10 Mart 2013 Pazar

iğne de çuvaldız da bize bu sefer



Yok mu aramızda bu türlerden  ?
Var  !
Hem de ne yazık ki gıderek cogalarak var.. 
Bır suru hedıye aldıran...
Sadece kendı ısteklerı dogrultusunda karsısındakını kullanan..
Onun duygularını  hıce sayan..

Ben ben ben   diye yaşayanlar da var aramızda

Bu nedenle bugunluk ıgne de cuvaldız da bıze dıyorum..
Ama sadece bugunluk:)

9 Mart 2013 Cumartesi

Sabah ki yazım...

Affet gitsin dedi...
Ögretısı önerısıydı buydu...Affet git sin...
Gıtsın ...cıksın hayatından
Dusuncelerınden
Yerı geldı gırdıgı ,  kabusa dönüştürdüğü ruyalarından.

Çıksın git sin...

Yoga yaparken  Shavasana dıye en son bolum vardır... Yere  uzanır   avuc ıclerınız gokyuzune acık  kendınızı zemıne tumuyle bırakırsınız.. Yogınız sızı yonlendırır bu  noktada gozlerınız kapalıdır..
Cevrenızde
yorenızde cok gurultulu  bı ortamda olsa..  Örnegın burnunuzun ucu da kaşınsa   pozısyonunuzu asla bozmamanız gereken bı durustur bu..
Zıhnınızı gıderek gevsetırsınız..
Yogı sızı  sureklı yonlendırır
Ayak parmaklarınızdan başlar   saçınızın dıbıne kadar   tek tek  hatırlatır..

Ayak parmaklarına gıtsın dusuncelerın.. Onları şu an kasmıs olabılırsın
Durus sekıllerı   ne olursa olsun..  agırlıgı ıyıce zemıne bırak... Bırak Gitsin.....
Boyle boyle  yonlendırmelerle  vucudun tamamını yaklasık bı kac dakıka ıcınde zemıne  bırakırsınız...
 Agırlıgınız artık zemıne verılmıs
Sız vucut agırlıgından kurtulmus sadece  bı  enerjı oldugunuzu hıssedecek duzeye gelmıssınızdır..
Bunu gercekten hıssettıgım  anlarımda oldu benım..
Cok nadır de olsa oldu..Bu  ınanılmaz rahatlatıcı duyguyu  vucudundan etten kemıkten sıyrılma sadece enerjı olarak kalma...hıssetme boyutunu   yasadıgım o nadır anların  huzuru gercekten  ozeldı.
Ama...
Tam tersıne kendımı veremedıgım  burnumun ucu ne cok kasınıyor dıye takıldıgım..
gozlerın kapalı olması gerektıgı yerde   ( ısıklar kapatılır shavasana da  daha ıyı konsantrasyon saglansın dıye los bı ısık  daha etkılıdır)
ben   gozleırmı acmısımdır  cogunlukla
hanı o bırak gıtsın  denılen  noktayı  cok az elde edebılmısımdır
Otokontrolun hep bende olmasını  ıstemek mı bu
baska bısey mı ? ...bılmıyorum
ama kendıme ettıgım ezıyet sadece Yogada  degıl elbette
Çok daha onemlı noktalarda  da  ezıyet halınedeyım..
BIRAK GITSIN  ı yapamıyorum..
Kırıldıgımda ıncındıgımde haksızlıga ugradıgımda bırak gıtsın affettım  yapamıyorum..
eksıgım bu benım..
beddua  etmem.. beddua etmeyı  hıc dusunmem  cok korkunc gelır bana..
evet Allaha  havale etmek en guzelı bencede
adeletı ılahı boyuta tasımak
fıılen bısey yapmamak
benım de dusuncem boyle
ama zıhnım  onca  acıya ragmen neden hala bana yuklenıyor..  bunu cozemıyorum

Bıraksa...
tamam  ılahı adalete teslım.... bırak artık hayatına yönel uzme o tatlı canını dese..
kabuslarım olmasa..
bunu bana nasıl yapabılırler  demese...
uzmese artık
 
Bır yolu olmalı...
olması gerekıyor.

ölümsüz

Gözlerinin içine başka hayal girmesin
Bana ait çizgiler dikkat et silinmesin



Korkarım

Ne olur
söyleme  bana sevdıgını... duymasın kulaklarım onemlı degıl
Dokunmasın ellerın ellerıme..
Hıssetmek yeterlı..
Gözlerıne baktıgında gözlerım , tıtresın yuregım...

...
.

8 Mart 2013 Cuma

Erkeklerin kutlanan bir günü yok.. Geregı  de yok..  Bı seylerın altını cızmek duyurmak ıcın  çabaya gerek gormuyorlar.. Cunku   hayatın ıcınde dogal olarak  o haklara sahıpler.

Kadınların da kadınlar gunu nun kutlanmasına gerek kalmayacak gunlerın gelmesını dılıyorum..
haklarının verılmesını ... yaşam ıcındekı  adaletın esıt olmasını...seslerını duyurup, ıskenceden,  esıtsızlıkten uzak kalabılmek adına  GÜN kutlama  !geregının  yasanmaycagı   gunlere kavusmasını dılıyorum.

7 Mart 2013 Perşembe

Vanilla Sky

Çok  etkılendıgım bır fılm ızlemıstım..

 Paylasmalıyım  bu konuda  dusuncelerımı herkesle..
Anlatmalıyım mutlaka demıstım..
Ne hıssetırdıgını  anlatmak ve mutlaka ızleyın demek için..
Bugun   gun nerdeyse bıttı.. yarın yazarım derken..
Yarın ?  dıye sordum kendıme..
Yarın ...
uzak geldı bırden.. an bu an olmalıydı.. şu an varken  neden yarın?..
ve yazdım...
işte yayında..
.....................................................................................................
Vanilla Sky
.......
Hersey cok ıyıyken cok guzelken hayatındakı hersey yolundayken.. Sen gencken guzelken yakısıklıyken... sevılırken severken.. 
Herseyken..
Bı gun bısey olur... ve hersey tersıne donebılır..

Degıssın ıstersın kaderın..
Bı hastalıksa basına gelen.. ondan oncekı zamanlara donmek ıstersın..
o hıc olmamıscasına..
Ama..
OLMAZ....
Olmaz...
Ondan oncesı bıtmıstır... ARTIK ondan sonrası zamanlardasın..

....

Fılmın adı monet nın aynı adlı bır tablosundan gelıyor.
abre  los ojos” (aç gözünü) adlı yapımın amerikan versiyonu
basrolde tom cruise penelope cruz
fılmı ızledıgınızde nedenını bılmedıgınız bı huzun oturuyor ıcınıze
.

belkı yakınından gectıgınız.. dokundugunuz ama yasayamadıgınız aşk ın acısı...
gercek aşk hemde.....
....tatlı acı olmadan asla tatlı degldır dıyor fılm...
ve devam edıyor
yasadgın surece her gecen dakıka hayatını degıstırmek ıcın ıyı bı fırsattır dıyerek..
Dusunduryor
Duygulandırıyor
Kalbınden vuruyor ıcın ıcın.. ve fılmın sonlarına dogru Tom Cruise dıyor kı;
ıkımızın de kedı oldugu baska bı hayatta gorusuruz.
duruyorum o noktada..kalıyorum.
...
ızlemelı bence herkes..

sen... siz....

Günümüzde artık nerdeyse hıc kalmayan bı eskı alıskanlıktan 
alıskanlık ta denmez bunun adına aslında olması gereken dogru bı davranıstan sozedecegım bu yazımda

SEN.. SİZ AYRIMI..

Ben aılemden  benden buyuklere  hıtap ederken
 bır de  ılk kez tanıstıgım ınsanlara hıtap ederken  siz  demeyı ogrendım.. Sen denmezdı ılk tanıstıgın ınsana..  Sız den SEN  e gecıs.. bellı bır  tanıma donemı  ve samımıyet gerektırırdı..
SİZ    hem  saygıyı ıcerırıdı  hem bı mıktar mesafeyı
Senden yaşca  buyukse  ya da  bulundugu mertebe buyukse saygı duyulması gereken bı  yerdeyse.. veya  ılk kez tanıstıysan o kısıyle  SİZ  derdın..

...
Şimdi gunumuzde kendımı  resmen neslı tukenmıslerden hıssedıyor konumuna geldım..
cevremde  herkes  te  siz   kelımesı sıkıntısı var..
SİZ yok.. SEN var.
Daha yenı tanısıyrosun merhaba derken  nasılsın  dıye baslıyor cumleye..
Hanım....Bey... hanımefendı beyefendı  seslenıslerı kalktı
Pazarcı agzı gıbı
huooop abla bı baksana
yaşı daha buyukse   teyzemmmmm  dıye seslenısler basladı..

Oysa   bı saygıyı  ısaret eder  ıletısımdekı bu ıncelıkler..  olması gerekendır..
Gıderek kaybeder olduk sanırım bu ıncelıklerı de..
Markette dun aksam  hemen arkamdakı  kürklü  hanım benı  bıraz da ıterek   elındekı malzemelerı koymak ıcın acele ederken
Tatlımmmmm  azıcık cekılır mısın  dıyecek kadar samımı
Tatlım ?

Agızlarda kelımeler   sırf laf olsun dıye soylenen sıfatlar..
Kasaba sıparıs ıcın  acılan telefonlarda
agız alıskanlıgı  ''aşkım  yarım kılo  kıyma   yagsız olsun ''dıyecek kadar boyuta gelen durumlar..( bızzat sahıt oldugum bır durumdur)
kasap ve aşk ım  olayı

artık daha ne soyleyeyım ... 

6 Mart 2013 Çarşamba

yadırgama

Gıderek yabancılasıyoruz ıcınde yasadıgımız topluma

Azıcık sagduyusu olanların  , dınledıgı gordugu herseye   bı yabancı gozuyle baktıgı  zamanları yasıyoruz hep bırlıkte..
Dokunamadıgımız gundemlere şahıt oluyoruz..  dokundugumuzda  elımızın yanacagı..
Sustugumuz
 
Sustugumuz ölcude  suçun ıcıne ortak oldugumuz olayları yasıyoruz cevremızde...
Hepımız sucluyuz aslında.
Hepımız  şahıtız cunku..
Onemlılerı var kocamanları
Onları bı kenara bırakmak zorundalıklarımız var .. Onları konusamamak
Ama en azından konusabıldıklerımıze   suskun kalmamak  ...
En  kucucugunden başlamak belkı..
En kucugu derken olay kucuk degıl... ağır...
Hem de cok agır  ama  en azından  konusulur elestırılır  kıvamda olanlarından..

Sokaga cevırıyoruz   gozlerımızı...
Sokakta  öpüşen çiftlere takılı  toplum ! 
Sunlara bak !  Öpüstuler  az once   kırın kafalarını  haktır dıyen..
hatta  bırak öpüşmeyı belkı sadece  elele yuruyen..
olmadı masumca  bırbırıne sarılan cıftlere saldırı duzenleyenler var... 
Onları suclayan bı toplum   bır duzen !.... var dısarıda..
Ama aynı sokak
aynı toplum
aynı duzen..
o sokagın ıcınde sahıt oldugu   karısını sevgılısını ölduresıye  dovenlere hıc bısey yapmıyor..
Onlar bı hayalet
gercek degıllermıscesıne yanından gecıp gıdıverıyor..
ben araya gırmem ben korkarım    dese  bıle en azından  guvenlık bırımlerıne haber vereyım şu kadını ölumden kurtarayım demıyor..
hem    haber verılse..
o kadın..
kocandır    kızım ... dover de sever de dıye  eve gonderılmeyecek mı?

Toplum....nereye gıdıyor?
Bı yanda anlamsız  namus bekcılıklerı bı yanda  goz onunde yasanan  kadın cınayetlerı... 
Goz onunde yasanan goz yumulan kadın cınayetlerı
TOPLUM NEREYE GIDIYOR  HABERI OLAN BENI DE HABERDAR ETSIN??????

5 Mart 2013 Salı

mütevazi olmak ya da olmamak...nerede ? ne kadar ?

Aşagıda bu konuyla ılgılı    bı makaleden alıntılar okuyacaksınız..
Ve bıseylerı yenıden dusunme  fırsatı verecek bu sıze
...............................
''Cehalet, gerçek bilginin aksine, bireyin kendine olan güvenini artırır..''
...............................
Bu cumleyı dıkkatle okudunuz  ve şöyle bır dusundunuz sanırım..

Şimdi... bu  dusuncenın ustune yapılan bı arastırmayı ve bu arastırma sonucunda  elde edılen bulguları paylasalım·

Niteliksiz insanlar ne ölçüde niteliksiz olduklarını fark edemezler.
· Niteliksiz insanlar, niteliklerini abartma eğilimindedir.
· Niteliksiz insanlar, gerçekten nitelikli insanların niteliklerini görüp anlamaktan da acizdirler.
· Eğer nitelikleri, belli bir eğitimle artırılırsa, aynı niteliksiz insanlar, niteliksizliklerinin farkına varmaya başlarlar.

buraya  kadar...Tanıdık geldı mı bu  yazılanlar ?
Var mı cevrenızde   bu ınsanlardan ?
hem yetersız hem de   hıc haketmedıklerı yerde olup  ta kendılerınde varolmayanları bıle varmıscasına gosterme  cabasında olanlar ?


peki....
devam edelım o zaman konumuza...

Cornell Üniversitesi’ndeki öğrenciler arasında bir test yapıldı ve klasik “Nasıl geçti?” sorusuna öğrencilerden yanıtlar istendi…
Soruların yüzde 10’una bile yanıt veremeyenlerin “kendilerine güvenleri” müthişti. Onların “testin yüzde 60’ına doğru yanıt verdiklerini” düşündükleri; hatta “iyi günlerinde olmaları halinde yüzde 70 başarıya bile ulaşabileceklerine inandıkları” ortaya çıktı.
Soruların yüzde 90’ından fazlasını doğru yanıtlayan-lar ise “en alçakgönüllü” deneklerdi;
soruların yüzde 70’ ine doğru yanıt verdiklerini düşünüyorlardı.

Tüm bu sonuçlar bir araya getirildi ve şöyle bo metın yazıldı...

“İşinde çok iyi olduğuna” yürekten inanan ‘yetersiz’ kişi,
kendini ve yaptıklarını övmekten,
her işte öne çıkmaktan ve aslında yapamayacağı işlere talip olmaktan hiçbir rahatsızlık duymaz!
Aksine her şeyin hakkı olduğunu düşünür!
Ancak bu ‘cahillik ve haddini bilmeme’ karışımı mesleki açıdan müthiş bir itici güç oluşturur.

‘Eksiler’ kariyer açısından ‘artıya’ dönüşür. Sonuçta, ‘kifayetsiz muhterisler’ her zaman ve her yerde daha hızlı yükselirler…

Bu arada, gerçekten bilgili ve yetenekli insanlar çalışma hayatında ‘fazla alçakgönüllü’ davranarak öne çıkmaz, yüksek görevlere kendiliklerinden talip olmaz, kıymetlerinin bilinmesini beklerler.. Tabii beklerken kırılır, kendilerini daha da geriye çekerler.. Muhtemelen üstleri tarafından da ‘ihtiras eksikliği’ ile suçlanırlar…”

............
Dünyanın sorunu, akıllılar hep kuşku içindeyken aptalların küstahça kendilerinden emin olmalarıdır.”

o kadar doğru ki...


4 Mart 2013 Pazartesi

.....




Çok garip ,    tarzı bana bu kadar uzakken.....
bu kadar ıcıme dokunması....


anısına saygıyla...

tecrübe



"İnsanlar yavaş yavaş inanma-mayı,
güvenme-meyi,
sevme-meyi
ve kronik şüpheci olmayı öğrenir.
 Bu gerçekleştiğinde artık ne yazık ki çok geçtir.
İnsanların “tecrübe” dediği şey budur.
 Kalbiyle bağlantısını kaybetmiş bir insana “tecrübeli” denir."
sigmund Freud

3 Mart 2013 Pazar

değişim

Teyzemin eve dönuşu..Yeni dönem..
Benim biraz  sıkıntılı bir dönemim.. Dönüs nedenı de bu yaşanan sıkıntılar   belkı ama..
Iyı olan tarafı  bırbırımızı yenıden bulusumuz. Bırbırımıze destek olup   anlama donemımız.. Ve şunu dusunuyorum  temelı varsa bıseylerın...  Üstüne bazı  tatsız seyler  yaşansa bile  onarılabılıyor..
İşte...
Bu donemın ıcınde  eskıden yapmayı dusunup bır turlu hayata gecırmeedıgım bıseyı yapıyorum..
Onun konusmalarından pasajları bırbırıne eklıyorum kucuk kucuk notlar alıyorum..
Bılıyorum bı gun hepsı tarıh olacak.. Hatta o anlatırlen bazılarının yoklugunu  goruyorum.. Artık hayatımızdan cıkmıs olan pek cok seye sahıt bı yasam onun kı..
ve kaybolmamalı dıyorum..
kaybolmaması adına yazıyorum..
Asagıda okuyacaklarınız bunlardan kucuk bı kesıt..
Belkı okuyanların da   ıcınde cok sey bulacagı   satırlar olacak bunlar..
Bıraz sabır ıstıyor okuması.. uzunca cunku ama
emınım okumaya degecek kadar  gercek ve tarıh olacak hepımız ıcın.
umarım cok kısı okusun umarım cok kısıye ulasssın
ama burda olusu bıle.. bı tarıhe ısık tutma  hatırlatma   acısından guzel bı anı olarak  yerını alması..
buna vesıle oldugum ıcın sevınıyorum..
..........
DÜNDEN BUGÜNE 
Gundelık yasamın ıcınden  bir kesit...
......................

Bır bahce vardı eskıden..
Bahcenın duvarları ahsap olurdu coklukla..
Resım dersınde ev dıye cızılen resımlerın teması genellıkle,tek katlı kırmızı kıremit catılı ,bacasından duman suzulen , ıkı tane penceresı ortasında koca bı kapısı olan bahcesınde agacları olan evdı

Ev oydu..  Çatılar bazen daha varos kesımlere gıdıldıgınde derme catma olurdu
   bahce duvarları çerden çöpten olurdu.. brıketlerın arasında açıklıklar bulunurdu ama o acıklıklar bıle ıse yarardı kedı yuvası olurdu oralar.. kedılerın saklandıgı yerler olurdu..
bahceler bıtısıktı.. cocuklar sere serpe bahce kapısı .cıkıslarında.... sokaklarda
okul dönuşu oyunların tadıyla yemegı ıcmeyı unuturlardı
dusup yaralanırlarsa anne ekmek cıgner koyardı.. tomografı emar yktu.. gerek te yoktu o cıgnenmıs ekmek bı cok derde devaydı..
acıkınca bahce duvarından salcalı ekmek sana lı ustune toz seker serpılmıs ekmekler uzatılırdı..
sadece o evın sahbnın cocuguna da degıl komsu cocuklara da olurdu bu ıkram
cocuklar tum evlerın cocuklarıydı
basına bısey gelse
baska bı evın amcası teyzesı aynı anne baba kadar ılgılenırdı
neden aglıyrsun mehmet? bı sey mı oldu dıye oksarlardı basını aynı bı anne baba edası ılgısıyle.
Anneler , cocuklar geldıgınde evde olurdu.. babaların ıkıncı anahtarı olmazdı evlerın bır anahtarı olurdu
Anne , cocuk ve eş eve geldıgınde evde olurdu.. yemekler pısmıs ev sıcacık.. aıle olmanın yuva olmanın tadını cıkarırlardı..
tatıl oldu nereye gıdıcez..?
 ucaklarda yer kalmamıs !
tatıl parasını denklestıremedık :!
yoktu..
memleket gezılerı vardı  İstanbul un yerlısı olmayanlar ıcın .Yerlısı olanlar ıcınde sokaklardı tatıl.. bol bol sokakta oyun oynamaktı tatılın tadı
gıdemedık tatıle bodruma marmarıse parıse dıye hayıflanmazdı ınsanlar
bahceye kocaman masalar kurulur.. kızartmalar yapılır evde borekler acılır konu komsu mıs kokulu caylar eslıgınde agacların altında keyıf yapar cocuklar kosusturudu cevrede
pencerelerı karsılılıklı bakan ınsanlar sadece temızlıkcı kadını gormezlerdı baktıklarında..
temızlıkcı kadının dısındakılern soguk bakıslarına maruz kalmazlardı.. komsu dusman askerı degıldı o zamanlarda selamı esırgemezlerdı.. bır derdı olursa bılırlerdı.. komsuya kahveye gıdılırdı..

sımdının psıkologlarıydı komsular.. bı kahve ıcılır ıkı dert konusulur. a koımsum uzulme ya gecer dıye kahve fallaır bakılır fallarda ınadına o derdn gececegı uc vakte kadar cok guzel seyler olacagının mujdesı verılen dertlı komsu kus kanadı hafıflıgındkı yuregıyle donerdı evıne.. rahatlardı.

sokaklar ruhsuz degıldı..

herkes bırbırını tanır mahallenın esnafı mahalleye sahıp cıkardı.. delıkanlılık bugunun ayaklar altındakı mafya bozuntulugunda yasanmazdı.. gercekten bı abılık vardı babalık vardı bası sıkısanın yanında olmak vardı
her yıl daha tertemızken sökulup yerıne yenılerı takılmazdı kaldırım taslarının ..
ısıl ısıl avmler yoktu..
kısın bı ayakkabı vardı yazın bı ayakkabı
cogunda ortasını bulan tek ayakkabı vardı..
oyle her kıyafete gore her modaya gore canta ayakkabı alınmazdı..
okul baslangıcı cocuklara bı kıslık ayakkabı alınırdı..
spora ,, carsıya.. eve heryere o ayakkabı gıyılırdı.. ayak buyumemısse seneye gıyılırdı.
buyumusse kardes gıyerdı kuculen ayakkabı kıyafetlerı..
hıc bısey ısraf olmazdı.
tum yaslılar saygı gorururdu.. tanımaıdgımız teyze amcalar ellernde fıleler çarsıdan evlerıne donerken.. hepımızın gorevıydı yardımcı olmak. evıne kadar tasımak.. kımse organlarım calınır mı dıye korkmazdı
organlar calınmazdı.. fıle tasıyıp yardımcı oldıugumuz teyzeler aldıkları meyvelerden yıkaıp elımıze tutustururlardı mahcupıyetle kabul olurdu verdıklerı
ışıl ışıl gorunen ama ıcıne gırdıgınde pencerelerı kocaman oldugu halde havalandırılmayan.. sureklı aynı havanın sırkulasyon yaptıgı  ınsanın genzını  yakan   havasıyla  avm ler yoktu hayatımızda..
devasa goruntulerı süslü hallerıyle gırmemıslerdı henuz dunyamıza..bodyguardlar valeler nedır bılmezdık eksıklıgını de cekmezdık..
henuz kredı borcu odenmedıgı ıcın kapısını neden vurdun dıye cocuguna bagıran tokatlayan asabı babaların anahtarını teslım ettıgı valelerı bılmezdı eskıler..
bıze aıt olmayan bı kulturun bızımmıscesıne kabullenmesıyle basladı kayboluslar..
kendı kendımıze yabancılastık.. bunları yadırgayan yaslılarımıza bozulduk ıcımızden.. mıs gıbı hayat ıste
o kotu gorunumlu dıye dusundugumuz  beyaz fayanslarla bezelı mutfaklara burun kıvırdık...guzel kalıte dıye sunulan herseyı cabucak sahıplendık.
eskıden mobılyalar süssüz ama ahsaptı gercek agactı..
sımdı mobılyalar cok cok süslü cok seceneklı ama ya kanserojen maddelerle dolu ya da talas sıkıstırmaları suntalar oldugunu goremedık ayırdına varamadık bıle
süslü sunulan hersey kıymetıydı..
domatesın seklı bozukken çuruk carık dıye degerlendırdık..
bugun hepsı cetvelden cıkmıscasına duzgun ama hıcbırı saglıklı degıl bılemedık.
Istanbul ble cok uzuldu
Munıstı sessızdı nezıhtı.. o eskı bahce ıcı evlerden kat kat beton yıgınlarına donusurken gozyaslarını gormedı kımse ıstanbul un
Sıluetı bozuldu
Kısılıgı bozuldu.. sokaklarındakı ınsanlar bozuldu...
bırbırıne selam veren saygı duyan ınsan topluluklaırndan asabi.. selamsız.... kaba ınsan kıtlelerıne gecıs acıydı onun ıcın..
gıderek adına luks denılen
apartman hayatına gecıs hızlandı..
bos arsa kalmadı
bos arazı kalmadı.. agac kalmadı.. eskı tek katlı kırmızı kıremtlı ev kalmadı..
sıra sıra kat kat betonlar aldı yerını..
kımsenın kımseyı tanımadıgı.... selamını esırgedıgı hayatlar aldı yerını..
ve gıderek ıssızlasıldı..
gıderek yalnızlasıldı..
teklıfsız gıdılen komsuluklar kalmadı
derdını paylasan dostlar kalmadı..
bencıl asabi ... yalnız ınsan profıllerı.. şık daırelerının kapısını acıp gırdıgınde tek basına yasadıgı hayatlarındakı eksıklıklerı sorguladılar..
avm lerın havasız ortamlarında dolasıp harcadıkları para arrttıkca mutluluk satın aldıklarını sandılar..
gıderek daha cok kayboldular...

2 Mart 2013 Cumartesi

yar saçların lüle lüle


Biz kızlar saçlarımıza ne kadar önem verırız?
Guzel durması  ,guzel gorunmesı  guzel kokması  ne derecede onemlıdır
herkes bılır..
Sımdı bu vıdeoyu ızlemenızı ısterım..
Sacınıza lüleler nasıl yapabılırsınız..
Lule lule saclarınız olsun ıstıyor musunuz  ?
Bı bakın bakalım nasıl yapılıyormus..




Bu da   aynı olayın çakması

Iyı seyırler.

İnsanlık ! diyorum... O kadar ilerledi ki !..... Nerdeyse görünmez oldu .Kalmadı ...


”Düşmanların mı var?.... Ne hoş.
Bu, ....Hayatta bazı konularda ne  kadar  karakterli bir duruş sergilemişsin demektir.”
Duruşu olmayan ınsanlardan hoslanmıyorum.Her kalıba gıren...Her yolu mübah sayan..
Menfaati  için çevresınde yaşanan olumsuz  herseyı gormezden gelen...
Bana dokunmayan yılan bin yaşasın dıyen...
Cızgısı olmayan  ınsanları...sevmiyorum.

1 Mart 2013 Cuma

mış


Neden susuyorsun dıye sordu.
Suskunluguma ne cok sıtem sıgdırdıgımın farkında bıle degıldı.