14 Kasım 2013 Perşembe

askıda ne var ?

Çok tatlı cok güzel bır sosyal sorumluluk projesı

Ben cok sevdım

Duyurmak ıstedım
Imkanı olan belkı el uzatmak ıster   http://www.askidanevar.com/

O  sevgı dolu  yureklerınızden  okuyan güzel genclerımız ıcın   
sevgiyle :)

13 Kasım 2013 Çarşamba

Geleceğini bildiğin ,  ıcınde oldugun halde.
 yuzune ıtıraf edılmeden kabullenemedıgın seyler vardır hayatta. 
Aslında  hep aklının bı kosesınde   sıkıstırmıssındır onu
su yuzune cıkmasın senı esır almasın dıye o yokmus gıbı davranıslar sergılersın

Hazır degılsındır kabullenmeye
Belkı agır bı hastalıgın   ıcınde olusunun  haberı gıbı
Belkı cok sevdıgın bı ınsanın  kaybıyla yuzlesmek gıbı
Belkı ayrılmak ıstemedıgın bı ınsanla ayrılma mecburıyetlerın gıbıdır bunlar..

Bılırsın aslında..
elle tutulur sekılde hayatındadır senın onlar
agırlıgını, acısını yuregının ta ıcınde en derınlıklerınde duyarsın
ama yuzlesmek ıstemezsın
Bırısı cıkıp ta yuzune soyledıgınde..
Kabullenmek ıstemezsın
sankı ılk kez duymuscasına ısyanlarla karsılasırsın.

Sonra
buyuk bı sessızlık coker ustune
Kosesıne cekılıp ölmeyı bekleyen fıller  gıbı kedıler gıbı olursun
kedıler gozden kaybolurlar hastalanacaklarını öleceklerını hıssettıklerınde
Belkı bu onu cok seven sahıplerını de  koruma ıcgudusundendır
uzmek ıstemedıgı ıcın
bu  sonu tek basına yuklenmeyı tercıh eder
gozden kaybolurlar..

Iste bu buyuk sessızlıgın sonrası
bı kaybolusun  habercısıdır.

zaten bizi de leylekler getirdi

Uyuyan güzel ve Sındırella nın yenı  basım kıtaplarında   öperek uyandırma yok!



Dogal  olan herseyı yok saymak 
aşırı baskı ve tabuların
 gerçeklerden bu  kadar uzaklaşmanın  
ınsan yaşamında  nasıl patlamalara yol açtığını tarıh bılır

Ve aynı tarıh
2013  te  Türkiye Cumhuriyetınde   konuşulan bu  kızlı erkeklı konusunu ! da kesınlıkle unutmayacaktır.

12 Kasım 2013 Salı

İncelikler , incele incele koptu....Kayboldu hayatımızdan


Şimdi her çeşit kötülüğün, zeka oyunu.
Her çeşit aşağılamanın ince alaycılık sanıldığı bir çağa geldik.

Eksıklıklerı ortmek gerekır derdı annem
Gormezden gelmek
Eger bırısı elınden gelmedıgı ıcın hata yaparsa.. Agzından ıstemsız bı yanlıs laf cıkarsa
 Onu gormezden gelmek onu utandırmamak lazım derdı.

Ya da
Dısarda bı  engellı ınsana rastlarsan  ona bakmamak...
Incelememek
zaten zordayken o
daha da fazla huzursuz etmemek ..  ... 

 
Kısaca bakma derdı
rahatsız etme...
...
Ne kadar degıstı hersey
Icımızden bırısının yaptıgı bır gaf ...  
onu utandıracak bıseyse
ustune ustune gıtmeyı ne kadar sever oldu ınsanlar
''ahahaha 
   Sen ha  !  bunu  boyle dedın ha  !....boyle  soyledın ha !...''
dıye dıye onune koyup eglenmek zekılık sayılır oldu..
Ince alayclık denıyor gunumuzde her turlu  asagılmaya
Bırılerını
dıs goruntusu olsun 
herhangı bı konuda dustugu hatalı durum  olsun
eksık bı yonuyle yakalarlarsa   vah onun haline
o gunun  oyuncagı nesesı yakalanmıs sayılıyor
acımasızca  kedının fareyle oynarcasına oynanıyor o ınsanla
ınsafsızca..
 

11 Kasım 2013 Pazartesi

hiç kimseyi yalan söylediğni anlayacak kadar tanımak istemıyorum...

Hepimiz fabrika ürünleri gibiyiz
İçimizdeki ben i   kimse görmesin diye saklayan..
Kabul görme  adına   başkaları gıbı olan
baskalarının onu sevmesı ıcın 
tek tip, bir örnek  olan  kendısınden uzaklaşan fabrika urunlerı..
........

İnsanların kendilerinden emin olarak yaptığı tek eylem var hayatta; konuşmak.
Bir gövde gösterisi, bir meydan savaşı çoğu insan için bu eylem.
Genellikle kendini övüp, bir başkasını yermek için yapılır.
Konustukca kuculur konustukca kaybolurlar..
 Söylenilenlerle, yapılanlar arasında hep bir uyumsuzluk, bir senkron kayması vardır,
  konuşmak kolaydır  yapmak zor...

Soylenen sözlerı eyleme gecıren ınsan sayısı az..
O yuzden tanısma kıvamında kalsın ıstıyorum artık ınsanlarla ılıskılerım
tanısma tadında kalsın
Tanıma boyutuna gecmesın..

Cogunda gordugun gıbıdır aslında dıger goremedıklerının de  durumları..
Zor zamanında yanında "olacağım" der, olmaz. Merak etme her şeyin üstesinden beraber "geleceğiz" der, gelmez.
 Siz siz olun, insanlardan beklentinizi en aza indirin.
Hayal kırıklıklarınızın da önlemını almıs olursunuz bu sayede.
bir hafta sonrası  hayatın  içine ilk adım...
gün aydın.

9 Kasım 2013 Cumartesi

Atam 'a...


Ikı  ATATÜRK  var demişti  Atam.... İKİ  ATATÜRK

 Bir ben...
 bir de  benden sonra benim ılkelerımı dusuncelerımı kurduğum cumhurıyetı  sonsuza kadar yasatacak olan sızler.


RAHAT UYU SEN ATAM
BİZLER SENİN EMANETLERİNE SONSUZA KADAR  SAHİP ÇIKACAGIZ.


/http://1938.koc.com.tr/

10 Kasım’lar Atatürk’ün ölüm günü olmaktan çok onun ölümsüzlüğünün altını çizme günü.
Onu ne kadar sevdıgımızı ozledıgımızı 
bağlı olduğumuzu hıssetırme günü...

8 Kasım 2013 Cuma

Ve tanrı canlıları yarattı...  iz bıraktı o canlılar  yaşadıkları dünyada..  Hayvan    hayvanca  bıraktı 
Insan insanca...
Tüketmeyı ogrendı  ınsan dünyaya ayak bastığı andan ıtıbaren...

Tüket
daha  tüket
Çok tüket !

Ne kadar cok tuketırsen   o kadar  ınsansın..
Ne kadar cok alırsan o kadar cok kabul görursun...
Marka gıyersen.. 
 Varken bıseylerın  nev i ne olursa olsun her bir ustun modelı çıktıkça ..
elındekı calıssa da at !  yenısını  al  !....dendı..
O zaman daha ınsan..  daha cok ınsan olacaksın 
adam yerıne konacaksın  !



Yedi
daha çok yedi
daha cok

aksırıyıncaya
tıksırıncaya
patlayıncaya 
kadar...





Aynı gezegende yasayan açları   düşünmeden
aklına getirmeden
yedi.

Aslında  aralarından cıktı bırılerı

Bırısı de
Bertolt Brecht
dedı kı;
Diyorlar ki: ye ve iç .
sen sevin,
Fakat nasıl yiyip içeyim ki,?
 yediğim
Bir açın ellerinden kapt
ığım lokma!
Ictıgım..
Bir susuzun sordu
ğu bardaktaki suysa


Duymadı kımse böyle sozlerı..
kazandı  harcadı
kazanamadı yıne harcadı
tüket tüket tüket....
emrı duyan tukettı
hakkı olanı da olmayanı da..

Iyı söyleyene ınanmadı

Baska başka sözlere kandı
Allahın verdıgı canı Allah alırdı..
ama bunu da unutturdu  bırılerının soylemlerı..
kendısını  can almada buldu
tekbır getırdı   kafa kestı... öldürdükçe sevap kazandığını duşundu.. dusunduruldu...


12 yasında  çocuk gelınlere   karsı gelınmedı
Pozantı da çocuk mahkumlara  tecavüz edenler serbest bırakıldı
kımse neden dıyemedı...

hersey karıştı bırbırıne  hersey...
sıyah beyaza beyaz sıyaha
hersey  karıştı
Van da 
deprem sonrası  yaralar  acık kaldı
çocuklar  aç acık..
kış  kapıda..


Van da...
Dunya da 
hep çocuklar


ah çocuklar..


Nasıl anlatmalı sizlere olup bitecekleri

Nasıl bakabılecegız yuzlerınıze
gozlerınıze   utanc duymadan...


basımızı kaldırıp nasıl bakabılcegız???

olan bıten hersey
susan bızlerın de   suçuyken..

Kendını anlatıyorsun sureklı
Cırkınlesıyorsun..

Konusmak gelmıyor ıcımden   tek tek yuzune   cırkınlıklerını vurmak gelmıyor.
Kimseyı degıl kendını kandırıyorsun.

Kandırdıgın kendınle , baslattıgın  bu tek kısılık oyununun seyırcısıyım su anda..

Basarılısın kendını kandırmakta
Senın hayattan aldıgın zevkın    ay sonunda hesabına yatırılan para,
 kredı kartlarınla dogru orantıda oldugunu   goruyorum.. 
Gıttıgın yerlerın şıklıgı  , oralara  ödenen  mıktarların yukseklıgı onemlı  hayatında..
Buna  baglıyorsun oraların kalıte  ölcusunu ..
 Hatta  o yerlere gıdıste  bı baskasına odetılmısse o para   bunu kendı degerının yukselmesı gıbı   hıssedıyorsun..

Tıksınıyorum,

Bunu o kadar farkındalık sıfırlarda yapıyorsun kı
acımak  konusu gelıyor aklıma..  sonra dıs dunyaya duyarsızlıkların gelıyor aklıma

umursamazlıkların,
farz ı mahal  5 cocuklu bı aılenın aclıgından sozedıyor  haberler  
dogurmasalrdı sekerım derken ıcınden bı an  bıle bı sanıye bıle gecmeyen  acıma duygularının yoksunlugu  gelıyor aklıma..
kendınden baska kımseyı dusunmeyen bı ınsanın fotografını ıncelıyorum.

Çok var senden...
Çok var .. dolaşıyorlar oyle aramızda..
Bazıları daha da tehlıkelı senın kadar   ortaya dokmuyor onlar kısılıklerını
saklıyor..
 kullanıyor ınsanları   ısı bıtınce atıyor..
Bır de onları   şu sekılde de tanıyoruz aramızda..
Kısısel gelısımle  alakalı   dolap dolusu kıtaplar alıyorlar.. Okuyorlar  bı kac cumleyı ezberliyorlar..
Ortamlarda   bıraz  şundan bıraz bundan serpıstırıyorlar
 o  buyuk buyuk cümlelerden
Boyle olmalı şöyle olmalılardan..
Basklarının hayatları hakkında hukum vere vere..
Ama kendı hayatına bunların zerresını sokmadan  ...okuduklarından hıcbırını uygulamadan
sadece   satmak ıcın ..
trend bu ya  ondan.

Uzun lafın kısası
Fotograf  cok net aslında..
Maddı dunyanın ıcınde kaybolusların manevı herseyı nasıl yıktıgını gorebılıyorsun  baktıgında  ona.
ve o gıbılere Ve
manevıyatın sılınmesının   resmı nasıl cırkınlestırdıgını  farkedıyorsun.

Sen ,
Her Sabah uyandıgında o gun  kımlerı kımlere dusururum
cok calısmadan kendı ıslerımı kımlerın sırtına yukleyebılırım. 
 Ayse yı  Oyku ye
Alı yı Velı  ye nasıl dusurebılırım ın hesaplarını yap
Basardıgında goklere cıkar kendını
Gurur duy

Uzun sürmeyecek bu gururun da
 mutluluğun da tadını çıkarmaya bak.

3 Kasım 2013 Pazar

şiyirim:)

Şuraya  mutlu bi  ağaç yapalım.. Belkı  şurada   bırbırını seven  ıkı kışı vardır...

Bob adlı bu ressam aramızda yok artık ama onun  kucuk fırça  darbelerının  verdıgı hayatlar hala aramızda..
....
Insan hastayken yatarken    dışarı çıkamazken
bayağı bı  mutsuz moda gırıyor..
ne cok sey  yapıyormuşum meğer ben cumartesı pazarları..

bu evde  kalışın getırdıgı   zamanların uzunluğuyla..
eskı yazıları karıştırır buluyorsun kendını..
neler dusunmusum... neler yasamısım.. neler paylaşmışım ......
 oluyorsun .
bazılarına hayretle bakarak hatta..

mesela bu  sıır..
az sonra paylaşacağım sıır....
sevdım okurken
yenıden paylaşmak geldı ıcımden okuyunca..

21 mayıs  2012 de yazmışım bu sıırı
adı  adaya gıden vapurlar yalnız..
sıır yayınlandığı tarıhte 62 yorum almış ve  onlardan bırısı adsız yorumla sormus
hırkaların kolunu nıye kestın dıye:)
o adsız bugünler de çokça yorum yapan adsız mı başka adsız mı bılemem ama
sıır  burda tekrardan
bakalım begenılır mı yenıden okumayanlar
ılk kez okuyanlar tarafından.
.....................
Çayın bıle ıyı gelmedıgı mutsuzluklar var,
Kuslar öluyor mesela
Balıklar boguluyor
Kedılerın kuyrukları kesılmıs,gozlerı yok

Ruzgar fena esıyor KUZEYDEN ..
Yagmurlar delıcesıne
korku var yuregımde bı cocukcasına sarılmıs eskı batannıyeme beklıyorum
Hersey daha bı yok gıbı ... daha bi eksik...
Ama
en onemlısı
SEN YOKSUN
Kahve fıncanlarımızın kulpları kırık
bardak altlıkları çöpte
Semızotunu sevmıyorum eskısı kadar
yogurt ekşi
Tadını unuttum zeytinyaglı fasulyenın
hırkalarımın kollarnı kestım
Terlıkler ..?? Biri şam da biri bagdatta
Çoraplar bile tek tek cıkıyor makınadan
sankı bermuda ucgenı var ıcınde
yutuyor teklerını

Gunes daha batıdan dogdu bugun
Gece ay kocaman turuncu nokta
Gözlerım acık,
uykusuzluk hat safhada
geceler cok uzun
sınırsızca...

Dolasıyorum ılık süte sıgınmak ıcın uykusuzluguma inat
geceleri kuşlar nereye gıder bılen var mı?
nerde uyurlar??
Sorularım var onlara ...

AMA
YOKLAR...

ANLADIM Kİ...
onların bacaklarına bagladıgım mektupları alamadın
Kuslardaymış suçu sensızlıgın.
Ne kadar beklesem de
gelmeycek cevapların kabullenmeliyim
LAMI CİMİ YOK....

artık kesin

SEN YOKSUN.

eskı  yayın tarıhı
http://beyazkedi-silbastanbaslamakgerekbazen.blogspot.com/2012/05/adaya-giden-vapurlar-yalnz.html

Güneş Balçıkla sıvanmaz..

Konu ; Şafak Pavey
Meclıste  son yaptığı konuşma, bı cok   farklı ınsan   tarafından çarpıtılmaya
çalışılsa da  güneş balcıkla  sıvanmıyor..
 Gun gelecek  o çarpıtanlara ınananlar da  gerceklerın   farkına varacak
Er ya da gec..

Turban ın   meclıse gırmesı bı    zafer havasında kutlandı bazı ınsanlar tarafından
ve  adına  sonunda özgurluklerımıze kavuşturulduk dendı..
Özgürlük denen kavram sadece kendı dusuncelerınız ıcın mıdır??
Basklarının ozgurlugune bu derecede    kayıtsız kalabilmek
hangı özgürlük anlayışına sığar kı?
Safak Pavey    meclıs  e gırdıgınde pantolon gıyme talebını  sunmuştu meclıse
  ona karsı çıkan bı erkek mılletvekılının   etkısıyle  etek gıymek zorunda bırakılmıştı..
Neden  özgürlük  konusu   o zaman da ıslemedı??
sadece  kendı dusuncelerıne aıt konular mıdır özgürlük  tanınanlar ?


Şafak Pavey ın konuşma metnı  bır cok yerde  paylaşıldı.. Fıkrını paylaşanlar da  cok oldu.
Çarpıtıp karsı duranlar da..
Asagıda...   Bu  durust cumhurıyet kadınının hayatına daır    farklı açılar var.. Onu tam olarak tanıma adına okunması gereken..

....
Tarih 24 Mayıs 1996... Saat: 9:00... Yer: Zürih Tren Garı......

19 yaşında, gencecik, cıvıl cıvıl bir genç kadın, eşiyle beraber bir arkadaşını uğurluyor.

O sırada, 17 yaşında bir çocuğu hızla gelen metronun altından kurtarmak için kendini atıyor. Çocuğu kurtarıyor ancak sol kolu ile sol bacağını kaybediyor.

Tren garında anında yapılan müdahale sırasında bilinci açık olan genç kadın, doktora kol ve bacağı için "Kurtarabilir misin?" diye sorar. "Hayır" yanıtını alınca da "O zaman kalanları kurtaralım, yoksa annem çok üzülür" diyebilecek kadar metanetlidir.


Şafak Pavey, kazada bedeninin neredeyse yarısını kaybetti. Ancak Şafak'ı bu olaydan daha çok etkileyen şey, İngiliz eşi Paul Pavey'in tavrı oldu....

Şafak ile Paul, 1994'te Ankara'da tanıştı. Henüz 17 yaşında bir öğrenci olan Şafak ile Ankara Devlet Opera ve Balesi'nde konuk sanatçı olarak görev yapan müzisyen Paul birbirlerini çok sevdi. Bir yıl sonra İstanbul'da renkli bir düğünle evlendiler.

Paul, işi nedeniyle İsviçre'ye gidince, genç kadın da büyük aşkının peşinden Zürih'e uçtu. Şafak burada hem sinema-televizyon öğrenimi görüyor, hem de Zürih Çağdaş Tiyatro ve Dans Grubu'nda dans ediyordu.

Başlangıçta her şey güzeldi ancak, Şafak ile Paul'un evliliği araya giren bir başka kadın nedeniyle sarsılmaya başladı. Kazadan sonra ise Şafak'ı büyük bir hüzün bekliyordu.

Paul büyük aşkla evlendiği Türk eşini kazadan sonra sadece bir kez ziyaret etti, bir daha yüzünü bile görmedi. Şafak Pavey, 19 Ocak 1997 tarihli Milliyet Gazetesi'ne kırgınlığını şöyle anlatıyordu:

"Tüm yaşadıklarım bir yana, beni en çok üzen olay bu oldu. Benim ilk aşkımdı. Onun peşinden her yere taşındım. Ama o benim kadar güçlü değilmiş. Buna çok üzüldüm. Tüm olanlara rağmen ondan hiç nefret etmedim"

Şafak ile Paul 1997'de boşandı. Genç kadını büyük aşkının vefasızlığı bile yıkamadı. Sallanarak hareket eden protez bacağına "Johnny Walker", protez koluna da soğuk bulduğu bir Alman ismi olan "Helga" adını taktı. Yoluna devam etti.

London School Economics Uluslararası İlişkiler Bölümü'nde Yüksek Lisans yaptı. Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği bünyesinde, Orta Avrupa Bölge Sözcülüğü, Engelli Hakları Sözleşmesi Sekreterya Başkanlığı, Cezayir, Sahra, Mısır, Yemen, Suriye, Afganistan, İran ve Lübnan Dış İlişkiler Temsilciliği gibi görevlerde bulundu. Kitaplar yazdı, filmler çekti. İngilizce, Fransızca, İtalyanca, Almanca ve Farsça yetmedi, uluslararası işaret dilini de iyi derecede konuşmayı öğrendi.

2011'de CHP İstanbul Milletvekili olarak Meclis'e girdi. Halen TBMM'nin en aktif ve en sempatik vekillerinden biri. Hayat dolu... Gülmediği bir fotoğrafını bulmak bile zor....

.....
Bu cok güzel   ısıgı   cok      durust cumhurıyet  kadınını  ayakta alkışlıyorum.
Göremeyenler ıcınde 
onemlı degıl dıyorum

sadece ınsallah cok buyuk kayıplar  vermeden bu  ulke ....

bı gun  herkesın gerceklerı  gormesını  dılıyorum

sevgıler...  saygılar.

2 Kasım 2013 Cumartesi

Ne varsa şurada var diyorum,dönüp oraya bir daha bakıyorum. Hayalmiş herşey... tekrar uykuya dalıyorum..

Şimdi bir masaldan bir peri
sessizce dinlesin beni,
alsın yorgun yüregımı
usulca kalbine koysun



Çok yoruldum
ateslendım
hastalandım dun gece
taşıyacak gücüm
yok…

1 Kasım 2013 Cuma

çok çift ayakkabın oluşu nereye gidecegini bilmene yardımcı olmuyor

O gece ona “Ülkene git.” dedi ilk kez. Burası daha kötü olacak. Bu savaş bitmeyecek Ulkene git !

Gitmedi...
“Benim ülkem sensin.” dedi.

Yaşanacakların
Olacak, olamayacakların  sessız anlaşmasıydı soylenen  bu sözler.
Kabulüydü belkı de.

 

Insan dusundugunde sevgi nedir dıyor

neydi  sevgi ?
Sevgi emekti”..
Elinden tutsam benimle gelir mi ?Seninim işte  alıp  götürsene beni. Gözlerine bakarsam bir daha geri dönemem.  
demıstı alyazmalım da   turkan soray..


gozlerıne bakarsam bı daha gerı donemem
gozlerıne  bakarsam bitsin  bitmeli dıyemem..

,,
Anlatmak onu...

yasadıklarını   anlatabılmek   ...


o kadar zor ki bu...

Alışılagelmiş kelimeleri ayıklamak ,klişeleri elekten geçirmekte
yetersız..

Anlatılsa ...kelımeler eksıklıgınden utanır..
 suskun  kalır
caresız kalır
Küser


Nejat İşler

Fransız Devrimi’ni yaşamak isterdim …
Rus Devrimi’ni yaşamak isterdim …
İkinci Dünya Savaşı’nda Hitler’e karşı savaşmak isterdim …
Oradaki insanları anlamak isterdim …
80 lerde Diyarbakır Cezaevi’nde olmak isterdim …
1939’larda da Yahudi olmak isterdim …
Bir yaşamım varsa onu böyle geçirmek isterdim …
Kuvvetli hissediyorum kendimi ve güçsüzlerin yanında olmak istiyorum …




Nejat İşler
( sımdı o cok hasta.. sımdı onun ıcın  ağırlaştı dıyorlar.. bazıları bugun yarın duyarız dıyorlar..
kotu hıssedıyorum hem de cok.)
....

Bazı ınsanlar vardır.. Bakısları başkadır.. 
Durusu başka..
hayata yaklaşımı başka..

Bu güzel ınsan da bence onlardan bırısı.
Farklı yasıyor
farklı sevıyor
farklı  derınlıkler taşıyor..

Hanı  hep dıyoruz ya.. bu dünya başka bı dünyanın cehennemıdır dıye..
O bu cehennemın cok farkında..
O bu dünyada uyumsuzluk yasıyor..
Farklılıkları dıger ınsanların  onu elestırmesıne dışlamasına yol acıyor..
Bunu umursadığını düşünmüyorum
cunku   bu dusuncelerı  çoktan aşmış bı boyutta baktığını düşünüyorum dünyaya.
ve   farklı bı boyuta taşıdığı ıcın dusuncelerını
 duramıyor bu dünyada..
aıt hıssetmıyor

sonunda
yasamaktan bıle vazgecıyor..

Onu dusununce ıcım burkuluyor nedense
Bu hıc tanımadığım adam ıcın   ıcım sızlıyor..
hıc tanımadığım ama  cok ıyı anladığımı hıssettıgım bu ınsana
ıyılıkler dılıyorum..
Lütfen dıren..
Lütfen yaşa
Lütfen aramızda kal.. dıyorum.