün kelimelerin altını çiziyorum
-Öğretmenim ,
artık izin istiyorum

MURATHAN MUNGAN

bı tane de murathan dan olsun:)
guzel yazmıs begendım

absalom dedi ki...

bu şiir aytenin sonu olarak bilinir aslında...
ironidir...birebir algılamamak lazımdır.

biri çıkıp a aaa kadına şiddet demesin.
der mi?
der valla hahahaaaa.



"Neden kadınlar böyle sıcak?
Neden kadınlar böyle taze?
Yaz gelince basmalar giyerler
Sade.

Ben yine çocukları severim
Bütün kadınlardan ziyade."

öykü dedi ki...

Bu sıır kımındı?

absalom dedi ki...

ayteni markiz pastanesinde vurdular ümit yaşar...

diğeri külebi.

öykü dedi ki...

Bı sey sorucam

ezberınde mı cogu?

öykü dedi ki...

Ne soylesem sana
Eksık kalıyor..

Oysa kalbımı acıtan herseyın ıcınde

çokca sen varsın



(oyku den sıır :) bı tane de ben ekleyeyım ıstedım su anda yazdım bı de)

Zaman! Eriyor... dedi ki...

Haşarat Uygarlığı

Tasfiye edilmişti bu hayvanlar - şimdi geri geldiler

Şimdi onların iyilikleri en korkutucu olan - salyaları yeşil

Toprağın içinden, uzayın keskin uzuvlarından değil

Filtrelenmiş cahil dillerin ötesinden ve sesinden geri geldiler



Hepsi de konuşmadan, özel bir kokuşmadan geldiler

Özgürlükleri alıp yerine heykelleri kırılmış tanrılar verdiler

Ağaçlar utançlarından köklerine çekildiler onların yollarında

Sular, kuruyup intihar etmeyi kimi gecelerde onur bellediler



Unutulmuştu bu havanlar - şimdi unutturmaya geldiler

Şimdi temmuzda kar yağdı Yarın yağlı kayışlarla dövecekler

Böcekler de geri geldiler - artık ibadet etmek ülkede zorunlu

İçimizde tek sorumlu aydın kalmayana kadar öldürecekler



Nefretle ve hınçla büyümüşler - pençelerindeki çamur ondan

Mezar kazmışlar, hayat kazımışlar yeryüzünün ışığında

Bağımsızlığı ahlaka teslimiyet sanarak üzerimize de yürüdüler

Simsiyah tüllerle mumya misali sarıp içimizdeki aşk gelinini

İlkelliğin yatağına, bağnazlığın saltanatına sürüdüler

Küçük İskender.

absalom dedi ki...

yok be oyküş nerdeeeeee.
bir zamanlar pek çoğu ezberimdeydi amma şimdi bolük porçük hepsi birden çıkmıyo ole.
bie kelime bir cümle anımsatıyo sadece.

alzaymır malum :)))

vay vay vay bak şair oldun :))

şiir iyi bişedir demişler boşa dememişler.
az bekle geliyorum külebiyle :))

öykü dedi ki...

Zaman Erıyor

cok guzeldı sıırın

su satırlar hele..

Ağaçlar utançlarından köklerine çekildiler onların yollarında

Sular, kuruyup intihar etmeyi kimi gecelerde onur bellediler

öykü dedi ki...

absalom ben hıc sıır ezberleyemem
okul donemı harıc:)

şiir ıyı bısey demek az kalır
gercekten cok guzel bısey

Bak mesela ne guzel demıs



Bir mısra daha söylesek sanki her şey düzelecek..

Cemal Süreyya

...
ne kadar uyuyor hayata

absalom dedi ki...

bak zaman eriyor yazdı severim iskenderi...hemen kral sofrası çağrıştırdı beni...
anlatabildim demi derdimi:)))


Çıbanlar açtı gül bahçelerinde kan rengi
Bir mayın tarlasında büyüdü serseriliğimiz
Hani o şeyler vardı unuttuğumuz, gecelerdeki
Hani o şeyler vardı bir zaman, beklediğimiz

İşte onlar ve o kadınlar, o adamlar
Ve gökyüzünün o namussuzca satılmışlığı
Bir Endonezya esmeri, yılgın akşamlar
Kirli sakallarımızın sebepsiz uzamışlığı

......

Getir daha getir, biz günaha kanmadık
Süsleyen zulümler kral soframızı
Ey et ve kan, ey ölüm, ey karanlık
Ey gölgesi kralın, kirleten sabahlarımızı

Dağılan bulutlar değil, inandıklarımız
Söyleyin nereye gitti o gök mavisi
Rüzgarlar, yağmurlar, kokmuş atıklarımız
Kral soframızda insanlık sevgisi

Analar, çocuklar, borazancılar, ressamlar, ölüler
Can kurtaran simitleri, ajans haberleri
Polkalar, mazurkalar, oyun havaları, türküler
Piyano tuşları, kemanlar, Tosca'lar, Sevil Berberleri

Siz eğrelti otları can sıkıntımızın
Siz çok gülmüşlüğümüz, çok ağlamışlığımız
Ömür, topraktan şarap testisi aşkın
Ve kral kadehlerinde kurumuş gözyaşımız

Vurun biraz daha vurun, ölmedik
Yumruklayın, muştalayın, kırbaçlayın
İşte ip, işte zincir, halimiz bitik
Milleyin gözümüzü, sırtımızı dağlayın

Bu hangi yüzyıl, oyuncağı Meryem'in
Nerde kaybolan tahta atlar, kurşun askerler
Kim unuttu kapısını açık cehennemin
Söyleyin savaş artıkları, deliler, sakatlar, körler

Ey dünya, utancımız, yüz karası
Ey sofrası kralın, ey kralın sofrası

Zaman! Eriyor... dedi ki...

Evet çok kaliteli şekilde sembol olarak kullanmış şair bahsettiğin cümleleri.

Keskin sirke küpüne zarar olsada,ben seviyorum.

öykü dedi ki...

Ikı sıır de cok guzel Zaman Erıyor un da senın de ellerınıze saglık ekledıgınız ıcın:))

ılk okudugum sıırlerı oldu kucuk ıskender ın

(eksıklerım cokmus:) )

absalom dedi ki...

küçük bi düzeltme yapayım aman yanlış olmasın...
kralın sofrası ümit yaşarındır.

diğer şiir çağrıştırmıştır.
içeriği anlamı aynı olmasa bie o aklıma gelmiştir.

arzederim :)))

öykü dedi ki...

efendım tskler papatya cayım eslıgınde bu guzelım sıır zıyafetnın tadını cıkarıyorum

öykü dedi ki...

bu sıır de kucuk ıskenderınmıs

cok enteresan sızın yazdıklarınızdan cok farklı
bakın


Bir plak olsam…
Zeki Müren çalsam…
Bozulsam…
Aynı yerde takılsam…
Hep tekrarlasam…
”Elbet birgün buluşacağız.”

-Küçük İskender

absalom dedi ki...

bide nacizane bi şe diyeyim...
eksik olarak adlandırmamak lazım bunu oyküş.
herşeyi bilemeyiz.

yazdıkca okudukca oğreniyoruz işte.

herkesin herşeyi bilmesi mümkün değildir.

papatya çayı ne yahu hahahaaaa.
kınıyorum.

al bi kadeh şarap.
en kırmızısından.

papatya çayıyla şiiir gecesi yapıyoruz dersek doverle bizi valla ben karışmam hahahaaaaa.

absalom dedi ki...

ah o şarkıya bayılırım yahu..
dur açayım.
hatta gideyim fasıla çaldırayım...

bu bole yarım kalmayacakkkkkkkk.

öykü dedi ki...

doverler mı dersın:)

öykü dedi ki...

:))

GÖK-TÜRK dedi ki...

Ben de yazacağım şiir ama bloğuma burası dolmuş taşıyor.Allah daha çok versin.:)))

öykü dedi ki...

AAA olmaz valla GOK TURK

sevdıgın sıırı merak edıyorum
buraya beklıorum:)

Zaman! Eriyor... dedi ki...

Sevgili Öykü ve takipçileri.Sizlerden izin istemeden önce aşağadaki şarkıyı armağan edeceğim.Zira yalnızlığım beni özlemiş.

http://www.youtube.com/watch?v=yk8ipeEwUvg&feature=related

Brenna Maccrimmon - Şemsiyemin Ucu Kare. Link çalışmazsa youtube'dan bu isimle aratabilirsiniz.

Şimdilik hoşçakalın.

öykü dedi ki...

Teşekkurler zaman erıyor

ben sımdı dınlıyorum

GÖK-TÜRK dedi ki...

Öykü'yü kırmayalım dedik ve yazdık.Bu sadece bir tanesi ;

''Dilimde sabah keyfiyle yeni bir umut türküsü
Kar yağmış dağlara, bozulmamış örtüsü
Rahvan atlar gibi ırgalanan gökyüzü
Gözlerimi kamaştırsa da geleceğim sana
Şimdilik bağlayıcı bir takvim sorma bana
-Ihlamurlar çiçek açtığı zaman

Ay, şafağa yakın bir mum gibi erimeden
Dağlar çivilendikleri yerde çürümeden
Bebekler hayta hayta yürümeden
Geleceğim diyorum, geleceğim sana
Ne olur kesin bir takvim sorma bana
-Ihlamurlar çiçek açtığı zaman

Beklesen de olur, beklemesen de
Ben bir gök kuruşum sırmalı kesende
Gecesi uzun süren karlar-buzlar ülkesinde
Hangi ses yürekten çağırırsa beni sana
Geleceğim diyorum, takvim sorma bana
-Ihlamurlar çiçek açtığı zaman

Bu şiir böyle doğarken dost elin elimdeydi
Sen bir zümrüd-ü ankaydın, elim tüylerine deydi
Sevda duvarını aştım, sendeki bu tılsım neydi?
Başka gezegende de olsan dönüşüm hep sana
Kesin bir gün belirtmem, ne olur takvim sorma bana
-Ihlamurlar çiçek açtığı zaman

Eski dikişler sökülür de kanama başlarsa yeniden
Yaralarıma en acı tütünleri basacağım ben
Yeter ki bir çağır çiçeklendiğin yerden
Gemileri yaksalar da geleceğim sana
On iki ayın birisinde, kesin takvim sorma bana
-Ihlamurlar çiçek açtığı zaman

Bak işte notalar karıştı, ezgiler muhalif
Hava kurşun gibi ağır, yağmursa arsız
Ey benim alfabemdeki kadim elif
Ne güzellik, ne tad var baharsız
Güzellikleri yaşamak için geleceğim sana
Geleceğim diyorum biraz mühlet tanı bana
-Ihlamurlar çiçek açtığı zaman

Ihlamur çiçek açtığı zaman
Ben güneş gibi gireceğim her dar kapıdan
Kimseye uğramam ben sana uğramadan
Kavlime sadığım, sadığım sana
Takvim sorup hudut çizdirme bana
Ben sana çiçeklerle geleceğim
-Ihlamurlar çiçek açtığı zaman''

Bahaeddin KARAKOÇ

öykü dedi ki...

Çok tsk ederım kırmadıgın ıcın GÖK TURK

BU da ılk kez okudugum bır sıır olacak

su an okuyorum:)
tskler

Aynur (Küçük Hala) dedi ki...

VAKTİ GELDİ...YAŞAMANIN...

Gecenin tam alnındayım,
Uykusuzluğumu temizledim.
Biliyorum sabahlara ulaşacak mısralarım...
En çok hoşuma giden de ne biliyor musunuz?
Sabahın beşinde
Çaykaşığının sesiyle geceyi uyutmak,
ve sabahı yine aynı sesle uyandırmak...
Kuşluk vaktinden sonra
Buram buram dağ kokan
Çığlık çığlığa serçelerin sesiyle
Güneşi avuçlamak...

Levent ÖZCAN

bu da benden olsun
duygu yüklü bir şaire ait
bizden biri

bütün şiirleri burada:

http://anconoz-serinmavi.blogspot.com/

öykü dedi ki...

Oy cok tskler aynurcum

hem sevdgın bı sıırı paylastıgın ıcın

hem de boylesıne guzel satırları yazan bır saırle bızı tanıstrıdıgın ıcın


sevgılerımle

Aynur (Küçük Hala) dedi ki...

oku oku bihal oldum Öykücüm :)
hepsinde ayrı bir duygu, ayrı bir konu...of

GELDİM
Beni çağırmadınız, kalkıp ben kendim geldim.
Uzaklardan size bir haber getirdim geldim.

Bıraktıklarınızdan, unuttuklarınızdan,
Sımsıcak anılası günler getirdim geldim.

Gömütleri andıran yapılarınızdaki
Yaşantılarınıza evler getirdim geldim.

Tek tek, ayrık soluyan bitkiseller yerine
Yüzyüze dönük, gülen sizler getirdim geldim.

Solarken suladığım, koparken bağladığım,
Ölürken canladığım sözler getirdim geldim.

Özdemir Asaf

öykü dedi ki...

sıırler sözun sanatı
kelımelerın dantel gıbı ıslenısı
muthıs bır duygu yogunlugu
o yogunlugun kısacık cumleler ıcıne sıgdırılma sanatı


cok tsk ederım Aynurcum
bu guzelım sıır ıcın

Aynur (Küçük Hala) dedi ki...

ben teşekkür ederim Öykücüm
keyifli birşey başlattığın için...

bir Ankaralı olarak buraya bir Ankara şiiri bırakmadan olmaz değil mi :))

ANKARA GRİSİ
Soğuk bir Ankara akşamıydı, hatırlıyorum...
Yalnızdım ve biraz da sarhoştum...
Gri bir rengi vardı havanın,
ve kaldırım taşları bozuktu.
Hava mı yoksa içim miydi soğuk olan...
Bir türlü anlayamamıştım..

Niçin ya da nereye yürüyordum...
Onu bile bilmiyordum...Ama arıyordum...
Kaybedilmiş duyguları, hayatımın rengini arıyordum...
Soğuk bir Ankara akşamıydı hatırlıyorum...
Yalnızdım hem de yapayalnızdım...

Mehmet MURAT

öykü dedi ki...

aynurcum guzel sıırlerın ve katttıgın renk ıcın asıl ben cok tsk ederım

sevgıyle optum

Adsız dedi ki...

Öykü Günaydın,

sabah gelir gelmez hemen ilk iş yazını açmak oldu.
Hangi şiirler paylaşıldı merakla okudum şöyle bir.
(Bu sayılmaz ama boş zamanlarda gelinip tekrar tekrar okunacak)

Şiir Orhan Veli’siz olmaz;

Harbe Giden

Harbe giden sarı saçlı çocuk!
Gene böyle güzel dön;
Dudaklarında deniz kokusu,
Kirpiklerinde tuz;
Harbe giden sarı saçlı çocuk!


Ayrılış

Bakakalırım giden geminin ardından;
Atamam kendimi denize, dünya güzel;
Serde erkeklik var, ağlayamam.

Serap

Adsız dedi ki...

Öykü Günaydın,

sabah gelir gelmez hemen ilk iş yazını açmak oldu.
Hangi şiirler paylaşıldı merakla okudum şöyle bir.
(Bu sayılmaz ama boş zamanlarda gelinip tekrar tekrar okunacak)

Şiir Orhan Veli’siz olmaz;

Harbe Giden

Harbe giden sarı saçlı çocuk!
Gene böyle güzel dön;
Dudaklarında deniz kokusu,
Kirpiklerinde tuz;
Harbe giden sarı saçlı çocuk!


Ayrılış

Bakakalırım giden geminin ardından;
Atamam kendimi denize, dünya güzel;
Serde erkeklik var, ağlayamam.

Serap

öykü dedi ki...

Serap bılıyordum senden guzel sıırler cıkacagını

ama bu sıırlerı gercekten cok sevdım


cok tsk edıyorum

katıldıgın ve paylastıgın ıcın


sevgılermle

Adsız dedi ki...

http://www.youtube.com/watch?v=pGgJzUMU7u4


bu sarki benden sana gelsin oyku (gul)

öykü dedi ki...

sevgılı gul su anda dınlıyorum cok tsk ederım:)

ZeYNeP dedi ki...

Ne kadar güzel şiir bunlar böyle bayıldım doğrusu.
Öğle yemeğine çıkmadım, bir simit, bir çay ve muhteşem lezizlikteki şiirler:))
Şiir paylaşan herkese teşekkürler, bu kadar güzel şiir bir arada. Süper olmuş...
Öykü kutluyorum seni...

öykü dedi ki...

Asıl ben tsk ederım boylesıne keyıfle paylasman benı de cok mutlu ettı:)

öykü dedi ki...

Asıl ben tsk ederım boylesıne keyıfle paylasman benı de cok mutlu ettı:)

ZeYNeP dedi ki...

Bir şiir de benden olsun...

MONA ROZA

Mona Roza, siyah güller, ak güller
Geyvenin gülleri ve beyaz yatak
Kanadı kırık kuş merhamet ister
Ah, senin yüzünden kana batacak
Mona Roza siyah güller, ak güller

Ulur aya karşı kirli çakallar
Ürkek ürkek bakar tavşanlar dağa
Mona Roza, bugün bende bir hal var
Yağmur iğri iğri düşer toprağa
Ulur aya karşı kirli çakallar

Açma pencereni perdeleri çek
Mona Roza seni görmemeliyim
Bir bakışın ölmem için yetecek
Anla Mona Roza, ben bir deliyim
Açma pencereni perdeleri çek...

Zeytin ağaçları söğüt gölgesi
Bende çıkar güneş aydınlığa
Bir nişan yüzüğü, bir kapı sesi
Seni hatırlatıyor her zaman bana
Zeytin ağaçları, söğüt gölgesi

Zambaklar en ıssız yerlerde açar
Ve vardır her vahşi çiçekte gurur
Bir mumun ardında bekleyen rüzgar
Işıksız ruhumu sallar da durur
Zambaklar en ıssız yerlerde açar

Ellerin, ellerin ve parmakların
Bir nar çiçeğini eziyor gibi
Ellerinden belli oluyor bir kadın
Denizin dibinde geziyor gibi
Ellerin, ellerin ve parmakların

Zaman ne de çabuk geçiyor Mona
Saat onikidir söndü lambalar
Uyu da turnalar girsin rüyana
Bakma tuhaf tuhaf göğe bu kadar
Zaman ne de çabuk geçiyor Mona

Akşamları gelir incir kuşları
Konar bahçenin incirlerine
Kiminin rengi ak, kimisi sarı
Ahh! beni vursalar bir kuş yerine
Akşamları gelir incir kuşları

Ki ben Mona Roza bulurum seni
İncir kuşlarının bakışlarında
Hayatla doldurur bu boş yelkeni
O masum bakışlar su kenarında
Ki ben Mona Roza bulurum seni

Kırgın kırgın bakma yüzüme Roza
Henüz dinlemedin benden türküler
Benim aşkım uymaz öyle her saza
En güzel şarkıyı bir kurşun söyler
Kırgın kırgın bakma yüzüme Roza

Artık inan bana muhacir kızı
Dinle ve kabul et itirafımı
Bir soğuk, bir garip, bir mavi sızı
Alev alev sardı her tarafımı
Artık inan bana muhacir kızı

Yağmurlardan sonra büyürmüş başak
Meyvalar sabırla olgunlaşırmış
Bir gün gözlerimin ta içine bak
Anlarsın ölüler niçin yaşarmış
Yağmurlardan sonra büyürmüş başak

Altın bilezikler o kokulu ten
Cevap versin bu kanlı kuş tüyüne
Bir tüy ki can verir bir gülümsesen
Bir tüy ki kapalı gece ve güne
Altın bilezikler o kokulu ten

Mona Roza siyah güller, ak güller
Geyve'nin gülleri ve beyaz yatak
Kanadı kırık kuş merhamet ister
Aaahhh! senin yüzünden kana batacak!
Mona Roza siyah güller, ak güller

SEZAİ KARAKOÇ

öykü dedi ki...

Çok tatlsın

Çok tsk ederım bu guzelım katkın ıcın:)

absalom dedi ki...

oyküşşşşşş teknik sebeplerden dolayı ayrılmak zorunda kaldım...
son şiir yazmazsam çatlarım en sevdiklerimden biridir...

"İncecik beyaz elleri başkaydı kızın
Gözleri bir başka büyü
Ateş böcekleri gibiydik karanlıklarda
Bilmeyen kalmadı bu türküyü

Bütün kaygulardan uzak,azade
Çocuksu halleri vardı
Ve her gelişinde derlenmiş, taze
Bir deste gül kokardı

Bulutlar gelip geçerdi üstünden başımızın
Bulutlar toz pembe,bulutlar kara
Başıboş bulutlarla hergün ansızın
Çıkıp gitmek isterdi uzaklara

Ne benim dilimde küçük bir sitem
Ne onun yüzünde kederden bir iz
Sedef çerçeveli aynalar gibi
Önceleri tertemizdi içimiz..

Bir hal içindeyiz şimdi perme-perişan
Salkım söğütlere benziyoruz
Serin rüzgarlar esiyor yüreğimizde
Artık konuşmuyoruz
Bir köşe başında bazan ansızın
Karşılaştığımız olur
Gözümüm ucuyla bakarım kızın
Gözleri dolu doludur

Bilirim ki usul usul içerimizde
bir isimsiz,bir güzel,bir anlatılmaz
Bir bilinmez yerimizde
Eski hatıralardır tutuşan
Suçlu insanlar gibi başımız önümüzde
Bekler dururuz bir zaman

Hani gökyüzünde garip kimsesiz
Küçük yıldızlar varya
Hani bir gül tomurcuğunda sessiz
Usul usul açarya?

İşte bizde gökyüzündeki
O herşeyden uzak, sessiz kimsesiz
Garip yıldızlar gibiyiz
Bir tomurcuk gibi her sabah usul usul
Gittikçe büyüyor sessizliğimiz

Bir tomurcuk gibi her sabah usul usul
Gittikçe büyüyor sessizliğimiz
Susuyor susmasına dudaklarımız ama
Çalar saatler gibidir içimiz."

absalom dedi ki...

aynurrrrrrr :))

hani ben annamam şiirden felan diyodun hani...
annamam diyenden korkacaksın zaten :))

ayrıca arkadaşı neden tanıştırmıyosan daha once.
kınıyorum.

sonbahar dedi ki...

Büyük şairlerden biri de Orhan Veli.
Çok severim bu şiirini
Fazla uzatmayayım haydi
Şiiri okurken dinleyelim müziği


DENİZ KIZI

Denizden yeni mi çıkmış neydi;
Saçları, dudakları
Deniz koktu sabaha kadar;
Yükselip alçalan göğsü deniz gibiydi.

Yoksuldu, biliyorum
-Ama boyna da yoksulluk sözü edilmez ya-
Kulağımın dibinde, yavaş yavaş,
Aşk türküleri söyledi.

Neler görmüş, neler öğrenmişti kim bilir,
Denizle buğaz buğaza geçen hayatında!
Ağ yamamak, ağ atmak, ağ toplamak,
Olta yapmak, yem çıkarmak, kayık temizlemek...
Dikenli balıkları hatırlatmak için
Elleri ellerime değdi.

O gece gördüm, onun gözlerinde gördüm;
Gün ne güzel doğarmış meğer açık denizde!
Onun saçları öğretti bana dalgayı;
Çalkalandım durdum rüyalar içinde.

1943

öykü dedi ki...

Ben bır ara cok sogumustum sıırlerden

cok uzak duruyordum

sanırım yenıden sevmeye basladım

ve bu paylasım cok ama cok hosuma gıttı

absalomcum neden oldugun ıcın sana cok tsk edeırm oncelıkle

sonrada katılan tum arkadaslrıma

sevgılerımle